hinders - Türkçe İngilizce Sözlük

hinders

"hinders" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hinder f. engellemek
Existing legislation, however, prohibits or hinders this type of cash management technique.
Ancak mevcut mevzuat bu tür bir nakit yönetimi tekniğini yasaklamakta veya engellemektedir.

More Sentences
hinder f. engel olmak
Depending on your business, these could help or hinder you.
İşinize bağlı olarak, bunlar size yardımcı olabilir veya engel olabilir.

More Sentences
hinder f. aksatmak
Genel
hinder f. engellemek
Existing legislation, however, prohibits or hinders this type of cash management technique.
Ancak mevcut mevzuat bu tür bir nakit yönetimi tekniğini yasaklamakta veya engellemektedir.

More Sentences
hinder f. engel olmak
Depending on your business, these could help or hinder you.
İşinize bağlı olarak, bunlar size yardımcı olabilir veya engel olabilir.

More Sentences
hinder i. engelleyici
hinder i. köstek
hinder i. sekte
hinder f. set çekmek
hinder f. alıkoymak
hinder f. aksamak
hinder f. mani olmak
hinder f. kösteklemek
hinder f. ket vurmak
hinder f. tebelleş olmak
hinder f. sonraya kalmak
hinder f. menetmek
hinder f. aksatmak
hinder f. köstek olmak
hinder f. işi aksatmak
hinder f. engel teşkil etmek
hinder f. engel oluşturmak
hinder f. önlemek
hinder f. dezavantaja sokmak
hinder f. sekte vurmak
hinder f. durdurmak
hinder s. daha arkadaki
hinder s. arkadaki
hinder s. kısıtlamak
hinder s. hind - hinder
Kimya
hinder f. aralık ilişkileri nedeniyle (bileşiğin veya moleküllerin) aktivitesine müdahale etmek
Spor
hinder i. bazı oyunlarda rakibin yaptığı ve topu geri döndürme şansını etkileyen kazara müdahale
Argo
hinder i. kıç

"hinders" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
not to hinder f. aksatmamak
hinder [obsolete] f. bozmak
hinder [obsolete] f. zarar vermek
hinder [dialect] [uk] s. oradaki
hinder [dialect] [uk] s. ötedeki
Öbek Fiiller
hinder someone from something f. birini bir şeyden engellemek/alıkoymak
hinder from f. -den engellemek/alıkoymak
Ticaret/Ekonomi
hinder the production f. üretimi engellemek
Teknik
hinder [dialect] i. kıç
Anatomi
hinder [dialect] i. kıç
hinder [dialect] i. popo
hinder [dialect] i. kalça
Spor
hinder [dialect] i. rakibin sırt üzerine kaldırılıp başın üzerinden atıldığı bir güreş hareketi