cent - Türkçe İngilizce Sözlük

cent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sent, yüzde birlik birim
Okunuş (IPA):
(AmE /sɛnt/ – BrE /sɛnt/)
Terim Türü:
İsim: cent (cents)
Bir para biriminin yüzde birine karşılık gelen alt değer. Latince centum “yüz” kökünden gelen adlandırma, oransal bölünmeyi belirtir. Ekonomi ve muhasebe bağlamında, parasal hesaplamalarda temel alt birim olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
penny (contextual)
Zıt Anlamlılar:
dollar

"cent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cent i. sent
The water is twenty-five cents.
Su 25 sent.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
cent i. sent
The water is twenty-five cents.
Su 25 sent.

More Sentences
Genel
cent i. sent amerikan dolarının yüzde biri
cent i. metelik
cent i. doların yüzde biri
cent N. yüzde birlik birim
Ticaret/Ekonomi
cent i. euro, dolar vb. para birimlerinin yüzde biri
cent i. birçok ülkenin para biriminin yüzde biri
cent i. yüzde bir yen değerinde eski japon sikkesi
cent i. doların yüzde biri
Engineering
cent i. ses örneklemede iki müzikal ses frekansı arasındaki birer oktavlık kısımların her birine verilen ad

"cent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 95 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
per cent i. yüzde
rate per cent i. yüzde oranı
rate per cent i. yüzde rayici
99 cent store i. herşey bir milyoncu
99 cent store i. herşey birmilyoncu
99 cent store i. her-şey bir milyoncu
five-and-ten-cent store i. ucuzluk mağazası
five-and-ten-cent store i. bir milyoncu
not worth a cent s. metelik etmez
ten-cent s. alçak
ten-cent s. aciz
ten-cent s. kalitesiz
ten-cent s. beş para etmez
ten-cent s. ucuz
ten-cent s. zavallı
ten-cent s. aşağılık
ten-cent s. rezil
ten-cent s. adi
ten-cent s. değersiz
Atasözü
he wears a ten dollar hat on a five cent head kel başa şimşir tarak
he wears a ten dollar hat on a five cent head eşeğe altın semer vursan yine eşektir
he wears a $10 hat on a five-cent head eşeğe altın semer vursan yine eşektir
he wears a $10 hat on a five-cent head kel başa şimşir tarak
Konuşma Dili
not one red cent expr. zırnık bile
not a red cent [us] expr. üç kuruş bile
not a red cent [us] expr. beş para bile
not a red cent [us] expr. azıcık bile para
not one red cent expr. üç kuruş bile
not a red cent [us] expr. zırnık bile
not one red cent expr. beş para bile
not one red cent expr. azıcık bile para
Deyim
that and 50 cent will buy you a cup off coffe i. yapılan şeyin başkasının gözünde beşparalık değerinin olmaması
a good five-cent cigar i. ne az ne fazla fiyatlı ürün
a good five-cent cigar i. ucuz da pahalı da olmayan şey
a good five-cent cigar i. tam kararında fiyatı olan şey
a good five-cent cigar i. makul fiyatlı mal
a good five-cent cigar i. uygun fiyatlı ürün
a good five-cent cigar i. pahası/ederi herkesin alabileceği kadar olan ürün
a good five-cent cigar i. fiyatı uygun şey
a good five-cent cigar i. her keseye uygun ürün
a good five-cent cigar i. her bütçeye uygun ürün
a good five-cent cigar i. uygun fiyatlı şey
a good five-cent cigar i. satın alınabilir ürün
a good five-cent cigar i. hesaplı ürün
a good five-cent cigar i. ekonomik ürün
a good five-cent cigar i. makul fiyatlı ürün
not have a red cent f. meteliğe kurşun atmak
without a red cent f. meteliksiz kalmak
not have a red cent f. meteliksiz olmak
without a red cent f. meteliksiz olmak
not have a red cent f. beş parasız olmak
without a red cent f. beş parasız olmak
not pay a red cent f. hiç para ödememek
not pay a red cent f. beş kuruş vermemek
cut off with a cent f. miras olarak sadece bir kuruş bırakmak
cut off with a cent f. vasiyetinde bir kuruş bırakıp mirasçılıktan çıkarmak
cut off with a cent [us/south africa] f. mirastan mahrum bırakılmak
cut off with a cent [us/south africa] f. vasiyetten zırnık bırakılmamak
cut (one) off with a cent f. (birine) beş kuruş miras bırakmamak
cut (one) off with a cent f. (birini) dımdızlak bırakmak
cut (one) off with a cent f. (birini) mirastan yoksun/mahrum etmek
cut (one) off with a cent f. (birini) mirastan çıkarmak
cut (one) off with a cent f. (birini) beş parasız bırakmak
not have a cent to your name [us] f. meteliksiz olmak
not have a cent to your name [us] f. beş parasız olmak
not have a cent to your name [us] f. beş kuruşsuz olmak
not worth a red cent expr. meteliksiz
not worth a red cent expr. değersiz
not worth a cent expr. beş para etmez
not worth a red cent expr. beş para etmez
a hundred per cent expr. kesinlikle
a hundred per cent expr. yüzde yüz
a hundred per cent expr. tamamen
one hundred per cent expr. yüzde yüz
one hundred per cent expr. tamamen
one hundred per cent expr. sonuna kadar
one hundred per cent expr. kesinlikle
a hundred per cent expr. tümüyle
one hundred per cent expr. tümüyle
a hundred per cent expr. sonuna kadar
Ticaret/Ekonomi
per cent per month i. aylık yüzde oranı
cent stocks i. değeri düşük olan hisse senetleri borsası
cent stocks i. küçük hisseler
red cent i. abd'de 1793-1857 yılları arasında basılmış büyük bakır sikke serisi
fifty-cent piece i. abd dolarının yarısı değerindeki madeni para
İstatistik
lot tolerance per cent defective i. kusur yüzdesine göre parti toleransı
Latince
per cent zf. yüzde
Argo
red cent i. ufak para
red cent i. değersiz
red cent i. beş kuruş
red cent i. beş para etmez
a good five-cent cigar i. uygun fiyatlı şey
a good five-cent cigar i. makul fiyatlı şey
a good five-cent cigar i. her keseye uygun şey
a good five-cent cigar i. cep yakmayan şey