havadan - Türkçe İngilizce Sözlük

havadan

"havadan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
havadan over the air zf.
Advertising sells products over the air.
Reklam ürünleri havadan satar.

More Sentences
havadan from the air zf.
The helicopters shoot from the air and the press has been muzzled, In Nepal there is both terror and counter-terror.
Helikopterler havadan ateş ediyor ve basın susturulmuş durumda, Nepal'de hem terör hem de terörle mücadele var.

More Sentences
havadan empty s.
havadan worthless s.
havadan aerial s.
havadan for nothing zf.
havadan over air zf.
havadan by air zf.
havadan effortlessly zf.
havadan out of thin air zf.
Teknik
havadan aerial s.
Havacılık
havadan aerial s.

"havadan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
havadan hafif uçakların kaldırma gücünü artırabilmek için kullanılan durağan ve hafif bir gaz helium i.
havadan görünüş aerial view i.
kötü havadan aşınma weathering i.
havadan sudan konuşma small talk i.
havadan tohumlama aerial seeding i.
havadan çekilmiş fotoğraf aerial photograph i.
havadan gözlem aerial survey i.
havadan keşif aerial reconnaissance i.
havadan kazanılan para unearned income i.
havadan koruma air-cover i.
denizdeki kimseyi havadan kurtarma air-sea rescue i.
havadan görünüm aerial viewpoint i.
havadan bakış aerial viewpoint i.
havadan gözlemle harita çıkarma aerocartography i.
havadan görülen manzara airscape i.
havadan görülen deniz veya kara manzarası airscape i.
havadan sudan muhabbet backchat i.
havadan sudan konuşma trifling i.
havadan sudan sohbet twitter i.
havadan sudan konuşan kimse twitterer i.
hızlı veya havadan sudan konuşma yabber [australia] i.
havadan sudan konuşma bytalk i.
havadan malzeme atma alanında yetişmiş uzman dropmaster i.
(ekip, havadan vb.) destek support i.
havadan atmak balloon f.
havadan kazanç sağlamak gain unearned income f.
havadan kazanç elde etmek gain unearned income f.
havadan atmak air drop f.
havadan atmak air-drop f.
havadan konmak be bumped up f.
havadan sudan konuşmak speak sweet nothings f.
havadan atmak airdrop f.
havadan sudan konuşmak chitchat f.
havadan sudan konuşmak chinwag f.
havadan sudan konuşmak tinkle f.
havadan götürmek wing f.
havadan atmak drop f.
havadan bırakmak paradrop f.
havadan atmak paradrop f.
kötü havadan kaçıp bir yere sığınmak skug f.
havadan küçük damlalar halinde nem toplamak sweat f.
havadan nakledilen airborne s.
havadan gelen (mikrop, toz vb) airborne s.
havadan kazanılmış unearned s.
havadan denize air-to-sea s.
havadan havaya air-to-air s.
havadan yere air-to-ground s.
havadan ağır heavier-than-air s.
havadan sudan trivial s.
sisli (kirli havadan dolayı) smoggy s.
puslu (kirli havadan dolayı) smoggy s.
havadan sudan desultorily zf.
havadan sudan randomly zf.
havadan sudan at random zf.
havadan sudan konuşarak triflingly zf.
havadan sudan konuşarak phatically zf.
Öbek Fiiller
(havadan gelip) -in üstüne düşmek land upon f.
havadan birinin/bir şeyin üstüne imek land upon f.
havadan sudan konuşmak/sohbet etmek chat up f.
havadan sudan konuşmak jabber about (someone or something) f.
Konuşma Dili
havadan sudan konuşma small talk i.
havadan gelen para pennies for heaven i.
dolu gibi görünüp aslında içi havadan oluşan cips paketi chiptease i.
havadan sudan konuşma water cooler talk i.
havadan sudan konuşma water cooler conversation i.
havadan sudan konuşma water cooler chat i.
havadan sudan konuşmak shoot the bull f.
havadan sudan konuşmak jabber f.
Deyim
havadan gelen para money for old rope i.
havadan gelen para money for jam i.
havadan sudan konuşma coffee talk i.
havadan sudan şeyler konuşmak engage in small talk f.
havadan gelen para olmak be money for jam [uk] f.
havadan gelen para olmak be money for old rope [uk] f.
havadan sudan konuşma small talk expr.
havadan para kazanmış in the gravy expr.
Konuşma
havadan sudan of this and that expr.
bütün gün havadan sudan konuştuk we talked sweet nothings all day long expr.
Ticaret/Ekonomi
havadan taşınan airborne s.
Siyasal
havadan havaya tehdit air to air threat i.
Teknik
havadan çekilen fotoğraf yardımıyla yapılan araştırma aerial survey i.
havadan sualtına füze air to underwater missile i.
havadan atılan balistik füze air launched ballistic missile i.
havadan yere füze air to ground missile i.
havadan çekilen fotoğraf aerial photograph i.
havadan nem alımı air dehumidification i.
havadan çekilen fotoğraflarla yapılan harita photomap i.
havadan havaya haberleşme air to air communication i.
denizdeki kimseyi havadan kurtarma air sea rescue i.
havadan satha füze air to surface missile i.
havadan daha ağır olan uçak aerodyne i.
havadan hafif uçak aerostat i.
havadan erken uyarı airborne early warning i.
havadan haritacılık aerial mapping i.
havadan taşıma airlift i.
havadan perspektif aerial perspective i.
havadan havaya haberleşme air-to-air communication i.
havadan havaya ısı eşanjörü air-to-air heat exchanger i.
havadan suya ısı eşanjörü air-to-water heat exchanger i.
havadan yerin fotoğraflarını çekme trimetrogon i.
havadan suya air to water i.
havadan suya ısı pompası air/water heat pump i.
havadan-havaya ısı kazanımı cihazı air-to-air heat recovery device i.
havadan yere füze air-to-surface missile i.
havadan havaya füze air-to-air missile i.
tüplü dalışlarda kullanılan, atmosferdeki havadan daha yüksek oranda oksijene sahip hava nitrox i.
genellikle dalışta vurgun yememek ve normalden daha uzun süre dalmak için kullanılan, atmosferik havadan daha fazla oksijen içeren hava enriched air i.
haritada havadan fotoğraflama uçuşu ile ana hatları çizilen alanların enlem, boylam, harita ve sorti gibi bilgilerinin yer aldığı kısım master plot i.
kullanım için havadan karbon dioksit ayrıştırma air mining i.
havadan çekilen fotoğraflarla yapılan keşif photoreconnaisance i.
havadan taşımak airlift f.
havadan arındırmak purge f.
havadan geçen air borne s.
havadan gelen airborne s.
havadan yere air to ground s.
havadan emdiği su ile eriyebilen deliquescent s.
havadan havaya air to air s.
havadan taşınan airborne s.
havadan atılan airborne s.
havadan bozulmaz weatherproof s.
havadan hafif lighter-than-air s.
havadan yere air grd expr.
havadan at air drop expr.
havadan yere air gnd expr.
Bilgisayar
bir yüzeye temas etmeden havadan çalışabilen kablosuz mouse/fare air mouse i.
Bilişim
havadan gözlem airborne remote sensing i.
havadan giden kabl havai kablo aerial cable i.
havadan algılama airborne remote sensing i.
Telekom
havadan yeniden anahtarlama over-the-air rekeying i.
havadan yeniden anahtarlama over the air rekeying i.
havadan-temassız istenmeyen işaret yayımı radiated spurious emission i.
havadan algılama airborne remote sensing i.
havadan denetim over the air control i.
havadan havaya air-to-air s.
havadan taşınabilir air portable s.
Elektrik
havadan haberleşme kabloları aerial telecommunication cables i.
İnşaat
havadan bozulma weathering i.
Otomotiv
havadan-suya ara soğutucu air-to-water intercooler i.
havadan-havaya ara soğutucu air-to-air intercooler i.
Havacılık
havadan nakil ve ikmal airlift i.
havadan gelen ateş kontrol radar seti airborne fire control radar set i.
havadan hafif hava vasıtaları aerostat i.
havadan perspektif aerial perspective i.
havadan çarpışma riski airmiss i.
havadan toz serpme uçağı airplane for dusting purposes i.
havadan taşı airlift i.
havadan hafif uçak aerostat i.
havadan hafif uçak airship i.
havadan momentumu engelleme kuvveti air momentum drag i.
havadan ulaşımı olan tüm kentlerin üç harfli kodu airport code i.