yenilik - Türkçe İngilizce Sözlük

yenilik

"yenilik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
yenilik innovation i.
He monitors new innovations in machine learning.
Makine öğrenimi alanındaki yenilikleri izliyor.

More Sentences
yenilik novelty i.
She soon discovered the novelty of married life was only temporary.
Çok geçmeden evlilik yaşantısının yeniliğinin geçici olduğunu keşfetti.

More Sentences
Genel
yenilik novelty i.
She soon discovered the novelty of married life was only temporary.
Çok geçmeden evlilik yaşantısının yeniliğinin geçici olduğunu keşfetti.

More Sentences
yenilik newness i.
There is actually a lot of newness.
Aslında pek çok yenilik var.

More Sentences
yenilik innovation i.
He monitors new innovations in machine learning.
Makine öğrenimi alanındaki yenilikleri izliyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
yenilik novelty i.
She soon discovered the novelty of married life was only temporary.
Çok geçmeden evlilik yaşantısının yeniliğinin geçici olduğunu keşfetti.

More Sentences
Teknik
yenilik innovation i.
He monitors new innovations in machine learning.
Makine öğrenimi alanındaki yenilikleri izliyor.

More Sentences
Telekom
yenilik innovation i.
He monitors new innovations in machine learning.
Makine öğrenimi alanındaki yenilikleri izliyor.

More Sentences
Dilbilim
yenilik innovation i.
He monitors new innovations in machine learning.
Makine öğrenimi alanındaki yenilikleri izliyor.

More Sentences
Genel
yenilik improvement i.
yenilik modernity i.
yenilik freshness i.
yenilik reform i.
yenilik inexperience i.
yenilik brand newness i.
yenilik departure i.
yenilik renewal i.
yenilik neology i.
yenilik recency i.
yenilik change i.
yenilik rawness i.
yenilik breakthrough i.
yenilik introduction i.
yenilik novation [obsolete] i.
yenilik novelry [obsolete] i.
yenilik novity i.
yenilik wrinkle i.
yenilik fangle i.
yenilik fangleness [obsolete] i.
yenilik introduction i.
yenilik originality i.

"yenilik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 101 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
eğitimde yenilik educational change i.
yenilik getirme innovation i.
yenilik yaratan avant garde i.
yenilik bilgi merkezi innovation relay centers i.
yenilik yönetimi innovation management i.
yenilik yapan kimse innovator i.
örgütsel yenilik organizational innovation i.
ilahiyatta veya dini düşünüşte yenilik neologism i.
ilahiyatta veya dini düşünüşte yenilik neology i.
yenilik düşkünlüğü newfangleness i.
yenilik düşkünlüğü newfangledness i.
ekolojik yenilik eco-innovation i.
eko-yenilik eco-innovation i.
teknolojik yenilik technological innovation i.
büyük bir teknolojik yenilik technological breakthrough i.
öğrenme ve yenilik becerileri learning and innovation skills i.
yenilik getiren kimse avant gardist i.
yenilik duygusu sense of novelty i.
yenilik taraftarı kimse reformado [obsolete] i.
yenilik hareketi reform movement i.
yenilik destekçisi innovationist i.
yenilik yapan kimse original i.
yenilik çıkarmak innovate f.
yenilik yapmak make a change f.
yenilik yapmak innovate f.
yenilik yapmak make innovation f.
yenilik getirmek innovate f.
yenilik kazandırmak bring innovation to f.
yenilik getirmek bring innovation to f.
yenilik katmak bring innovation to f.
yenilik alanında fark atmak out-innovate f.
yenilik ve gelişim iddiasında olmak reformalize f.
yenilik getirmeyen canned s.
yenilik yapan innovatory s.
yenilik getiren renovative s.
yenilik getiren reformist s.
yenilik ve özgünlük arayışında olan kimse neoterist s.
alanında köklü yenilik yapan/öncü (kültür-sanat, edebiyat, siyaset gibi alanlarda) avant-garde s.
köklü yenilik getiren revolutionary s.
yenilik için istekli bir şekilde newfangly zf.
yenilik sunarak fancifully zf.
İfadeler
sadece yenilik oldun diye just for the novelty of it expr.
Deyim
oh dedirten yenilik a breath of fresh air i.
göreve yeni atanmış ve yenilik yapmaya meraklı yönetici a new broom i.
oh dedirten yenilik breath of fresh air i.
yenilik getirmek break new ground f.
yenilik getirmek put a new face on f.
yenilik katmak bring novelty f.
yenilik getirmek introduce something into something f.
yenilik getirmek bring novelty f.
yenilik katmak introduce something into something f.
yenilik getirmek break fresh/new ground f.
oh dedirten bir yenilik (gibi) (like) a breath of fresh air expr.
Ticaret/Ekonomi
az gelişmiş yenilik backward invention i.
dışa dönük yenilik forward invention i.
büyük yenilik major innovation i.
yenilik ve deneyimleri öğretme training i.
belli bir yenilik veya buluş dolayısıyla aynı emek miktarının kullanılmasıyla daha yüksek bir üretim elde edilmesi labor saving technological progress i.
yenilik ve teknoloji transferi programı innovation and technology transfer i.
ikinci derecede yenilik minor innovation i.
finansal yenilik financial innovation i.
yenilik oluşturma süreci demand saturation i.
yenilik oluşturma süreci stage-gate process i.
yatırım malına bağlı olmayan teknolojik yenilik disembodied technological change i.
ezber bozan yenilik paradigm-shifting innovation i.
yenilik fonu innovation fund i.
Hukuk
yenilik kıymeti new value i.
yenilik doğuran hak formative right i.
kiracının kiralananda yenilik ve değişiklik yapmasına ilişkin kontrat improving lease [scotland] i.
Siyasal
özel amaçlı yenilik projeleri specific targeted innovation projects i.
yenilik aktarım merkezleri innovation relay centres i.
araştırma ve yenilik politikalarının geliştirilmesi development of research and innovation policy i.
girişimcilik ve yenilik programı komitesi (giyep yönetim komitesi) committee for the entrepreneurship and innovation programme (eip management committee) i.
teknoloji ve yenilik politikaları çalışma grubu working group on innovation and technology policy i.
islam dünyası yenilik atlası atlas of islamic world innovation i.
ulusal yenilik sistemi national innovation system i.
iit bilim, teknoloji ve yenilik örgütü oic the science, technology and innovation organization i.
yeşil yenilik green innovation i.
Kurum/Kuruluş
iş ve yenilik merkezi business and innovation center i.
avrupa iş ve yenilik geliştirme ağı european business and innovation centre network i.
teknoloji ve yenilik destek programları başkanlığı (teydeb) technology and innovation funding programs directorate i.
yenilik ve eğitim teknolojileri genel müdürlüğü (yeğitek) directorate general for innovation and education i.
yenilik ve eğitim teknolojileri genel müdürlüğü directorate general for innovation and education technologies i.
Teknik
yenilik benimseme eğrisi adoption curve i.
yenilik getirmek innovate f.
Bilgisayar
sıklık ve yenilik frecency i.
Mobilya
1970'lerde amerika'da yayılıp yenilik ve ergonomik verimliliği destekleyen uluslararası bir fonksiyonel mobilya tasarımı high-tech i.
Denizcilik
balıkçılıkta yenilik ve iyileştirme kavramı marinovation concept i.
Psikoloji
görsel yenilik tercihi visual novelty preference i.
yenilik korkusu misoneism i.
yenilik korkusu cainophobia i.
yenilik korkusu cainotophobia i.
yenilik arayışı novelty seeking i.
yenilik arayışı neophilia i.
yenilik korkusu cainophobia i.
yenilik sevdası neophilia i.
yenilik çılgınlığı kainomania i.
yenilik yanılgısı recency bias i.
Tarım
yenilik, kalkınma ve büyüme için biyoteknoloji araştırmaları biotechnology research for innovation, development and growth in europe i.
Dilbilim
dil öğretiminde yenilik yönlendirme innovation management in language teaching i.
dilde yenilik veya özgünlük neoterism i.