ekolojik - Türkçe İngilizce Sözlük

ekolojik

"ekolojik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ekolojik ecological s.
The waste leak created an ecological disaster.
Atık sızıntısı ekolojik bir felakete neden oldu.

More Sentences
Çevre
ekolojik ecological s.
The waste leak created an ecological disaster.
Atık sızıntısı ekolojik bir felakete neden oldu.

More Sentences
Genel
ekolojik ecologic s.
ekolojik environmental s.
Biyoloji
ekolojik ecol. s.
Kısaltma
ekolojik ecol s.

"ekolojik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 111 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ekolojik peyzaj tasarımı ecological landscape design i.
ekolojik bölge ecological zone i.
ekolojik faktörler ecological factors i.
ekolojik tahribat ecocide i.
ekolojik denge ecological balance i.
ekolojik bakımdan sürdürülebilir kalkınma ecologically sustainable development i.
ekolojik gıda ekonomisi ecological food economy i.
ekolojik yenilik eco-innovation i.
ekolojik şehir eco-city i.
ekolojik şehir ecocity i.
ekolojik sistemler teorisi ecological systems theory i.
ekolojik kıyamet ecological armageddon i.
küçük ekolojik topluluk clan i.
ekolojik topluluk üyesi subordinate i.
(ekolojik etkenleri) ihtiyaç doğrultusunda düzenlemek manage f.
ekolojik ilişkilere zarar vermek disturb f.
ekolojik dengeyi bozmak disturb f.
(hayvan popülasyonu) özellikle doğal ekolojik dengeler bozulduğunda aniden artmak irrupt f.
farklı ekolojik koşullarda bulunabilen cosmopolitan s.
ekolojik açıdan baskın gelen dominant s.
ekolojik olarak ecologically zf.
Ticaret/Ekonomi
bir ekolojik topluluk bionie i.
ekolojik iktisat ecological economics i.
ekolojik kapitalizm eco-capitalism i.
ekolojik vergi eco-tax i.
ekolojik okul, şikago okulu chicago school i.
Hukuk
ekolojik duyarlılık temelli sabotaj eylemleri ecotage i.
Kurum/Kuruluş
ekolojik yaşam derneği ecological life association i.
Teknik
ekolojik etkenler environmental factors i.
Mimarlık
ekolojik mimari ecological architecture i.
Otomotiv
ekolojik açıdan zararlı madde ecologically harmful matter i.
ekolojik zarar ecological damage i.
Havacılık
kapalı ekolojik sistemi closed ecological system i.
Denizcilik
ekolojik sistem yönetimi management of ecological system i.
ekolojik araştırma ecological survey i.
Psikoloji
ekolojik yanılgı ecological fallacy i.
ekolojik yaşam alanı ecological niche i.
Gıda
ekolojik niş ecologic niche i.
Biyoloji
kuru ortamda yaşamda yetişen ekolojik topluluklar dizisi xerosere i.
ekolojik miras ecological succession i.
coğrafi bir eksen boyunca ve genellikle belirgin ekolojik açıklama olmadan birbiriyle ilgili bir grup organizmada meydana gelen morfolojik veya fizyolojik değişim topocline i.
organizmanın ekolojik uyarlanabilirlik aralığı amplitude i.
ekolojik tür ecotype i.
organizmanın gelişirken alabileceği ve genetik, ekolojik veya diğer faktörlerce tanımlanan olası vücut biçimleri morphospace i.
taksonun evrimleşirken alabileceği ve genetik, ekolojik veya diğer faktörlerce tanımlanan olası vücut biçimleri morphospace i.
ekolojik çalışmalarda tanımlanan dört veya daha fazla bitki örtüsü seviyelerinden biri moss layer i.
(gıda) aynı ekolojik kaynağı benzer şekilde kullanan bir grup organizma gild i.
ekolojik toplulukta daimi bulunan canlı türü constant i.
türün en iyi uyum sağladığı ekolojik çevreyle sınırlı kalma eğilimi fidelity i.
ekolojik ihtiyaçları aynı olan iki türün aynı anda aynı alanda olamayacağı ilkesi gause's principle i.
ekolojik ihtiyaçları aynı olan iki türün aynı anda aynı alanda olamayacağı ilkesi gause's rule i.
ekolojik topluma ait temel birim society i.
coğrafi bir eksen boyunca ve genellikle belirgin ekolojik açıklama olmadan birbiriyle ilgili bir grup organizmada meydana gelen morfolojik veya fizyolojik değişimle ilgili topoclinal s.
(bitki veya hayvan grubu) geniş bir ekolojik niş kaplayan successful s.
Deniz Biyolojisi
ekolojik niş ecological niche i.
ekolojik ölüm ecological extinction i.
ekolojik esneklik ecological resilience i.
Botanik
puslu bir ortamdan kaynaklanan (ekolojik zincir) mesarch s.
Tarım
ekolojik tarım ecologic agriculture i.
ekolojik tarım ecological agriculture i.
Sosyal Bilimler
ekolojik sosyal hizmet ecological social work i.
Çevre
ekolojik konum niche i.
ekolojik bilgelik ecological wisdom i.
ekolojik bilgelik eco wisdom i.
ekolojik bilgelik ecowisdom i.
ekolojik akıl ecological wisdom i.
ekolojik akıl ecowisdom i.
ekolojik biyoloji ecological biology i.
ekolojik denge ecological balance i.
ekolojik çevre ecohabitat i.
ekolojik çevre ecological environment i.
ekolojik etki ecological effect i.
ekolojik uyumun ve dengenin felsefesi ecosophy i.
ekolojik uyumun ve dengenin felsefesi ecophilosophy i.
ekolojik felsefe ecophilosophy i.
ekolojik felsefe ecosophy i.
iyi ekolojik durum good ecological status i.
ekolojik sanitasyon ecological sanitation (ecosan) i.
ekolojik restorasyon ecorestoration i.
ekolojik tahrip eco-descruction i.
uzun dönem ekolojik akış ihtiyaçları long term ecological flow needs (efn) i.
ekolojik istikrar ecological stability i.
ekolojik ayakizi ecological footprint i.
ekolojik çalışmalarda tanımlanan dört veya daha fazla bitki örtüsü seviyesinden biri tree layer i.
(ekolojik bir etmen olarak) iklim ecoclimate i.
ekolojik topluluktaki tür yapısının zaman içinde değişikliğe uğraması ecological succession i.
ekolojik facia ecocatastrophe i.
ekolojik zincir ecological succession i.
iki ana ekolojik topluluğun arasında kalan bölge ecotone i.
tek bir ekolojik çevrede bulunan organizma exclusive i.
ölü protoplazmayla beslenip parçalayarak organik madde bileşenlerini ekolojik döngüye geri veren organizma decomposer i.
aynı ekolojik kaynağı benzer şekilde kullanan canlı grubu guild i.
(tek tür organizmadan oluşan ve genellikle zincirin ilk aşamasını temsil eden) ekolojik topluluk family i.
özellikle yangın sonrası çoraklaşmış arazide çoğalıp yeni bir ekolojik döngü başlatabilen canlı pioneer i.
ekolojik topluluktaki birden fazla baskın türün tekini barındıran komünite consociation i.
organizma türünün ekolojik topluluk içerisindeki göreceli mevcudiyeti constancy i.
organizma türünün ekolojik topluluk içerisindeki göreceli mevcudiyeti constance i.
ekolojik toplulukta organizma türlerinin birbirine karışması interspersion i.
yüzey toprağının korunduğu zarar görmüş alanlardaki ekolojik topluluktaki tür yapısının zaman içinde değişikliğe uğraması secondary succession i.
bölgedeki biyotik gelişimi sırasında birbirini takip eden ekolojik topluluklar silsilesi sere i.
ekolojik felaket ecological disaster i.
doğal afet gelişmesi sonrası yaşanan ekolojik evre subsere i.
ekolojik duyarlı ecosensitive s.
ekolojik olmayan unecological s.
ekolojik oluşumlara ait climatical s.
ekolojik oluşumlara ait climatal s.
biyotik gelişim sırasında birbirini takip eden bir dizi ekolojik topluluğa ait veya ilgili seral s.
ekoloji veya ekolojik anlamındaki ön ek eco- ök.
Coğrafya
ekolojik ayak izi ecological footprint i.
Jeoloji
ekolojik resif ecologic reef i.
Askeri
tecrit edilmiş ekolojik sistem closed ecological system i.