burundan - Türkçe İngilizce Sözlük

burundan

"burundan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
burundan nasal s.
burundan nasally zf.

"burundan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
burundan uyuşturucu çeken kimse sniffer i.
burundan çekme puffing i.
burundan çekme snorting i.
burundan çekme huffing i.
burundan konuşma nasal speech i.
ağız veya burundan nefes vererek oluşturulan sesler egressive i.
bazı kedilerde iki farklı rengin burundan aşağıya doğru bir çizgide buluştuğu desen blaze i.
ayakkabı üzerindeki burundan başlayıp yanlardan arkaya doğru uzanan delikli kısımlar wing tip i.
ayakkabı üzerindeki burundan başlayıp yanlardan arkaya doğru uzanan delikli kısımlar wingtip i.
bazı bölgesel lehçelerde olan abartılı burundan konuşma durumu snuffle i.
burundan nefes almak breathe through the nose f.
burundan nefes almak breathe in through the nose f.
burundan çekmek inhaust f.
burundan püskürtmek snort f.
(toz uyuşturucuyu) burundan almak snort f.
burundan uyuşturucu çekmek snort f.
gürültülü ve şiddetli biçimde burundan solumak snuff f.
burundan solumak snort f.
burundan konuşan twangy s.
genizden veya burundan gelen nasal s.
burundan çekilebilen sniffable s.
burundan çeken sniffly s.
burundan soluma veya çekme içeren snorty s.
burundan solumaya veya çekmeye özgü snorty s.
Deyim
burundan toz uyuşturucu çekmek take (something) through the nose f.
burundan (bir şey) almak/çekmek take (something) through the nose f.
Demiryolu
burundan süspansiyonlu motor nose suspended motor i.
Havacılık
burundan yükleyici araç nose loading device i.
Medikal
burundan kaynaklanan tümörler nose tumors i.
ağız veya burundan soluk borusuna yerleştirilerek hava yolunun açık tutulmasını sağlayan katater endotracheal tube i.
burundan verilen hava ile orta kulağın şişirilmesi politzerization i.
burundan verilen hava ile orta kulağın şişirilmesi politzerisation i.
Fizyoloji
(ağızdan veya burundan) bir kez nefes alma veya verme whiff i.
(burundan) nefes almak whiff f.
Tütün
dumanı ağızdan üflerken aynı zamanda burundan çekme french-inhale i.
dumanı ağızdan üfleyip burundan geri çekmek french-inhale f.
Dilbilim
bazı bölgesel lehçelerde olan abartılı burundan konuşma durumu nasal twang i.
hem ağız hem de burundan çıkarılan ses orinasal i.
hem ağız hem de burundan çıkarılan (ses) orinasal s.
Müzik
burundan üflenen bir tür flüt nose flute i.
Argo
burundan meth çekme hot rail i.
burundan çekerek kullanılan uyuşturuculara olan bağımlılık nose habit i.
eroin veya kokain gibi burundan çekerek kullanılan uyuşturuculara olan bağımlılık nose habit i.
esrar dumanını burundan çekme nose hit i.
amil nitrat içeren ve burundan çekildiğinde mutluluğu artıran/cinsel zevki artıran kapsül veya ampul popsie i.
amil nitrat içeren ve burundan çekildiğinde mutluluğu artıran/cinsel zevki artıran kapsül veya ampul popper i.
burundan toz halinde uyuşturucu çekme one and one i.
burundan çekilen toz uyuşturucu bump i.
tek seferde burundan çekilen miktar snort i.
burundan tek seferde çekilen miktar snow i.
burundan alınan bir fırt uyuşturucu snort i.
burundan uyuşturucu alma snort i.
(burundan vb) fazla çekmek have a snootful f.
burundan kokain çekmek get one’s nose cold f.
burundan kokain çekmek smell the stuff f.
burundan toz halinde bir uyuşturucu çekmek smell it up f.
burundan toz halinde bir uyuşturucu çekmek smell the stuff f.
burundan kokain çekmek smell it up f.
burundan kokain çekmek take it through the nose f.
burundan çekmek snork f.
burundan içecek fışkıracak şekilde aniden gülmek spew f.