crawl - Türkçe İngilizce Sözlük

crawl

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crawl — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sürünmek, emeklemek, yavaş ilerlemek
Okunuş (IPA):
(AmE /krɔːl/ – BrE /krɔːl/)
Terim Türü:
Fiil: crawl (crawls – crawled – crawling)
Yerde sürünerek veya eller-dizler üzerinde ilerlemeyi; mecazi olarak da çok yavaş ilerlemeyi anlatan fiildir. Germen kökenli, “yavaş ve alçak ilerleme” fikrini taşıyan bir geçmişe uzanır; modern dilde bebek gelişiminden trafik akışına (“traffic was crawling”) kadar yavaşlık ve zahmetli ilerleme hissini net biçimde verir.
Eş Anlamlılar:
creep, inch
Zıt Anlamlılar:
sprint, rush

"crawl" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
crawl f. sürünmek
He crawled under the garden fence.
Bahçe çitinin altından sürünerek geçti.

More Sentences
crawl f. emeklemek
Crawling on hands and knees Child moves forward or backward on hands and knees.
Eller ve dizler üzerinde emekleme Çocuk elleri ve dizleri üzerinde ileri veya geri hareket eder.

More Sentences
Genel
crawl i. kağnı gibi olma
I hate it when the internet connection slows to a crawl.
İnternet bağlantısının yavaşlayıp kağnı gibi olmasından nefret ediyorum.

More Sentences
crawl f. dalkavukluk etmek
I can't believe he is crawling to the director again.
İnanamıyorum, adam yine yönetmene dalkavukluk ediyor.

More Sentences
crawl f. emeklemek
Crawling on hands and knees Child moves forward or backward on hands and knees.
Eller ve dizler üzerinde emekleme Çocuk elleri ve dizleri üzerinde ileri veya geri hareket eder.

More Sentences
crawl f. yavaş ilerlemek
The train crawled by us, leaving behind a trail of smoke.
Tren arkamızda bir duman izi bırakarak yanımızdan yavaşça ilerledi.

More Sentences
Botanik
crawl f. (bitki) tırmanmak
The spider was crawling up the pipe.
Örümcek boruya tırmanıyordu.

More Sentences
Genel
crawl i. yavaş ilerleme
crawl i. ağır gidiş
crawl i. sürünme
crawl i. emekleme
crawl i. boya eki kusuru
crawl i. krol yüzme
crawl i. yatay seyir
crawl i. dalyan
crawl i. kulaç
crawl i. sığ alan
crawl f. dolu olmak
crawl f. yavaş ilerlemek (trafik)
crawl f. kaynıyor olmak
crawl f. karıncalanmak
crawl f. kulaçlamak
crawl f. yağ çekmek
crawl f. böcek istila etmek
crawl f. ağır ağır yürümek
crawl f. (böcekle) dolu olmak
crawl f. ziyaretleşmek
crawl f. bar bar dolaşmak
crawl f. o bar senin bu bar benim dolaşmak
crawl f. sinsice ilerlemek
crawl f. tüyleri ürpermek
crawl f. yaltaklanmak
crawl f. sırnaşmak
crawl f. azarlamak
crawl f. üstünde böcekler geziniyormuş gibi hissetmek
crawl f. anormal şekilde tedirgin olmak
crawl f. kurtlu gibi yerinde duramamak
crawl f. yağcılık yapmak
crawl f. (böcek, örümcek vb.) tırmanmak
Bilgisayar
crawl i. yatay seyir
Bilişim
crawl f. bilgisayar programıyla (internet sitelerini) taramak
Televizyon
crawl i. televizyon veya sinema ekranında yavaşça geçerek bilgi veren metin
crawl i. ekrandan yavaşça geçen başlık grubu
Boyacılık
crawl f. (boya) kavlamak
crawl f. (boya) kalkmak
Balıkçılık
crawl i. balıkları tutmak için kıyıda oluşturulmuş gölcük

"crawl" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 139 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the crawl i. krol
crawl stroke i. kulaçlama yüzüş
crawl stroke i. kravl
pub-crawl i. bar bar dolaşıp içki içme
pub crawl i. (aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme
bar crawl i. bir bardan çıkıp ötekine gitme
pub crawl i. bir bardan çıkıp ötekine gitme
bar crawl i. (aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme
ball crawl i. top havuzu
crawl [uk] i. o bar bu bar gezinme
crawl with something f. dolu olmak
make crawl f. süründürmek
swim a crawl f. kulaçlamak
crawl on all fours f. emeklemek
crawl in f. sürünerek girmek
pub-crawl f. (barları) turlamak
pub-crawl f. o bar senin bu bar benim dolaşmak
Öbek Fiiller
crawl across f. sürünerek ilerlemek
crawl in f. hızla giyinmek
crawl out of something f. bir yerden sürünerek çıkmak
crawl out f. sürünerek çıkmak
crawl along f. sürünerek ilerlemek
crawl under f. sürünerek altına girmek
crawl over something f. bir şeyin üzerinden geçmek
crawl over something f. bir şeyin üstünde emeklemek
crawl over something f. bir şeyin üstünde sürünmek
crawl across (something) f. (bir şeyin) bir tarafından bir tarafına sürünerek/yürüyerek ilerlemek
crawl across (something) f. (bir şeyin) bir tarafından bir tarafına emeklemek
crawl across (something) f. (bir şey) boyunca sürünerek ilerlemek/yürümek
crawl across (something) f. (bir şeyin) bir ucundan bir ucuna sürünmek/yürümek
crawl across (something) f. (bir şeyin) bir tarafından bir tarafına emekleyerek ilerlemek
crawl along f. boyunca sürünmek
crawl over f. ezmek
crawl into (some place or thing) f. (yatağa) girmek
crawl back to (one) f. pişman olup (birine) geri dönmek
crawl with (someone or something) f. (biri/bir şey) kaynamak
crawl across (something) f. (bir şey) üzerinde sürünerek ilerlemek/yürümek
crawl into (some place or thing) f. (bir yere/şeye) emekleyerek girmek
crawl along f. boyunca emeklemek
crawl to (some place or thing) f. üzerine (bir şey) geçirivermek
crawl into (some place or thing) f. üzerine (bir şey) geçirivermek
crawl with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) dolu olmak
crawl over f. çiğnemek
crawl over f. üstünde sürünmek
crawl back to f. geri gelip ayaklarına kapanmak
crawl back to f. pişman olarak dönmek
crawl along f. emekleyerek ilerlemek
crawl with (someone or something) f. (biri/bir şey) tarafından istila edilmek
crawl to (some place or thing) f. üzerine (bir şey) geçirmek
crawl over f. üstünde emeklemek
crawl to (some place or thing) f. (bir yere/şeye) emekleyerek girmek
crawl to (some place or thing) f. (yatağa) girmek
crawl into (some place or thing) f. üzerine (bir şey) geçirmek
crawl along f. sürünerek ilerlemek
crawl back to (one) f. geri gelip (birinin) ayaklarına kapanmak
Konuşma Dili
make someone's flesh crawl f. tüylerini ürpertmek
make someone's flesh crawl f. birini korkutmak
make someone's flesh crawl f. kanını dondurmak
Deyim
a pub crawl [uk] i. bardan bara gezip içme
a pub crawl [uk] i. bar bar dolaşıp içki içme
a pub crawl [uk] i. bir bardan çıkıp ötekine gitme
a pub crawl [uk] i. o bar senin bu bar benim gezme
crawl out of the woodwork f. gizlendiği yerden çıkmak
make someone's skin crawl f. tüylerini diken diken etmek
make someone's skin crawl f. tüylerini ürpertmek
make somebody's flesh crawl f. tüylerini diken diken etmek
make somebody's flesh crawl f. tüylerini ürpertmek
crawl back to someone f. geri gelip ayaklarına kapanmak
crawl back to someone f. pişman olarak dönmek
make someone's flesh crawl f. tüylerini diken diken etmek
make someone's flesh crawl f. tüylerini ürpertmek
go on a pub crawl f. o bar senin bu bar benim gezmek
make someone's skin crawl f. korkmak
crawl (all) over each other f. birbirini ezmek
crawl (all) over each other f. birbirini çiğnemek
crawl (all) over each other f. birbirini ezip geçmek
crawl (all) over each other f. birbirinin üstünde tepinmek
crawl (all) over each other f. birbirinin üstünden atlamak
crawl (all) over each other f. birbirine yemek
crawl (all) over each other f. kıran kırana mücadele etmek
crawl (all) over each other f. birbirini ezmek
crawl (all) over each other f. birbirine girmek
crawl (all) over each other f. birbirinin üstüne çıkmak
crawl (all) over each other f. birbirinin üstünden geçmek
crawl (all) over each other f. izdiham yaratmak
crawl into (one's) shell f. (biri) kabuğuna çekilmek
crawl into (one's) shell f. (biri) kendi kabuğuna çekilmek
crawl into (one's) shell f. (biri) içine çekilmek
crawl into (one's) shell f. (biri) içine kapanmak
crawl into (one's) shell f. (biri) kendi içine çekilmek
crawl out of the woodwork f. açığa/ortaya çıkmak
crawl out of the woodwork f. gizlendiği yerden çıkmak
crawl (all) over each other f. birbirini ezip geçmek
crawl (all) over each other f. birbirini çiğnemek
crawl (all) over each other f. birbirini ezmek
make (one's) skin crawl f. (birini) tiksindirmek
make (one's) skin crawl f. (birinin) tüylerini ürpertmek
make (one's) flesh crawl f. (birinin) tüylerini ürpertmek
make (one's) skin crawl f. (birini) rahatsız etmek
make (one's) skin crawl f. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make (one's) flesh crawl f. (birinin) kanını dondurmak
make (one's) skin crawl f. (birini) korkutmak
make (one's) flesh crawl f. (birini) tiksindirmek
make (one's) flesh crawl f. (birini) korkutmak
make (one's) flesh crawl f. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make flesh crawl f. korkutmak
make flesh crawl f. tüylerini ürpertmek
make flesh crawl f. kanını dondurmak
make flesh crawl f. tüylerini diken diken etmek
make your skin crawl f. dehşete düşürmek
make your flesh crawl f. dehşete düşürmek
make your flesh crawl f. tüylerini ürpertmek
make your flesh crawl f. tüylerini diken diken etmek
make your skin crawl f. tüylerini diken diken etmek
make your skin crawl f. tüylerini ürpertmek
make your skin crawl f. korkutmak
make your flesh crawl f. korkutmak
Konuşma
don't try to walk before you crawl expr. emeklemeden koşmaya çalışma
Teknik
crawl gears i. çok ağır vites oranı
crawl gear inhibitor i. palet dişlisi yavaşlatıcı
İnşaat
crawl space i. alçak tesisat kanalı
crawl space i. döşeme altı boşluğu
Otomotiv
crawl control i. sürünme kontrolü
crawl ratio i. sürünme oranı
Deniz Biyolojisi
turtle crawl i. kaplumbağa kafesi
turtle crawl i. kaplumbağanın yuvası ile su kütlesi arasında bıraktığı iz
Askeri
high crawl i. yüksek sürünme
crawl trench i. sürünme hendeği
low crawl i. alçak sürünme
Spor
crawl swimmer i. serbest yüzücü
crawl stroke i. serbest yüzme
front crawl i. serbest /yüzüstü kulaç atarak yüzme
trudgen crawl i. kulaç atarak yüzme stili
american crawl i. yüzükoyun atılan bir kulaç stili
australian crawl i. (yüzme stili) avustralya krolu
Argo
crawl in f. yatmaya gitmek
crawl in f. uyumaya gitmek
crawl in f. yatağa yatmak
crawl in f. uyumak üzere uzanmak