harden - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

harden

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"harden" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
harden f. sertleşmek
harden f. sertleştirmek
harden f. katılaşmak
General
harden f. kuvvetlendirmek
harden f. sağlamlaştırmak
harden f. duygusuzlaştırmak
harden f. katılaşmak
harden f. denge kurmak
harden f. sertleşmek
harden f. acımasızlaşmak
harden f. pekiştirmek
harden f. kapılmak
harden f. yükselmek
harden f. kuvvetlenmek
harden f. pekleşmek
harden f. katı olmak
harden f. alıştırmak
harden f. pekişmek
harden f. donmak (çimento)
harden f. duygusuzlaşmak
harden f. artmak
Technical
harden su vermek (çelik vb'ine)
harden sertleştirmek
harden çeliğe su vermek
harden katılaşmak
harden katılaştırmak
Automotive
harden sertleşmek

"harden" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
General
harden extremely f. abanoz kesilmek
age-harden f. yaşlanmayla sertleştirmek
work-harden f. mekanik bir işlem ile sertleştirmek
harden something up f. bir şeyi sertleştirmek
case-harden f. kuvvetlendirmek
case-harden f. sertleştirmek
case-harden f. dayanıklı hale getirmek
case-harden f. hissizleştirmek
case-harden f. duyarsızlaştırmak
Idioms
harden one's heart bağrına taş basmak
harden oneself to something kendini kötü bir şeye hazırlamak
harden oneself to something kendini güç/meşakkatli bir şeye alıştırmak
harden oneself to something kendini zor bir şeye hazırlamak
harden oneself to something kendini acımasızlaşmak
harden oneself to something kendini hissizleşmek
harden oneself to something kendini güç bir durumdan etkilenmez hale getirmek
Slang
(penis) harden (penis) sertleşmek
(penis) harden (penis) kalkmak
Technical
air-harden havada sertleştirmek
color-harden yüzey sertleştirmek
flame-harden alevle sertleştirmek
hammer harden soğuk döverek sertleştirmek