| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | churn i. | yayık | ||
|
You must shift the speed of the churns for a good quality butter. Kaliteli bir tereyağı için yayıkların hızını değiştirmelisin. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | churn i. | güğüm | ||
|
The milkman was walking with his churns. Sütçü güğümü elinde yürüyordu. More Sentences |
||||
| Genel | churn i. | yayık | ||
|
You must shift the speed of the churns for a good quality butter. Kaliteli bir tereyağı için yayıkların hızını değiştirmelisin. More Sentences |
||||
| Genel | churn i. | müşteri kaybı | ||
|
The good news is that churns are few this month. Bu ay müşteri kaybının az olması iyi haber. More Sentences |
||||
| Genel | churn f. | yayıkta çalkalamak | ||
|
Milk churning takes more than two hours. Yayıkta süt çalkalamak iki saatten fazla zaman alır. More Sentences |
||||
| Genel | churn f. | bulanmak | ||
|
While waiting for the results, my stomach churned. Sonuçları beklerken midem bulandı. More Sentences |
||||
| Genel | churn f. | dalgalanmak | ||
|
The lake is churning, so we ought to delay the boat trip. Göl dalgalanıyor, bu yüzden tekne gezisini ertelemeliyiz. More Sentences |
||||
| Genel | churn f. | hareket etmek | ||
|
The toy train churned up, making the kids excited. Oyuncak tren hareket edince çocuklar heyecanlandı. More Sentences |
||||
| Genel | churn i. | süt kabı | ||
| Genel | churn i. | türbülans | ||
| Genel | churn i. | çalkalanma | ||
| Genel | churn f. | karıştırmak | ||
| Genel | churn f. | çalkalamak | ||
| Genel | churn f. | çırpmak | ||
| Genel | churn f. | çalkantılı olmak | ||
| Genel | churn f. | yayıkta çalkalamak (sütü) | ||
| Genel | churn f. | tereyağı yapmak | ||
| Genel | churn f. | yayık yaymak | ||
| Genel | churn f. | köpürtmek | ||
| Genel | churn f. | köpürmek | ||
| Genel | churn f. | (sıvı) köpürtmek | ||
| Genel | churn f. | duygusal veya ruhsal çalkantı içinde olmak | ||
| Genel | churn f. | akıl gücüyle oluşturmak | ||
| Genel | churn f. | çalkalanmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | churn f. | yatırımcıya zarar ettirmek | ||
| Konuşma Dili | churn f. | aşırı ve istenmeyen bir hareket oluşturmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | churn i. | bir tedarikçiden diğerine geçen müşteri sayısı | ||
| Ticaret/Ekonomi | churn f. | sürekli al sat yaparak komisyon kazancı sağlamak | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | churn f. | (hükümet) zenginlere vergi yükleyerek halka fayda sağlamak | ||
| Sanayi | ||||
| Sanayi | churn i. | mevcut müşterilerin yerini yenilerin alması | ||
| Sanayi | churn i. | mevcut müşterilerin yerini yenilerin alma oranı | ||
| Sanayi | churn i. | mevcut çalışanların, ortakların yerine yenisinin geçmesi | ||
| Sanayi | churn i. | mevcut çalışanların, ortakların yerine yenisinin geçme oranı | ||
| Sigortacılık | ||||
| Sigortacılık | churn f. | (banka, broker) alacağı komisyonu artırmak için yatırımcıyı ürün veya hizmet değiştirmeye teşvik etmek | ||
| Telekom | ||||
| Telekom | churn i. | abone hareketi | ||
| Telekom | churn i. | dalgalanma | ||
| Telekom | churn i. | tüketicinin hizmet sağlayıcısını değiştirdiği zaman | ||
| Telekom | churn i. | tedarikçi değiştirmeye hazır kitle | ||
| Telekom | churn f. | (kablolu tv, cep telefonu hizmete sağlayıcıları) mevcut abonelerden elde edilen kazancı artırmak ve yeni abone kazandırmaya çalışmak | ||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | churn f. | döner elemanlar vasıtasıyla ilerlemek | ||