hasten - Türkçe İngilizce Sözlük

hasten

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hasten — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hızlandırmak, acele etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈheɪsən/ – BrE /ˈheɪsən/)
Terim Türü:
Fiil: hasten (hastens – hastened – hastening)
Bir süreci daha hızlı gerçekleşir hâle getirmeyi anlatan sözcüktür; bilinçli hızlandırma vurgusu taşır. Haste kökünden türeyen fiil, aceleyi eyleme dönüştürür.
Eş Anlamlılar:
accelerate
Zıt Anlamlılar:
delay

"hasten" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hasten f. hızlandırmak
The government's action was hastened by the protests.
Protestolar hükümetin eylemini hızlandırdı.

More Sentences
hasten f. acele ettirmek
She hastened to deny the story.
Hikayeyi inkar etmek için acele etti.

More Sentences
hasten f. erkene almak
The presentation hastened to explain the project.
Sunum projeyi açıklamak için erkene alınmış.

More Sentences
hasten f. acilen yetiştirmek
The ambulance hastened the injured man to the hospital.
Ambulans yaralı adamı acilen hastaneye yetiştirildi.

More Sentences
hasten f. hız vermek
hasten f. aceleci davranmak
hasten f. aceleleştirmek
hasten f. telaşlandırmak
hasten f. sıkıştırmak
hasten f. ivdirmek
hasten f. acele etmek
hasten f. iki ayağını bir pabuca koymak
hasten f. iki ayağını bir pabuca sokmak
hasten f. aceleye getirmek
hasten f. (bir şey söylemeye) çekinmek
hasten f. bir kerede yapmak
hasten f. erkene çekmek

"hasten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hasten [obsolete] f. alelacele göndermek
hasten [obsolete] f. hızlıca getirmek
Öbek Fiiller
hasten back f. apar topar dönmek