| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | enlighten f. | aydınlatmak | ||
|
Our supervisor enlightened us about the tricks of the job. Amirimiz işin püf noktaları hakkında bizi aydınlattı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | enlighten f. | aydınlatmak | ||
|
Our supervisor enlightened us about the tricks of the job. Amirimiz işin püf noktaları hakkında bizi aydınlattı. More Sentences |
||||
| Genel | enlighten f. | bilgi vermek | ||
| Genel | enlighten f. | bilgilendirmek | ||
| Genel | enlighten f. | öğretmek | ||
| Genel | enlighten f. | açıklamak | ||
| Genel | enlighten f. | açıklığa kavuşturmak | ||
| Genel | enlighten f. | ışık tutmak | ||
| Genel | enlighten f. | aydınlığa kavuşturmak | ||
| Genel | enlighten f. | tenvir etmek | ||
| Genel | enlighten f. | cehaletten kurtulmak | ||
| Genel | enlighten f. | önyargılardan arınmak | ||
| Genel | enlighten f. | batıl inançlardan uzaklaşmak | ||
| Genel | enlighten f. | projeksiyon tutmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | enlighten someone on something f. | birini bir konuda aydınlatmak | ||
| Genel | enlighten someone about something f. | birini bir konuda aydınlatmak | ||
| Genel | enlighten someone f. | birini bilgilendirmek | ||
| Genel | enlighten someone f. | birini aydınlatmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | enlighten (someone) about (someone or something) f. | (birini biri/bir şey) hakkında bilgilendirmek | ||
| Öbek Fiiller | enlighten (someone) about (someone or something) f. | (birini biri/bir şey) hakkında aydınlatmak | ||
| Öbek Fiiller | enlighten (someone) on (someone or something) f. | (birini biri/bir şey) hakkında aydınlatmak | ||
| Öbek Fiiller | enlighten (someone) on (someone or something) f. | (birini biri/bir şey) hakkında bilgilendirmek | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | enlighten about f. | aydınlatmak | ||
| Deyim | enlighten on f. | aydınlatmak | ||
| Deyim | enlighten on f. | olup bitenler hakkında detaylı bilgi vermek | ||
| Deyim | enlighten about f. | olup bitenler hakkında detaylı bilgi vermek | ||