clout - Türkçe İngilizce Sözlük

clout

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

clout — Definition

Anlamı ve Tanımı:
nüfuz, etki gücü
Okunuş (IPA):
(AmE /klaʊt/ – BrE /klaʊt/)
Terim Türü:
İsim: clout (uncountable)
Sosyal, politik veya ekonomik ağırlığı ifade eden kelimedir. Eski İngilizcede “darbe” anlamından mecazlaşarak güç çağrışımı kazanmıştır

"clout" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
clout i. tokat
Kristian could escape from his brother's clout at the last moment.
Kristian, erkek kardeşinin tokadından son anda kaçabildi.

More Sentences
clout i. güç
The firm had the financial clout to keep out inspections.
Firma, denetimleri engelleyecek finansal güce sahipti.

More Sentences
clout i. nüfuz
Economic clout is necessary for political clout.
Ekonomik nüfuz, siyasi nüfuz için gereklidir.

More Sentences
clout f. vurmak
He angrily clouted the door instead of his friend.
Arkadaşına vurmak yerine öfkeyle kapıya vurdu.

More Sentences
clout i. bulaşık bezi
clout i. paçavra
clout i. etki
clout i. prestij
clout i. hedef
clout i. darbe
clout i. geniş başlı çivi
clout i. pul
clout i. yumruk
clout i. torpil
clout i. bez
clout i. isabetli atış/vuruş
clout i. kas
clout i. yama
clout i. değersiz bez parçası
clout i. (okçulukta) hedef
clout f. patlatmak
clout f. indirmek
clout f. yama vurmak
clout f. tokatlamak
clout f. yamalamak
clout f. tokat atmak
clout f. yama koymak
clout f. sille atmak
clout f. kumaşla kaplamak
clout N. etki gücü
Konuşma Dili
clout i. üstün başarı
Teknik
clout i. ağaç dingil
clout i. rondela
clout f. (ayakkabı sayalarını) çiviyle sabitlemek
clout f. (araba dingilini) demir plakayla korumak
Spor
clout i. okçuların atış yaptığı hedefin merkezi
Eski Kullanım
clout f. bandajlamak
Argo
clout i. prim
clout f. çalmak
İngiliz Argosu
clout i. am
clout i. kuku
clout i. vajina

"clout" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
clout [obsolete] i. kundak bezi
Atasözü
never cast a clout until may is out mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
ne'er cast a clout till may be out mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
Konuşma Dili
clout chaser i. primci
clout chaser i. prim peşinde koşan
clout chaser i. prim kasan
clout chasing i. prim kasma
Deyim
clout list i. imtiyazlılar listesi
clout list i. ayrıcalıklılar listesi
cast ne'er a clout till may is out expr. mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
Siyasal
political clout i. siyasi nüfuz
political clout i. siyasi etki gücü
Teknik
clout nail i. tablalı çivi
İnşaat
clout nail i. muşamba çivisi
Argo
give clout f. prim vermek