expel - Türkçe İngilizce Sözlük

expel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

expel — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kovmak, sınır dışı etmek, çıkarmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈspɛl/ – BrE /ɪkˈspel/)
Terim Türü:
Fiil: expel (expels – expelled – expelling)
Birini bir kurumdan/ülkeden zorla çıkarmayı; bir şeyi de fiziksel olarak dışarı atmayı anlatan fiildir. Latince expellere (“dışarı sürmek; ex- + pellere ‘itmek’”) kökünden gelir; modern kullanımda expel, “çıkarma” eylemine güç ve otorite boyutu ekleyerek okul disiplininden göçe kadar sert kararları işaret eder.
Eş Anlamlılar:
eject, oust, deport
Zıt Anlamlılar:
admit, accept, retain

"expel" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
expel f. defetmek
Genel
expel f. dışarı atmak
Expel all the air from your lungs and think about its transportation throughout your body!
Ciğerlerinizdeki tüm havayı dışarı atın ve vücudunuzdaki taşınımını düşünün!

More Sentences
expel f. çıkarmak
The first stage, expel the Americans from Iraq.
İlk aşama, Amerikalıları Irak'tan çıkarmak.

More Sentences
expel f. sınırdışı etmek
The officials expelled all foreign journalists.
Yetkililer tüm yabancı gazetecileri sınırdışı etti.

More Sentences
expel f. atmak
The gas was expelled out of the container.
Gaz konteynerden dışarı atıldı.

More Sentences
expel f. kovmak
Madan, who will expel Vishwanath and his family from his home, will leave this family in very difficult conditions.
Vishwanath ve ailesini evinden kovacak olan Madan, bu aileyi çok zor şartlarda bırakacaktır.

More Sentences
expel f. okuldan atmak
He was expelled for what he did yesterday.
Dün yaptıkları yüzünden okuldan atıldı.

More Sentences
expel f. uzaklaştırmak
Tom was caught cheating on a test and got expelled from school.
Tom, sınavda kopya çekerken yakalandı ve okuldan uzaklaştırıldı.

More Sentences
expel f. sınır dışı etmek
If you expel the diplomats, there will be severe consequences.
Eğer diplomatları sınır dışı ederseniz, bunun ciddi sonuçları olacaktır.

More Sentences
Siyasal
expel f. dışarı atmak
Expel all the air from your lungs and think about its transportation throughout your body!
Ciğerlerinizdeki tüm havayı dışarı atın ve vücudunuzdaki taşınımını düşünün!

More Sentences
expel f. kovmak
Madan, who will expel Vishwanath and his family from his home, will leave this family in very difficult conditions.
Vishwanath ve ailesini evinden kovacak olan Madan, bu aileyi çok zor şartlarda bırakacaktır.

More Sentences
Askeri
expel f. kovmak
Madan, who will expel Vishwanath and his family from his home, will leave this family in very difficult conditions.
Vishwanath ve ailesini evinden kovacak olan Madan, bu aileyi çok zor şartlarda bırakacaktır.

More Sentences
Genel
expel f. sürgün etmek
expel f. azletmek
expel f. sürmek
expel f. attırmak
Ticaret/Ekonomi
expel f. ihraç etmek
Siyasal
expel f. ihraç etmek
expel f. sürmek
expel f. tardetmek
Askeri
expel f. defetmek
expel f. tart etmek

"expel" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
expel from society f. toplumdan dışlamak
expel the pupil f. öğrenciyi sınıftan atmak
re-expel f. tekrar çıkarmak
re-expel f. tekrar uzaklaştırmak
re-expel f. yeniden dışarı atmak
re-expel f. yeniden defetmek
re-expel f. yeniden azletmek
re-expel f. yeniden attırmak
Öbek Fiiller
expel something from something f. bir şeyden bir şey fışkırtmak/püskürtmek
expel someone from something f. birini bir şeyden/yerden sürmek
expel someone from something f. birini bir şeyden/yerden atmak
expel something from something f. bir şeyi bir şeyden dışarı atmak
expel someone from something f. birini bir şeyden/yerden uzaklaştırmak
expel someone from something f. birini bir şeyden/yerden defetmek
expel something from something f. bir şeyden bir şey çıkarmak
expel someone from something f. birini bir şeyden/yerden kovmak
expel someone from something f. birini bir şeyden/yerden göndermek
Deyim
expel from f. bırakmak zorunda bırakmak
expel from f. dışlamak
expel from f. dışarı atmak
expel from f. sürüp çıkartmak
Ticaret/Ekonomi
re-expel f. yeniden ihraç etmek
Medikal
expel gallstones f. safra taşı düşürmek
expel kidney stones f. böbrek taşı düşürmek
expel intestinal worms f. bağırsak kurdu düşürmek