extraneous - Türkçe İngilizce Sözlük

extraneous

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

extraneous — Definition

Anlamı ve Tanımı:
alakasız, dışarıdan gelen, gereksiz
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈstreɪniəs/ – BrE /ɪkˈstreɪniəs/)
Terim Türü:
Sıfat
Konuyla doğrudan ilgili olmayan, “fazlalık” oluşturan veya dışarıdan eklenmiş unsuru niteleyen sözcüktür. Latince extraneus (“dışarıdan, yabancı”) kökünden gelir; modern kullanımda extraneous, özellikle mantık ve yazımda “gürültü”yü ayıklamak için, ana fikri bulandıran unsurları tanımlayan keskin bir sıfattır.
Eş Anlamlılar:
irrelevant, superfluous, unnecessary
Zıt Anlamlılar:
relevant, pertinent, essential

"extraneous" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
extraneous s. yabancı
Extraneous noises will be cleaned in the post-editing.
Yabancı sesler post-edit sırasında temizlenecektir.

More Sentences
extraneous s. konu dışı
Your intervention is extraneous to the argument between us.
Sizin müdahaleniz aramızdaki tartışmada konu dışı kalıyor.

More Sentences
extraneous s. dışarıdan gelen
extraneous s. ikincil
extraneous s. yabancı (madde/cisim)
extraneous s. konu dışı olan
extraneous s. konu ile ilgisi olmayan
extraneous s. gereksiz
extraneous s. alakasız
Medikal
extraneous s. dıştan gelen

"extraneous" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
extraneous influence i. konu dışı etki
Ticaret/Ekonomi
extraneous income i. dış kaynaklı gelir
extraneous income i. dış gelir
Hukuk
extraneous evidence i. harici delil
extraneous evidence i. harici kanıt
Teknik
extraneous diffraction lines i. yabancı kırınım çizgileri
extraneous matter i. yabancı madde
extraneous effects i. dış etkiler
extraneous variable i. dış değişken
Havacılık
extraneous lighting i. dış ışıklandırma