hedeflenen - Türkçe İngilizce Sözlük

hedeflenen

"hedeflenen" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hedeflenen targeted s.
hedeflenen planned s.
Hukuk
hedeflenen projected s.

"hedeflenen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 46 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hedeflenen izleyici/dinleyici kitlesi intended audience i.
hedeflenen yükleme targeted loading i.
hedeflenen nesneyi ıskalama miscue i.
yazı-turada madeni paranın atılması hedeflenen yüzü motty [ireland] i.
hedeflenen olası nitelikler possibility i.
hedeflenen şey final cause i.
hedeflenen gelirden fazlasını elde etmek overshoot f.
hedeflenen şeye ulaşmak connect f.
hedeflenen işarete ulaşan home s.
hedeflenen yere ulaşan home s.
dolaylı şekilde hedeflenen oblique s.
Öbek Fiiller
(bir şeyde) hedeflenen aşamada olmamak fall behind on (something) f.
Konuşma Dili
hedeflenen bir faaliyeti önleyen kimse sab [uk] i.
hedeflenen şey where it’s at expr.
Ticaret/Ekonomi
hedeflenen gelir oranı target return i.
hedeflenen muafiyetler targeted exemptions i.
hedeflenen enflasyon oranı targeted inflation rate i.
hedeflenen değer target value i.
hedeflenen bütçe target budget i.
hedeflenen sermaye oranı targeted capital ratio i.
hedeflenen uzun süreli yeniden finansman sağlama operasyonları targeted longer-term refinancing operations i.
satın alınması hedeflenen şirket takeover target i.
satın alınması hedeflenen şirket target company i.
Siyasal
hedeflenen program target program i.
Teknik
hedeflenen lisan target language i.
hedeflenen şirket target company i.
Medikal
hedeflenen ilaç taşıyıcı sistem targeted drug delivery system i.
tümör hücresinin füzyonu ile b hücresinin tek bir klonundan kalıtımsal olarak elde edilen ve ilaç olarak kullanılması hedeflenen bir protein monoclonal antibody i.
Deniz Biyolojisi
hedeflenen balıkçılık kapasitesi target fishing capacity i.
hedeflenen balıkçılık targeted fishery i.
Balıkçılık
hedeflenen noktanın ötesine düşen olta iğnesi overcast i.
Çevre
hedeflenen infilak noktası desired ground zero i.
hedeflenen doz delivered dose i.
Askeri
hedeflenen belirli araştırma target population i.
harekat öncesinde hedeflenen alanlarda yapılan tüm hazırlıklar mounting i.
hedeflenen orta vuruş noktası desired mean point of impact i.
(askeri yanıltma taktiklerinde) düşmanın hedeflenen kararı alması için yaratılması gereken yanılgı desired perception i.
hedeflenen vuruş noktası desired point of impact i.
nükleer silah kullanımıyla düşmanda yaratılması hedeflenen hasar desired effects i.
planlama süreci için operasyon amacının ve hedeflenen son durumun kısaca ifade edilmesi commander's intent i.
hedeflenen vuruş noktası dpi (desired point of impact) kısalt.
hedeflenen orta vuruş noktası dmpi (desired mean point of impact) kısalt.
Spor
bilardo topuna hedeflenen topa çarptıktan sonra neredeyse duracak şekilde vurma drag [uk] i.
bilardo topuna hedeflenen topa çarptıktan sonra duracak şekilde vurma drag [uk] i.
(bilardoda) beyaz topa hedeflenen topa çarpıp geri dönecek şekilde vurma draw shot i.
İskambil
beş yüz sayı hedeflenen bir kart oyunu türü five hundred i.