griped - Türkçe İngilizce Sözlük

griped

griped — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yakınmak, şikâyet
Okunuş (IPA):
(AmE /ɡraɪp/ – BrE /ɡraɪp/)
Terim Türü:
Fiil: gripe (gripes – griped – griping)
Sürekli ve çoğu zaman küçük konular üzerine sızlanmayı tanımlamakta olan sözcüktür; gündelik rahatsızlıkların sözlü ifadesini temsil eder. Grip ile ilişkili köken hattı, sıkıştırma ve huzursuzluk hissinin dilsel yakınmaya dönüşmesini gösterir.
Eş Anlamlılar:
complain
Zıt Anlamlılar:
praise

"griped" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
gripe i. sancı
Genel
gripe i. sıkıntı
They have legitimate gripes.
Onların yasal sıkıntıları var.

More Sentences
gripe i. şikayet
Her only gripe about the quality of the food.
Tek şikayeti yemeklerin kalitesi.

More Sentences
gripe f. yakınmak
She started to gripe about the taxes.
Vergilerden yakınmaya başladı.

More Sentences
gripe i. sızlanma
gripe i. mızmızlanma
gripe i. yakınma
gripe i. sıkıntı verme
gripe i. sancı (midede)
gripe i. karın ağrısı
gripe i. kavrama
gripe i. sıkıca tutma
gripe i. kontrol
gripe i. uzmanlık
gripe i. zalim bir şekilde zorlama
gripe i. baskı
gripe i. can yakıcı sıkıntı
gripe i. ızdırap
gripe i. rahatsızlık
gripe i. sap
gripe i. tutma yeri
gripe i. el dolusu şey
gripe i. fren
gripe f. sancı vermek
gripe f. sızlatmak
gripe f. burmak
gripe f. sıkıntı vermek
gripe f. vızıldamak
gripe f. sancımak (mide)
gripe f. sancılanmak
gripe f. yakalamak
gripe f. sızlanmak
gripe f. karnını ağrıtmak
gripe f. dertlenmek
gripe f. zorla ele geçirmek
gripe f. zorla kontrolünü ele geçirmek
gripe f. ızdırap vermek
gripe f. başa bela olmak
gripe f. yoksulluğun altında ezmek
gripe f. duygusuzluk ve vicdansızlıkla ezmek
gripe f. sinirlendirmek
gripe f. kızdırmak
gripe f. canını sıkmak
gripe f. sert bir şekilde şikayet etmek
gripe f. homurdanarak itiraz edip eleştirmek
gripe N. şikâyet
Teknik
gripe i. vinç kastanyola çemberi
Denizcilik
gripe i. filika bağlama takımı
gripe i. omurga ön çene parçası
gripe i. geminin su altındaki kıç tarafının pusulası veya keskinliği
gripe i. baş bodoslama topuğu
gripe f. orsada rüzgara gelmek
Eski Kullanım
gripe i. akbaba
gripe f. sıkıca elinde tutmak
gripe f. zar zor sahip olmak
gripe f. kavramaya çalışmak
gripe f. yakalamaya çalışmak
gripe f. ele geçirmeye başlamak
gripe f. açgözlü bir şekilde elde edip sıkı sıkı tutmak

"griped" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
gripe penny i. cimri
gripe penny i. paragöz
gripe penny i. hasis
gripe penny i. pinti
gripe [dialect] [uk] i. küçük hendek
gripe [dialect] [uk] i. oluk
gripe [obsolete] i. kavrama aracı olarak el
gripe [obsolete] i. kartal başlı aslan gövdeli ejderha
gripe's egg [obsolete] i. simyacıların kullandığı, çok büyük yumurta şeklinde bir kap
gripe [obsolete] f. sarıp sarmalamak
Öbek Fiiller
gripe at f. sürekli yakınmak
gripe at f. şikayet etmek
gripe at f. mızmızlanmak
gripe about f. sızlanmak
gripe to (someone or something) f. (birine/bir şeye) söylenmek
gripe to (someone or something) about (someone or something) f. (birine/bir şeye biri/bir şey) hakkında sızlanmak
gripe about (someone or something) to (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında (birine/bir şeye) sürekli yakınmak
gripe about (someone or something) to (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında (birine/bir şeye) sızlanmak
gripe at (someone) f. (birine) mızmızlanmak
gripe at (someone) f. (birine) sürekli yakınmak
gripe to (someone or something) f. (birine/bir şeye) sürekli yakınmak
gripe to (someone or something) f. (birine/bir şeye) şikayet edip durmak
gripe about (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) şikayet edip durmak
gripe about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında söylenmek
gripe to (someone or something) about (someone or something) f. (birine/bir şeye biri/bir şey) hakkında sürekli yakınmak
gripe at (someone) f. (birine) şikayet edip durmak
gripe about (someone or something) to (someone or something) f. (birinden/bir şeyden birine/bir şeye) şikayet edip durmak
gripe to (someone or something) f. (birine/bir şeye) sızlanmak
gripe about (someone or something) to (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında (birine/bir şeye) söylenmek
gripe to (someone or something) about (someone or something) f. (birine/bir şeye biri/bir şey) hakkında söylenmek
gripe to (someone or something) about (someone or something) f. (birine/bir şeye birinden/bir şeyden) şikayet edip durmak
gripe about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında sürekli yakınmak
gripe about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında sızlanmak
Deyim
gripe one's soul f. içini sıkmak
gripe one's soul f. birine sıkıntı vermek
gripe one's soul f. ruhunu daraltmak
gripe soul f. içini sıkmak
gripe soul f. ruhunu daraltmak
gripe soul f. sıkıntı vermek
Bilişim
gripe site i. şikayet sitesi
Denizcilik
gripe piece i. ahşap teknenin gövdesini veya talimarını omurgaya bağlayan kavisli kereste
Medikal
gripe water i. gaz giderici karışım
Argo
gripe one’s butt f. canını sıkmak
gripe one’s ass f. canını sıkmak
gripe one’s butt f. öfkelendirmek
gripe one’s ass f. öfkelendirmek
gripe one’s ass f. sinirlendirmek
gripe one’s butt f. tilt etmek
gripe one’s ass f. tilt etmek
gripe one’s butt f. sinirlendirmek
gripe one’s butt f. rahatsız etmek
gripe one’s ass f. rahatsız etmek