possibility - Türkçe İngilizce Sözlük

possibility

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

possibility — Definition

Anlamı ve Tanımı:
olasılık, ihtimal
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌpɑːsəˈbɪlɪti/ – BrE /ˌpɒsəˈbɪlɪti/)
Terim Türü:
İsim: possibility (possibilities)
Gerçekleşme potansiyeli bulunan durumu tanımlamaktadır. Latince possibilitas kökünden gelmiştir. Mantık, risk analizi ve gelecek senaryolarında belirsizlik alanını ifade etmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
potential, chance
Zıt Anlamlılar:
impossibility

"possibility" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
possibility i. olasılık
Finally, will he consider the possibility of a public inquiry into the way this matter has been handled?
Son olarak bu konunun ele alınış biçimine ilişkin bir kamu soruşturması yapılması olasılığını değerlendirecek mi?

More Sentences
possibility i. imkan
Is that within the bounds of possibility?
Bu imkanlar dahilinde mi?

More Sentences
possibility i. ihtimal
We still have the possibility to win the race.
Hâlâ yarışı kazanma ihtimalimiz var.

More Sentences
possibility i. olanak
There is a wide range of possibilities for young investors.
Genç yatırımcılar için çok çeşitli olanaklar mevcut.

More Sentences
Genel
possibility i. ihtimal
We still have the possibility to win the race.
Hâlâ yarışı kazanma ihtimalimiz var.

More Sentences
possibility i. imkan
Is that within the bounds of possibility?
Bu imkanlar dahilinde mi?

More Sentences
Teknik
possibility i. olasılık
Finally, will he consider the possibility of a public inquiry into the way this matter has been handled?
Son olarak bu konunun ele alınış biçimine ilişkin bir kamu soruşturması yapılması olasılığını değerlendirecek mi?

More Sentences
Genel
possibility i. olabilirlik
possibility i. olanaklılık
possibility i. olurluk
possibility i. kapı
possibility i. mümkünat
possibility i. ödeme araçları
possibility i. nakdi araçlar
possibility i. potansiyel değer
possibility i. ileriye dönük değer
possibility i. olası kullanımlar
possibility i. olası başarılar
possibility i. hedeflenen olası nitelikler
possibility i. kazanma olasılığı yüksek yarışmacı
possibility i. kazanma olasılığı yüksek aday

"possibility" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a remote possibility i. uzak bir ihtimal
possibility in literature i. edebiyatta olabilirlik
a remote possibility i. küçük bir olasılık
possibility of adoption i. evlat edindirme
financial possibility i. maddi olanak
remote possibility i. uzak ihtimal
low possibility i. düşük ihtimal
financial possibility i. maddi imkan
definite possibility i. mutlak ihtimal
possibility of making a mistake i. hata yapma olasılığı
possibility of making a mistake i. yanlış yapma olasılığı
slight possibility i. az/küçük ihtimal
slight possibility i. az/küçük olasılık
possibility of injury i. yaralanma ihtimali
possibility of injury i. sakatlanma ihtimali
every possibility i. her olasılık
possibility of decline i. düşme ihtimali
condition of possibility i. olanaklılık koşulu
intriguing possibility i. ilginç ihtimal
intriguing possibility i. ilginç olasılık
be within the bounds of possibility f. imkan dahilinde olmak
decrease the possibility of injury f. sakatlık olasılığını azaltmak
entertain the possibility f. ihtimali göz önünde bulundurmak
within possibility zf. imkan dahilinde
İfadeler
within the bounds of possibility zf. imkanlar dahilinde
within the bounds of possibility zf. imkanların el verdiği ölçüde
within the bounds of possibility zf. imkanları el verdiği ölçüde
within the bounds of possibility zf. olasılık dahilinde
in the realm of possibility expr. olasılık dahilinde
in the realm of possibility expr. ihtimal dahilinde
Konuşma Dili
possibility of overload i. aşırı yüklenme olasılığı
have the possibility of f. olasılığına sahip olmak
Deyim
leave open the possibility of something f. olasılığını açık bırakmak
leave open the possibility of (something or doing something) f. (bir şey/bir şey yapma) ihtimalini açık bırakmak
leave open the possibility of (something or doing something) f. (bir şey/bir şey yapma) olasılığını açık bırakmak
within the realm of possibility zf. olanaklı
within the realms of possibility zf. olanaklı
beyond the realms of possibility zf. mümkünatı yok
within the realm of possibility zf. olası
beyond the realms of possibility zf. olanaksız
within the realm of possibility zf. mümkün
within the realms of possibility zf. imkan dahilinde
within the realms of possibility zf. olası
within the realms of possibility zf. mümkün
beyond the realms of possibility zf. olasılık dahilinde değil
within the realms of possibility zf. olasılık dahilinde
beyond the realm of possibility zf. mümkünatı yok
beyond the realm of possibility zf. olanaksız
within the realm of possibility zf. imkan dahilinde
within the realm of possibility zf. muhtemel
beyond the realm of possibility zf. imkansız
within the realm of possibility zf. olasılık dahilinde
beyond the realms of possibility zf. imkansız
within the realms of possibility zf. muhtemel
beyond the realm of possibility zf. olasılık dahilinde değil
within the bounds of possibility expr. ihtimaller dahilinde
within the bounds of possibility expr. olanaklar çerçevesinde
within the bounds of possibility expr. imkanlar dahilinde
within the realms of possibility expr. mümkün
beyond the realms of possibility expr. imkansız
beyond the realms of possibility expr. olanaksız
within the realms of possibility expr. olası
within the realms of possibility expr. mümkün
within the realms of possibility expr. olasılık dahilinde
beyond the realms of possibility expr. mümkünatı yok
beyond the realms of possibility expr. olasılık dahilinde değil
Konuşma
that's a real possibility expr. bu büyük bir olasılık
Ticaret/Ekonomi
consumption possibility line i. tüketim olanakları doğrusu
production possibility curve i. üretim-imkan eğrisi
production-possibility frontier i. üretim olanakları sınırı
utility-possibility frontier i. fayda olanakları sınırı
within possibility expr. imkan dahilinde
Teknik
coefficient of com possibility i. sıkıştırma katsayısı
Medikal
possibility of contracting lung cancer i. akciğer kanserine yakalanma olasılığı
raise the possibility of preventing asthma f. astımı önleme olasılığını yükseltmek
Matematik
infinite possibility i. sonsuz olasılık
İstatistik
double possibility i. çifte ihtimal