conclusive - Türkçe İngilizce Sözlük

conclusive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

conclusive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kesin, nihai, ikna edici
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈkluːsɪv/ – BrE /kənˈkluːsɪv/)
Terim Türü:
Sıfat
Tartışmayı kapatacak kadar güçlü kanıt veya sonucu tanımlar; “artık şüphe bırakmayan” ton taşır. Conclusion kökünden türeyerek “sonuç getiren/son sözü söyleyen” fikrini taşır; hukuk ve bilim metinlerinde delil niteliği için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
decisive, definitive
Zıt Anlamlılar:
inconclusive, uncertain

"conclusive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
conclusive s. nihai
The assignment was to round this off in a legally conclusive text.
Bize verilen görev, bunu hukuki açıdan nihai bir metinle tamamlamaktı.

More Sentences
conclusive s. kesin
We need conclusive proof to win the case.
Davayı kazanmak için kesin kanıtlara ihtiyacımız var.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
conclusive s. kesinleşmiş
The results were conclusive.
Sonuçlar kesinleşti.

More Sentences
Genel
conclusive s. kati
conclusive s. inandırıcı
conclusive s. anlaşılmış
conclusive s. son
conclusive s. şüpheleri ortadan kaldıran
conclusive s. tahdidi
conclusive s. şüpheleri yok eden
conclusive s. ikna edici
Hukuk
conclusive s. kati

"conclusive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be conclusive f. kesinlik kazanmak
Ticaret/Ekonomi
conclusive research i. kesin sonuç araştırmaları
constitute conclusive evidence f. kati delil teşkil etmek
Hukuk
conclusive force i. ispat gücü
conclusive force of trial record i. duruşma tutanağının ispat kuvveti
conclusive evidence i. kati delil
conclusive evidence i. kati kanıt
conclusive presumption i. kesin karine
conclusive evidence i. iddiayı sonuca ulaştıran kanıt
conclusive evidence i. kesin kanıt
conclusive presumption i. aksinin ispatlanması mümkün olmayan karine
conclusive presumption i. kesin sanı
conclusive presumption i. kati zan
conclusive evidence i. kesin beyyine
conclusive evidence i. müspet delil
conclusive evidence i. kesin delil