immediately - Türkçe İngilizce Sözlük

immediately

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

immediately — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hemen
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪˈmiːdiətli/ – BrE /ɪˈmiːdɪətli/)
Terim Türü:
Zarf
Bir eylemin gecikmeden gerçekleşmesini anlatan zarftır; kesinlik ve hız vurgusu yapar. Immediate kökünden türeyerek zaman baskısını söyleme taşır.
Eş Anlamlılar:
instantly
Zıt Anlamlılar:
eventually

"immediately" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
immediately zf. hemen
The bakery is immediately behind the post office.
Fırın postanenin hemen arkasında.

More Sentences
immediately zf. derhal
On behalf of the European Union, the Presidency immediately condemned this "cowardly attack".
Avrupa Birliği adına Başkanlık, bu "korkakça saldırıyı" derhal kınadı.

More Sentences
immediately zf. acilen
USD 120 million is required immediately.
120 milyon ABD dolarına acilen ihtiyaç duyulmaktadır.

More Sentences
immediately zf. acil olarak
Genel
immediately zf. derhal
On behalf of the European Union, the Presidency immediately condemned this "cowardly attack".
Avrupa Birliği adına Başkanlık, bu "korkakça saldırıyı" derhal kınadı.

More Sentences
immediately zf. acilen
USD 120 million is required immediately.
120 milyon ABD dolarına acilen ihtiyaç duyulmaktadır.

More Sentences
immediately zf. çabucak
The posters were immediately removed from the wall.
Posterler çabucak duvarlardan söküldü.

More Sentences
immediately zf. derhâl
We need to operate immediately.
Derhâl müdahale etmemiz gerekiyor.

More Sentences
immediately zf. hiç gecikmeden
She immediately booked a flight to Rome.
Hiç gecikmeden Roma'ya bir uçak bileti ayırttı.

More Sentences
immediately zf. hemen (önce/sonra)
They left immediately after dinner.
Yemekten hemen sonra ayrıldılar.

More Sentences
immediately bağ. -ar -maz
Immediately the lights went out, the generator kicked in.
Işıklar söner sönmez jeneratör devreye girdi.

More Sentences
immediately zf. şıp diye
immediately zf. doğrudan doğruya
immediately zf. şipşak
immediately zf. -den hemen sonra
immediately zf. dakikasında
immediately zf. yakınında
immediately zf. yanı başında
immediately zf. saniyesinde
immediately bağ. en kısa zamanda
immediately bağ. -diği gibi

"immediately" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
write back immediately f. derhal cevap yazmak
need immediately f. acilen ihtiyaç duymak
act immediately f. derhal harekete geçmek
take action immediately f. derhal harekete geçmek
immediately preceding (something) s. bir tarihin veya olayın hemen öncesi
immediately afterwards zf. akabinde
immediately after zf. ardı sıra
immediately after zf. akabinde
immediately after zf. bir şeyin üstüne
immediately after zf. hemen sonrasında
immediately after zf. hemen akabinde
immediately afterwards zf. hemen sonrasında
immediately afterwards zf. hemen akabinde
immediately before zf. hemen öncesinde
immediately behind zf. tam arkasından
immediately behind zf. tam arkası
almost immediately zf. anında
almost immediately zf. sıcağı sıcağına
almost immediately zf. hemen
almost immediately zf. hiç vakit kaybetmeden
İfadeler
immediately below i. hemen aşağıda
effective immediately expr. şu andan itibaren geçerli (herhangi bir kararın)
rinse immediately with plenty of water expr. derhal bol su ile durulayınız
Konuşma Dili
immediately after expr. hemen akabinde
immediately after expr. hemen akabinde/sonrasında
get your tail here immediately! exclam. hemen/derhal buraya gel!
get your tail here immediately! exclam. derhal kıçını kaldırıp buraya gel!
get your tail here immediately! exclam. çabuk/hızlıca buraya gel!
immy (immediately) kısalt. hemen
Konuşma
I need to talk to you immediately expr. seninle derhal konuşmam gerek
I need to talk to you immediately expr. seninle hemen konuşmam gerek
I need to talk to you immediately expr. seninle bir an önce konuşmam gerek
I told my mom immediately expr. hemen anneme söyledim
send it immediately expr. hemen gönder
Ticaret/Ekonomi
immediately available assets i. hemen geçerli varlıklar
immediately available funds i. hemen kullanılabilir olan fonlar
immediately expensed items i. doğrudan gider yazılanlar
immediately expensed items i. doğrudan gider yazılan kalemler
Hukuk
immediately and automatically zf. derhal ve kendiliğinden
Medikal
immediately dangerous to life or health i. hayata ya da sağlığa ivedi tehdit
Askeri
immediately vital cargo i. acele hayati önemde yük