distributes - Türkçe İngilizce Sözlük

distributes

distributes — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈstrɪbjuːt/ – BrE /dɪˈstrɪbjuːt/)
Terim Türü:
Fiil: distribute (distributes – distributed – distributing)
Bir şeyi belirli bir planla farklı kişilere veya noktalara ulaştırmayı; kaynakları paylaştırmayı tanımlar. Latince distribuere (“bölüp paylaştırmak”) kökünden gelir; modern lojistikte distribute, tedarik zincirinin temel eylemidir ve dijitalde içerik dağıtımı (content distribution) gibi yeni alanlara da genişlemiştir.
Eş Anlamlılar:
allocate, disseminate
Zıt Anlamlılar:
collect, centralize

"distributes" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
distribute f. dağıtmak
The fund was distributed among several universities.
Fon çeşitli üniversiteler arasında dağıtılmıştır.

More Sentences
Genel
distribute f. paylaştırmak
He distributed his land among his sons.
Arazisini oğulları arasında paylaştırdı.

More Sentences
distribute f. yaymak
These large ants are widely distributed throughout Africa.
Bu büyük karıncalar Afrika'da geniş bir alana yayılmıştır.

More Sentences
distribute f. vermek
The media doesn't distribute this news.
Medya bu haberi vermiyor.

More Sentences
distribute f. dağıtmak
The fund was distributed among several universities.
Fon çeşitli üniversiteler arasında dağıtılmıştır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
distribute f. dağıtmak
The fund was distributed among several universities.
Fon çeşitli üniversiteler arasında dağıtılmıştır.

More Sentences
Genel
distribute f. düzenlemek
distribute f. üleştirmek
distribute f. saçmak
distribute f. tevzi etmek
distribute f. bölmek
distribute f. gazete dağıtmak
distribute f. dağıtımını yapmak
distribute f. sınıflandırmak
distribute f. pay etmek
distribute f. dağılmak
distribute f. gruplara ayırmak
distribute f. bölüştürmek
distribute f. yüzeye yaymak
distribute f. sürmek
distribute f. alana yaymak
distribute f. (hedef kitleye) teslim etmek
distribute f. teslimat yapmak
distribute f. … boyunca yerleştirmek
distribute f. boylu boyunca uzatmak
distribute f. eşit dağıtmak
distribute f. eşit yaymak
distribute f. erişime açmak
distribute f. ulaşılabilir kılmak
distribute f. kullanıma sunmak
distribute f. sergilemek
distribute f. dağıttırmak
distribute f. saçtırmak
distribute f. teslim ettirmek
distribute f. duyulmasını sağlamak
distribute f. popüler hale getirmek
distribute f. (ürün) dağıtmak
distribute f. distribütörü olmak
distribute f. her yere dağıtmak
Ticaret/Ekonomi
distribute f. dağıtım yapmak
distribute f. tevzi etmek
distribute f. (emtiayı) bayilik altında pazarlamak
distribute f. bayilik altında satış yapmak
Hukuk
distribute f. (vasiyetsiz ölenin malını) gerekli kişilere bölüştürmek
Teknik
distribute f. (dizgi makinesi) birimlere ayırarak yerine götürmek
distribute f. (klavyeli linotip makinesi) matrisleri otomatik olarak kartuş kanallarına yönlendirmek
Bilgisayar
distribute expr. dağıt
Baskı Teknikleri
distribute f. (mürekkebi) masaya sürmek
distribute f. (mürekkebi) masa yüzeyine yaymak
distribute f. (baskı bloğunu) baskı sonrası yerine yerleştirmek
Matematik
distribute f. dağılma özelliğine sahip olmak
distribute f. işlem üzerine dağılabilmek
Mantık
distribute f. (adlandırılan sınıfa ait bilgi veren) terim kullanmak
distribute f. terimi genel anlamda kullanmak
Kimya
distribute f. homojen çözülmek
distribute f. eşit oranda çözülmek

"distributes" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
distribute bonus f. ikramiye dağıtmak
distribute brochure f. broşür dağıtmak
distribute pamphlet f. broşür dağıtmak
distribute food f. gıda dağıtmak
distribute food f. yiyecek dağıtmak
distribute food f. yemek dağıtmak
distribute among f. aralarında dağıtmak
distribute the duties f. görev dağılımı yapmak
Öbek Fiiller
distribute among f. arasında dağıtmak
distribute among f. dağıtmak
distribute something over something f. bir şeyi bir şeyin üstüne/üstünden eşit olarak dağıtmak
distribute something over something f. bir şeyi bir alanın her yerine uygulamak/dağıtmak
distribute something to someone f. birilerine bir şey vermek
distribute something over something f. bir şeyi bir şeyin üstüne/üstünden dağıtmak
distribute something to someone f. birine bir şey dağıtmak
distribute something over something f. bir şeyi bir şeyin üstüne saçmak
distribute something over something f. bir şeyi bir şeyin üstüne yaymak
distribute something over something f. bir şeyi bir şeyin üstüne/üstünden eşit olarak uygulamak
distribute something over something f. bir şeyi bir alana eşit olarak uygulamak
distribute over f. -in üstüne/üstünden eşit olarak dağıtmak
distribute to f. -e dağıtmak
distribute over f. bir alanın her yerine uygulamak/dağıtmak
distribute over f. -in üstüne/üstünden eşit olarak uygulamak
distribute over f. -in üstüne yaymak
distribute over f. -in üstüne/üstünden dağıtmak
distribute over f. bir alana eşit olarak uygulamak
distribute over f. -in üstüne saçmak
distribute to f. -e vermek
Ticaret/Ekonomi
originate-and-distribute model i. yarat-dağıt modeli
originate-to-distribute model i. bankaların kredilerini bir paket haline getirip yatırımcılara satması modeli
originate-to-distribute model i. kredi aç ve dağıt
Hukuk
distribute [obsolete] f. adalet dağıtmak
Siyasal
distribute leaflets f. bildiri dağıtmak
distribute free coal to the citizens f. vatandaşa bedava kömür dağıtmak
distribute free coal to the public f. halka bedava kömür dağıtmak
Teknik
distribute forces f. yükleri dağıtmak