dime - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

dime

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"dime" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
General
dime i. on sent
dime i. ucuz
dime i. 10 sent değerindeki madeni para
dime i. on sent madeni para
dime i. on sentlik para
dime i. küçük bir miktar para
Trade/Economic
dime i. on sentlik gümüş madeni para
Basketball
dime i. asist (nba)
Archaic
dime i. onda bir
dime i. ondalık
Slang
dime i. 10 seneye mahkum olma
dime i. 10 yıllık mahkumiyet
dime i. on dolar
dime i. on dolarlık esrar içeren paket

"dime" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 82 sonuç

İngilizce Türkçe
General
dime novel i. heyecanlı ucuz roman
dime bettor i. ufak bahisçi
dime store i. ucuzcu dükkan
a dime a dozen expr. çok yaygın
Phrasals
turn a nice dime f. iyi kar etmek
Colloquial
dime novel i. boyalı basın
dime novel i. ucuz roman
dime novel i. ucuz dergiler
yankee dime i. öpücük
thin dime [dated] [us] i. incecik bir on sent
thin dime [dated] [us] i. tek bir bozukluk
thin dime [dated] [us] i. cüzi bir para
thin dime i. çok az miktarda para
thin dime i. cüzi bir fiyat
thin dime i. ucuz şey
nickel-and-dime s. önemsiz
nickel-and-dime expr. çok sıradan
a dime a dozen expr. çok yaygın
on a dime expr. kılpayı
can you spare a dime? expr. (bana vereceğin) bozukluğun var mı?
can you spare a dime? expr. (bana vereceğin) bozuk paran var mı?
on a dime expr. (öndeki araca çarpmaya) ramak kala
here's a dime, call someone who cares expr. git başkasına anlat
here's a dime, call someone who cares expr. git umurunda olan birine anlat
Idioms
nickel-and-dime f. dikkatli para harcamak
nickel-and-dime f. kuruşun hesabını yapmak
stop on a dime f. aniden durmak
turn on a dime f. aniden seyrini değiştirmek
turn on a dime f. aniden yönünü değiştirmek
nickel-and-dime someone to death f. azar azar harcama yaptırarak mali açıdan güç durumda bırakmak
nickel-and-dime f. azar azar harcamak
stop on a dime f. birdenbire durmak
nickel and dime someone f. ekstra ücret talep etmek
watch every dime f. her kuruşuna dikkat etmek
watch every dime f. her kuruşunu dikkatli harcamak
nickel-and-dime someone to death f. küsuratlarla hesabı şişirmek
turn on a dime f. sert bir manevra yapmak
stop on a dime f. teklemek
nickel-and-dime someone to death f. ufak harcamalarla yiyip bitirmek/eritmek
turn on a dime f. (dar) bir virajdan dönmek
nickel-and-dime f. ufak tefek masraflar çıkartarak zarara uğratmak
stop on a dime f. zınk diye durmak
stop on a dime f. (araba vb) iki adım gidip durmak
five-and-dime i. herşey bir milyoncu
five-and-dime i. tuhafiye mağazası
five-and-dime i. tuhafiyeci
a dime a dozen i. beş para etmez
yankee dime i. öpücük
nickel-and-dime s. üç kuruşluk
nickel-and-dime s. iki paralık
nickel-and-dime s. ucuz
nickel-and-dime s. kıymetsiz
nickel-and-dime s. düşük ücretli
nickel-and-dime s. önemsiz
nickel-and-dime s. önemsiz
nickel-and-dime expr. beş para etmez
not worth a dime expr. beş para etmez
not be worth a dime expr. beş para etmez
not be worth a dime expr. değersiz
nickel-and-dime expr. değersiz
on one's own dime (payer de sa poche) expr. kendi cebinden
on one's own dime (payer de sa poche) expr. kendi parasıyla
dime a dozen expr. sürüsüne bereket
Speaking
not a dime more expr. bir kuruş fazla vermem
Law
dime levy i. aşar vergisi
Places
dime box i. teksas eyaletinde şehir
Basketball
stopping on a dime i. koşan oyuncunun aniden durması
Slang
drop a dime on someone f. birisini ispiyonlamak
drop a dime f. bir mahkumu ispiyonlamak
drop a dime on someone f. birisini ele vermek
get off the dime f. harekete geçmek
dime (rap slang) i. bomba/piliç kız
dime (rap slang) i. on dolarlık poşet içinde uyuşturucu
dime piece i. çekici kadın
dime piece i. iyi parça
dime piece i. on numara kadın
dime-dropper i. gammaz
dime-dropper i. ispiyoncu
dime-dropper i. muhbir
dime-dropper i. ajan
dime-dropper i. jurnalci
dime bag i. on dolarlık esrar içeren paket