embarrassed - Türkçe İngilizce Sözlük

embarrassed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

embarrassed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
utanmış, mahcup, sıkılmış
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪmˈbærəst/ – BrE /ɪmˈbærəst/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil kökenli ortaç: embarrassed
Sosyal bir durumda rahatsızlık ve utanç karışımı bir duygu yaşama hâlini niteleyen sözcüktür; “self-conscious” tonunu sık taşır. Fransızca embarrasser (“zor durumda bırakmak, engellemek”) kelimesinden İngilizceye geçmiştir; kökteki “sıkışma/engel” fikri, modern psikolojide utancın bedensel ve zihinsel “kilitlenme” hissiyle örtüşür.
Eş Anlamlılar:
ashamed, self-conscious
Zıt Anlamlılar:
unembarrassed, confident

"embarrassed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
embarrassed s. mahcup
I feel embarrassed if I am asked to talk in front of people.
İnsanların önünde konuşmam istendiğinde mahcup hissediyorum.

More Sentences
Genel
embarrassed s. sıkılgan
Tom is looking a little embarrassed.
Tom biraz sıkılgan görünüyor.

More Sentences
embarrassed s. utangaç
Tom and Mary told John they were embarrassed.
Tom ve Mary, John'a utangaç olduklarını söyledi.

More Sentences
embarrassed s. utanmış
Tom said that he wasn't embarrassed.
Tom utanmadığını söyledi.

More Sentences
embarrassed s. çekingen
embarrassed s. sıkılmış
Ticaret/Ekonomi
embarrassed s. gırtlağına kadar borca batmış
embarrassed s. para sıkıntısı içinde olan

"embarrassed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be embarrassed f. utanmak
be embarrassed f. mahcup olmak
Genel
feel embarrassed f. sıkılmak
be embarrassed f. bozum olmak
be embarrassed f. bozulmak
be embarrassed f. morarmak
feel embarrassed f. utanç duymak
remain embarrassed f. mahcup kalmak
be embarrassed f. mahcup kalmak
feel embarrassed f. mahcup kalmak
be embarrassed f. mahcup edilmek
be embarrassed to death f. çok utanmak
be deeply embarrassed f. ölümüne utanmak
be embarrassed to death f. ölümüne utanmak
be deeply embarrassed f. çok utanmak
feel embarrassed for another person f. başkasının yerine utanmak
embarrassed about (something) s. (bir konuda) utanmış
embarrassed about (something) s. (bir konuda) mahcup
embarrassed about (something) s. (bir şeyle) ilgili utanmış/mahcup
İfadeler
in embarrassed circumstances expr. müşkülat içinde
in embarrassed circumstances expr. parasal olarak darda
in embarrassed circumstances expr. paraca sıkıntıda
Konuşma Dili
be embarrassed to the core f. utançtan yerin dibine girmek
Deyim
financially embarrassed s. mali yönden sıkıntıda
financially embarrassed s. maddi sıkıntı içerisinde
financially embarrassed s. meteliksiz
financially embarrassed s. darda
Konuşma
I was embarrassed expr. utandım
you're making me embarrassed expr. beni utandırıyorsun
I'm so embarrassed expr. çok utanıyorum
it's nothing to be embarrassed of expr. bunda utanılacak bir şey yok
there's nothing to be embarrassed about expr. utanacak bir şey yok ki bunda
I'm embarrassed expr. utanıyorum
you were embarrassed by me expr. utandın benden