competence - Türkçe İngilizce Sözlük

competence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

competence — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yeterlik, yetkinlik
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkɑːmpɪtəns/ – BrE /ˈkɒmpɪtəns/)
Terim Türü:
İsim: competence (uncountable)
Bir işi doğru ve güvenilir biçimde yapabilme kapasitesini tanımlayan terimdir; beceri, bilgi ve tutum bileşenlerini birlikte çağrıştırır. Latince competentia kökünden gelir; “uygun olma” fikri modern kurumlarda ölçülebilir performans ve uzmanlık kavramına dönüşmüştür.
Eş Anlamlılar:
proficiency, capability
Zıt Anlamlılar:
incompetence, inadequacy

"competence" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
competence i. yeterlik
Genel
competence i. yeterlilik
Furthermore, on what objective criteria are these competences to be awarded?
Ayrıca bu yeterlilikler hangi objektif kriterlere göre verilecektir?

More Sentences
competence i. yetki
This issue falls within the competence of the Ministry of Sports.
Bu konu Spor Bakanlığı'nın yetki alanına giriyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
competence i. yeterlilik
Furthermore, on what objective criteria are these competences to be awarded?
Ayrıca bu yeterlilikler hangi objektif kriterlere göre verilecektir?

More Sentences
competence i. yetki
This issue falls within the competence of the Ministry of Sports.
Bu konu Spor Bakanlığı'nın yetki alanına giriyor.

More Sentences
Hukuk
competence i. yetki
This issue falls within the competence of the Ministry of Sports.
Bu konu Spor Bakanlığı'nın yetki alanına giriyor.

More Sentences
Siyasal
competence i. yetkinlik
As a designer, creating websites is my primary competence.
Bir tasarımcı olarak, web siteleri oluşturmak benim temel yetkinliğim.

More Sentences
Genel
competence i. salahiyet
competence i. ustalık
competence i. hak
competence i. kabiliyet
competence i. liyakat
competence i. kifayet
competence i. edinç
competence i. geçinip gidecek kadar gelir
competence i. yeti
competence i. yeterlik
competence i. beceri
competence i. yetenek
competence i. görev
competence i. bir dizi beceri
competence i. yetkinleşme
Ticaret/Ekonomi
competence i. ehliyet
competence i. yetenek
Hukuk
competence i. ehliyet
competence i. görev
competence i. iktidar
competence i. salahiyet
competence i. vazife
Siyasal
competence i. ehliyet
competence i. güç
competence i. iktidar
Medikal
competence i. kompetans
competence i. bakteri, virüs gibi antijenik faktörlere immünolojik olarak yanıt verebilme
competence i. kalp kapakçığının bütünlüğü
competence i. kalp kapakçığının normal sıkılıkta kapalı olması
Ruhbilim
competence i. doğruyu yanlıştan ayırma ve işlerini yürütebilme becerisi
Biyoloji
competence i. bakterilerin genetik olarak dönüştürülebilirliği
Dilbilim
competence i. dil örgüsü
competence i. edinç
competence i. kişinin bir dili konuşup anlamasını sağlayan bilgi
Jeoloji
competence i. sağlamlık
competence i. sertlik
competence i. akarsuyun erozyon döküntüsü taşıma kapasitesi

"competence" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 95 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
service place competence certificate i. hizmet yeri yeterlilik belgesi
competence factor i. mukayese faktörü
technical competence i. teknik yeterlilik
service competence certificate i. hizmet yeterlik belgesi
communicative competence i. iletişimsel yeterlilik
competence motivation i. yeterli olma güdüsü
professional competence i. mesleki yeterlilik
managerial competence i. yönetsel yetkinlik
legal competence i. hukuki ehliyet
self-competence i. öz yetkinlik
key competence i. kilit beceri
key competence i. anahtar beceri
professional competence certificate i. mesleki yeterlilik belgesi
level of competence i. yeterlilik düzeyi
level of competence i. yeterlik düzeyi
national centre of competence in research (nccr) i. araştırmada yeterlilik ulusal merkezi
social competence i. sosyal yetkinlik
cultural competence i. kültürel yeterlilik
certificate of competence for short range radio operators i. kısa mesafe telsiz operatörü yeterlik belgesi
require competence f. ustalık gerektirmek
having competence s. yetkinliğe haiz
İfadeler
will be the competence of expr. sorumluluğunda
having competence expr. yetkinliği haiz
Ticaret/Ekonomi
technical competence i. teknik beceri
technical competence i. ustalık
competence motive i. yetkinlik arzusu
competence motive i. bir işte iyi ve kaliteli iş yapma arzusu
technical competence requirements i. teknik yeterlilik gereklilikleri
metrological competence i. metrolojik yeterlilik
technical competence i. teknik yeterlilik
competence-oriented integrated management approach i. yetkinlik odaklı bütünleşik yönetim yaklaşımı
operating competence i. işletme ehliyeti
technical competence i. teknik ehliyet
operating competence i. işletme yetkinliği
operating competence i. işlem etkinlik derecesi
competence certificate i. yeterlilik belgesi
non-competence i. ehliyetsizlik
non-competence i. yetkisizlik
core competence i. çekirdek yetkinlik
core competence i. çekirdek yeterlilik
certificate of manufacturing competence i. imalat yeterlilik belgesi
competence center i. yetkinlik merkezi
vocational competence i. mesleki yeterlilik
core competence i. temel yetkinlik
professional competence training i. mesleki yeterlilik eğitimi
certificate for professional competence training i. mesleki yeterlilik eğitimi sertifikası
co-opting customer competence i. tüketici ile ortaklaşa rekabet
financial competence i. mali yetkinlik
business competence i. iş yetkinliği
business competence i. ticari yetkinlik
residual competence i. bakiye yetki
core competence f. işletmelerde temel yetenek
Hukuk
legal competence i. hukuki ehliyet
non-competence i. salahiyetsizlik
non-competence i. yetkisizlik
competence to stand trial i. ceza ehliyeti
competence to make a will i. vasiyet etme ehliyeti
juridical competence i. adli ehliyet
lack of competence i. görevsizlik
shared competence i. paylaşılan yetki
exclusive competence i. münhasır yetki
mental competence i. ayırt etme gücü (temyiz kudreti)
competence hearing i. birinin cezai ehliyeti olup olmadığını belirlemek için yapılan duruşma
Siyasal
exclusive competence i. münhasır yetki
shared competence i. paylaşılmış yetki
executive competence i. icra yetkisi
general competence i. genel yetki
administrative competence i. yönetim yetkisi
competence to choose i. seçme ehliyeti
external competence i. dış yetki
Teknik
competence of testing and calibration laboratories i. deney ve kalibrasyon laboratuvarlarının yeterliliği
Denizcilik
certificate of competence for operators of pleasure craft i. amatör denizci belgesi
Psikoloji
mental competence i. akli yeterlilik
exploratory competence i. keşfetme becerisi
social competence i. sosyal beceri
Ruhbilim
social competence i. sosyal yeterlik
Sosyal Bilimler
communication competence i. iletişim yeterliliği
gillick competence i. gillick yeterliliği
gillick competence i. on altı yaş altı çocukların kendi bedenleri üzerindeki tıbbi uygulama ve tedavilere onay verip veremeyeceğini belirlemek üzere ingiltere’de oluşturulmuş bir kanun
parents’ competence i. ebeveyn yeterliliği
Dilbilim
communicative competence i. iletişim edimi
discourse competence i. söylem edinci
communicative competence i. iletişim yetisi
communicative competence i. iletişim edinci
grammatical competence i. dilbilgisi yetisi
linguistic competence i. dil yetisi
linguistic competence i. dilsel edinç
grammatical competence i. dilbilgisi edinci
pragmatic competence i. kullanım edinci
pragmatic competence i. edimsel edinç
minimum competence testing i. en alt düzey edinç sınavı
pragmatic competence i. edimbilim yetisi
unitary competence hypothesis i. birleşik edinç varsayımı
sociolinguistic competence i. toplumsal dil yetisi
strategic competence i. yol-yordam yetisi