crisping - Türkçe İngilizce Sözlük

crisping

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crisping — Definition

Anlamı ve Tanımı:
gevrek, net
Okunuş (IPA):
(AmE /krɪsp/ – BrE /krɪsp/)
Terim Türü:
Sıfat: crisp
Kolay kırılan dokuya ya da açık ve belirgin niteliğe sahip olma durumu. Orta İngilizce crisp kökünden gelen sıfat, fiziksel özellikten mecaz açıklığa genişlemiştir. Gıda ve anlatım dilinde, keskinlik ve netlik vurgusuyla yer alır
Eş Anlamlılar:
crunchy, clear
Zıt Anlamlılar:
soggy, vague

"crisping" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
crisp s. çıtır çıtır
I enjoyed walking on the crisp leaves of the autumn.
Sonbaharın çıtır çıtır yaprakları üzerinde yürümekten keyif alıyordum.

More Sentences
crisp s. gevrek
Zion preferred crisp biscuits.
Zion gevrek bisküvileri tercih ederdi.

More Sentences
Genel
crisp i. cips
Molly, stop eating the whole packet of crisps!
Molly, cips paketinin tamamını yemesene!

More Sentences
crisp f. gevrek
The pastry is crisp; let's take the cake out of the oven.
Hamur işi gevrek oldu; keki fırından çıkaralım.

More Sentences
crisp f. çıtır çıtır
I enjoyed walking on the crisp leaves of the autumn.
Sonbaharın çıtır çıtır yaprakları üzerinde yürümekten keyif alıyordum.

More Sentences
crisp s. kesin
Her crisp answer stopped the angry customer.
Onun kesin cevabı öfkeli müşteriyi durdurdu.

More Sentences
crisp s. temiz
June showed up with her crisp white dress.
June bembeyaz temiz elbisesiyle ortaya çıktı.

More Sentences
crisp s. (hava) soğuk
I got cold because of the crisp winter weather.
Kışın havalar soğuk olduğu için üşütmüşüm.

More Sentences
crisp s. net
I thought the speakers of my new smartphone would sound crisper.
Yeni akıllı telefonumun hoparlörlerinin sesinin daha net çıkacağını düşündüm.

More Sentences
crisp i. ayaz
crisp i. kırışık
crisp i. zindeleştiren
crisp f. gevremek
crisp f. dalgalandırmak
crisp f. kıvrılmak
crisp f. gevrekleştirmek
crisp f. gevretmek
crisp f. kıvırmak
crisp f. gevrekleşmek
crisp f. hışırdatmak
crisp f. buruşmak
crisp f. kırışmak
crisp s. kütür kütür
crisp s. kuru ve soğuk (hava)
crisp s. kıtır kıtır
crisp s. bakımlı
crisp s. taze
crisp s. taptaze ve sulu (meyve/sebze)
crisp s. yepyeni
crisp s. canlı
crisp s. kıvırcık
crisp s. çabuk ve kendinden emin
crisp s. uyanık
crisp s. gıcır gıcır
crisp s. buruşuk
crisp s. düzenli
crisp s. yeni
crisp s. körpe
Konuşma Dili
crisp s. uçmuş
crisp s. dut gibi
crisp s. kafası yanmış
crisp s. uyuşturucu etkisinde
Mutfak
crisp i. kıtır

"crisping" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crisp toasts i. kıtır tost
crisp bread i. kraker
crisp chocolate i. çıtır çikolata
crisp bag i. cips paketi
honey crisp i. ballı çıtır şeker
laugh in crisp tones f. gevrek gevrek gülmek
become crisp f. gevremek
burned to a crisp s. yanıp kül olmuş
crisp and clean s. tiril tiril
fresh and crisp s. badem gibi
Deyim
be burnt to a crisp f. tamamen yanmak
be burnt to a crisp f. yanıp kömür olmak
be burned to a crisp f. yanıp kömür olmak
burn something to a crisp f. yakıp kömür etmek
be burned to a crisp f. tamamen yanmak
burn something to a crisp f. yakıp kül etmek
burn (someone) to a crisp f. (birinde) ciddi güneş yanığı oluşturmak
burn (someone) to a crisp f. (birini) güneş yanığı yapmak
burn (someone) to a crisp f. (birini) ciddi şekilde yakmak (güneş)
burn (something) to a crisp f. (bir şeyi) kömür gibi yakmak
burn (someone) to a crisp f. güneş yanığı yapmak
burn (something) to a crisp f. (bir şeyi) yakıp kül etmek
burn (someone) to a crisp f. ıstakoz gibi yakmak (güneş)
burn (someone) to a crisp f. aşırı bronzlaştırmak
burn (something) to a crisp f. (bir şeyi) yakıp kömür etmek
burnt to a crisp s. güneş yanığı olmuş
burnt to a crisp s. kömür gibi yanmış
burnt to a crisp s. yanmış bitmiş
burnt to a crisp s. yanıp kül/kömür olmuş
burnt to a crisp s. aşırı bronzlaşmış
burned to a crisp expr. çok pişmiş
Bilgisayar
crisp and vibrant color graphics i. net ve canlı renkli grafikler
Medikal
crisp aneurysm i. crisp anevrizması
Mutfak
crisp flaky pastry i. katmer
crisp fish i. çıtır balık
potato crisp i. patates cipsi
Matematik
crisp sets i. klasik kümeler
crisp sets i. keskin kümeler
Tütün
crisp-brittle s. çıtır çıtır