relevant - Türkçe İngilizce Sözlük

relevant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

relevant — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ilgili, konuya uygun
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈrɛlɪvənt/ – BrE /ˈrɛlɪvənt/)
Terim Türü:
Sıfat: relevant
Ele alınan meseleyle bağlantılı olanı niteleyen sıfattır. Latince relevare kökünden evrilmiştir. Akademik ve hukuki metinlerde kapsam belirler.
Eş Anlamlılar:
pertinent
Zıt Anlamlılar:
irrelevant

"relevant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
relevant s. konuyla ilgili
On the Commission budget, there are four relevant points.
Komisyon bütçesine ilişkin olarak, konuyla ilgili dört husus bulunmaktadır.

More Sentences
relevant s. konu ile ilgili
The professor provided relevant examples to support her argument.
Profesör argümanını desteklemek için konu ile ilgili örnekler verdi.

More Sentences
relevant s. ilgili
We received relevant evidence that could indict him.
Onu suçlu gösterebilecek olan ilgili kanıtlar elimize ulaştı.

More Sentences
relevant s. ilişkili
The time has come to debate the most relevant matters.
En ilişkili konuları tartışmak için zaman geldi.

More Sentences
relevant s. ilişkisi olan
relevant s. konu ile alakalı
Genel
relevant s. yerinde
I think that this is a very relevant and courageous move and I welcome it.
Bunun çok yerinde ve cesur bir adım olduğunu düşünüyor ve memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
relevant s. yararlı
Depending on your situation, some will be more relevant and helpful than others.
Durumunuza bağlı olarak, bazıları diğerlerinden daha alakalı ve yararlı olacaktır.

More Sentences
relevant s. alakalı
This algorithm change was focused on providing more useful, relevant, and accurate local search results.
Bu algoritma değişikliği, daha kullanışlı, alakalı ve doğru yerel arama sonuçları sağlamaya odaklandı.

More Sentences
relevant s. uygun
This comparison may not seem relevant to you, but it is relevant in terms of the candidate countries' expectations.
Bu karşılaştırma size uygun görünmeyebilir, ancak aday ülkelerin beklentileri açısından önemlidir.

More Sentences
relevant s. söz konusu
This common admonition seems to be very relevant in the case of Europe's security.
Bu genel öğüt Avrupa'nın güvenliği söz konusu olduğunda da son derece geçerli görünmektedir.

More Sentences
Teknik
relevant s. ilgili
We received relevant evidence that could indict him.
Onu suçlu gösterebilecek olan ilgili kanıtlar elimize ulaştı.

More Sentences
Genel
relevant s. amacına uygun
relevant s. güncel konularla ilgili
relevant s. bağıntılı
relevant s. ilgi
relevant s. bağlantılı
relevant s. konu ile alakalı
relevant s. konu ile ilişkili
relevant s. uygulanabilir
relevant s. göreceli
relevant s. konuya uygun
Dilbilim
relevant s. ayırıcı
relevant s. belirgin
relevant s. bağıntılı

"relevant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
remain relevant f. gündemde kalmak
Genel
relevant literature i. ilgili kaynaklar
relevant person i. ilgili kişi
relevant authorities i. ilgili makamlar
relevant letter i. ilgili yazı
relevant message i. ilgili yazı
the relevant department i. ilgili veya bağlı bakanlık
relevant department i. ilgili birim
relevant department i. ilgili bölüm
relevant person i. ilgili şahıs
relevant persons i. ilgili kişiler
relevant tables i. ilgili tablolar
relevant practice i. ilgili uygulama
relevant information i. ilgili bilgiler
relevant information i. ilgili bilgi
relevant production instructions i. ilgili üretim talimatları
be relevant f. alakalı olmak
continue to be relevant f. güncelliğini korumak
clinically relevant s. klinik olarak ilişkili
clinically relevant s. klinik olarak ilgili
clinically relevant s. klinik açıdan ilgili
questionnaire-relevant s. anketle alakalı
in accordance with the relevant regulations zf. ilgili yönetmelik uyarınca
relevant to ed. ile ilgili
İfadeler
where relevant expr. ilgili olduğu yere
where relevant expr. alakalıysa
where relevant expr. alakalı olduğu yerde
where relevant expr. ilgiliyse
where relevant expr. alakalı olduğu yere
where relevant expr. ilgili olduğu yerde
pursuant to relevant by-law expr. ilgili yönetmelik uyarınca
relevant to this matter expr. bu konuyla alakalı
relevant to this issue expr. bu konu ile ilgili
relevant to this matter expr. bu konu ile alakalı
relevant to this issue expr. bu konuyla ilgili
relevant to this matter expr. bu konuyla ilgili
relevant to this matter expr. bu konu ile ilgili
relevant to this issue expr. bu konu ile alakalı
relevant to this issue expr. bu konuyla alakalı
if relevant expr. ilgili ise
if relevant expr. uygun ise
as relevant to expr. -ile ilgili olarak
Konuşma
let me put you through to the relevant department expr. sizi ilgili birime aktarıyorum
let me put you through to the relevant department expr. sizi ilgili bölüme aktarıyorum
Ticaret/Ekonomi
relevant cost i. uygun maliyet
revenue collected in advance relevant to periods further than one year i. gelecek yıllara ait gelirler
accrued revenue receivables relevant to future years i. gelir tahakkukları
prepaid expenses relevant to future years i. gelecek yılara ait giderler
revenue collected in advance relevant to coming months i. gelecek aylara ait gelirler
relevant accounting standards i. ilgili muhasebe standartları
relevant competition authority i. ilgili rekabet yetkili makamı
relevant cost i. ilgili masraf
relevant fiscal year i. ilgili mali yıl
relevant institutions and organizations i. ilgili kurum ve kuruluşlar
relevant legislation i. ilgili mevzuat
to the relevant authority i. ilgili makama
joint ownership of relevant intellectual property rights i. ilgili fikri mülkiyet haklarının ortak sahipliği
relevant work experience i. ilgili iş deneyimi
relevant work experience i. ilgili iş tecrübesi
Hukuk
sign the relevant receipt and delivery papers therefor i. teslim ve tesellüm evraklarını imzaya
all relevant issues i. ilgili tüm hususlar
relevant [scottish] s. yeterli
relevant [scottish] s. münasip
relevant [scottish] s. geçerli
Siyasal
relevant market for the contract products i. sözleşme konusu ürünler pazarı
relevant authority i. ilgili merci
relevant authority i. ilgili makam
systemically relevant economies i. sistematik güncel ekonomiler
evaluate all relevant factors f. bütün ilgili faktörleri değerlendirmek
Teknik
application of relevant international standards i. ilgili uluslararası standartların uygulanması
relevant expert i. konunun uzmanı
Telekom
relevant market i. ilgili piyasa
Medikal
relevant virus i. ilgili virüs
Çevre
principles and applications of relevant international standards i. ilgili uluslararası standartların prensipleri ve uygulamaları
Askeri
non-relevant failures i. ilişkili görülmeyen arızalar