crams - Türkçe İngilizce Sözlük

crams

crams — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /kræm/ – BrE /kræm/)
Terim Türü:
Fiil: cram (crams – crammed – cramming)
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmayı veya sınav öncesi kısa sürede yoğun çalışmayı anlatan fiildir; konuşma dilinde yaygındır. Kökeni Germen dillerindeki “bastırıp sıkıştırma” fikrine uzanır; modern eğitim bağlamında “cram for an exam” kalıbı, uzun vadeli öğrenmeye karşı “kısa vadeli sıkıştırma” stratejisini adlandıran yerleşik bir deyim hâline gelmiştir.
Eş Anlamlılar:
stuff, binge-study
Zıt Anlamlılar:
unpack, learn gradually

"crams" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cram f. tıkmak
Tom crammed everything into his suitcase.
Tom her şeyi valizine tıktı.

More Sentences
cram f. tıkıştırmak
Henna had to cram her belongings into a small-scale closet.
Henna, eşyalarını ufacık bir dolaba tıkıştırdı.

More Sentences
cram f. tıka basa doldurmak
She tried to cram too much information on a single Word page.
Tek bir Word sayfasına çok fazla bilgi doldurmaya çalıştı.

More Sentences
cram f. ağzına kadar doldurmak
It feels risky to cram a small shop as the Omicron variant is still transmissible.
Omicron varyantı hala bulaşıcı olduğundan, küçücük bir mağazaya bu kadar insanı ağzına kadar doldurmak riskli.

More Sentences
cram f. ineklemek
No matter how fast a learner he is, one day won't be enough to cram for chemistry.
Ne kadar hızlı öğrenen biri olursa olsun, kimya sınavına bir gün ineklemek onun için yeterli olmayacak.

More Sentences
cram f. sıkıştırmak
Don't try to cram too much information into your slides.
Slaytlarınıza çok fazla bilgi sıkıştırmaya çalışmayın.

More Sentences
İngiliz Argosu
cram f. ineklemek
No matter how fast a learner he is, one day won't be enough to cram for chemistry.
Ne kadar hızlı öğrenen biri olursa olsun, kimya sınavına bir gün ineklemek onun için yeterli olmayacak.

More Sentences
Genel
cram i. izdiham
cram i. sınav öncesi yoğun çalışma
cram i. kalabalık
cram i. ezber
cram i. ağzına kadar doldurma
cram f. tıkınmak
cram f. tıka basa yedirmek
cram f. sınav öncesi ineklemek
cram f. semirtmek
cram f. inekletmek
cram f. sınava hazırlamak
cram f. tıkamak
cram f. tıka basa yemek
cram f. sınav için çok çalışmak
cram f. sıkışmak
cram f. çok çalışmak
cram f. tıka basa yiyecekle doldurmak
cram f. aşırı beslemek
cram f. (kümes hayvanlarını semirtmek için) zorla yedirmek
cram f. yalan söylemek
cram f. son dakika çalışmak
Teknik
cram f. sıkıca doldurmak (basınç)
Tekstil
cram i. kamışın her bir deliğinin içinden geçen ikiden fazla iplikli çözgü
cram f. toklamak

"crams" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 87 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cram into f. araya sıkıştırmak
Genel
cram [dialect] i. ıskarta
cram [dialect] i. engel
cram [dialect] i. istenmeyen durum
cram into f. tıkmak
cram in f. sığdırmak
cram-full s. dopdolu
cram full s. tıklım tıklım
cram full s. dopdolu
cram full s. tıka basa
Öbek Fiiller
cram together f. hıncahınç doldurmak
cram in f. (bir bilgiyi) kafasına sokmak
cram together f. tıkıştırmak
cram in f. (bir konuyu) hatmetmek
cram together f. doluşturmak
cram together f. sıkıştırmak
cram with (someone or something) f. tıka basa doldurmak
cram with (someone or something) f. (birisi ya da bir şey) ile doldurmak
cram someone or something with someone or something f. birini ya da bir şeyi biri ya da bir şeyle doldurmak
cram together f. sokuşturmak
cram in f. beynine kazımak
cram someone or something with someone or something f. hıncahınç doldurmak
cram together f. tıkış tıkış olmak
cram someone or something with someone or something f. ağzında kadar doldurmak
cram with (someone or something) f. sıkıştırmak
cram together f. tıkıştırmak
cram someone or something with someone or something f. gırtlağına kadar bir şeyle dolmak
cram together f. sıkıştırmak
cram together f. üst üste yığmak
cram in f. (bir konuyu) yutmak
cram together f. sıkış tıkış oturtmak
cram in f. tıkıştırmak
cram someone or something with someone or something f. tıkıştırmak
cram in f. sıkıştırmak
cram together f. tıkıştırmak
cram someone or something with someone or something f. tıka basa doldurmak
cram together f. iki şeyi alelacele çatmak
cram together f. özensizce bir araya getirmek
cram with (someone or something) f. tıkıştırmak
cram with (someone or something) f. doldurup taşırmak
cram into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) sığıştırmak
cram with f. ile doldurmak
cram for (something) f. (bir şeye) çalışmak
cram into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) doluşturmak
cram for (something) f. (son dakika sınava) çalışmak/hazırlanmak
cram for (something) f. (sınav öncesi) ineklemek
cram someone or something into something f. birini/bir şeyi bir şeye tıkıştırmak
cram with f. ile tıka basa doldurmak
cram into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) tıkıştırmak
cram with f. ile hınca hınç doldurmak
cram someone or something in f. birini/bir şeyi bir şeye tıkıştırmak
cram someone or something in f. birini/bir şeyi bir şeye doluşturmak
cram someone or something in f. birini/bir şeyi bir şeye sığıştırmak
cram someone or something into something f. birini/bir şeyi bir şeye doluşturmak
cram for (something) f. (bir şeye) hazırlanmak
cram someone or something into something f. birini/bir şeyi bir şeye sığıştırmak
cram for (something) f. (kısıtlı bir zamanda sınava) hazırlanmak/çalışmak
cram for (something) f. (bir şey) için ineklemek
cram with f. ile doldurup taşırmak
Deyim
cram for a test f. sınava çalışmak
cram for a test f. ineklemek
cram for an exam f. sınava çalışmak
cram for a test f. sınava hazırlanmak
cram for an examination f. ineklemek
cram for an exam f. ineklemek
cram for an examination f. sınava hazırlanmak
cram for an examination f. sınava çalışmak
cram for an exam f. sınava hazırlanmak
cram for the exam f. (sınav öncesi) ineklemek
cram for the exam f. sınavdan hemen önce kısıtlı bir zamanda sınava çalışmak
cram for the test f. (son dakika) ineklemek
cram for the test f. (sınav öncesi) ineklemek
cram for the exam f. (son dakika) sınava çalışmak
cram for an exam f. sınavdan hemen önce kısıtlı bir zamanda sınava çalışmak
cram for the exam f. (son dakika) ineklemek
cram for a test f. (son dakika) ineklemek
cram for an exam f. (son dakika) sınava çalışmak
cram for the test f. (son dakika) sınava çalışmak
cram for the test f. sınavdan hemen önce kısıtlı bir zamanda sınava çalışmak
cram for a test f. (sınav öncesi) ineklemek
cram for an exam f. (sınav öncesi) ineklemek
cram for a test f. sınavdan hemen önce kısıtlı bir zamanda sınava çalışmak
cram for an exam f. (son dakika) ineklemek
cram for a test f. (son dakika) sınava çalışmak
Eğitim
cram school i. hızlandırılmış eğitim programı
cram school (japan) i. dershane
Argo
cram up f. ineklemek