in itself - Türkçe İngilizce Sözlük

in itself

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"in itself" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
in itself zf. başlı başına
This is in itself sufficient reason for us to deny our support.
Bu, desteğimizi reddetmemiz için başlı başına yeterli bir sebeptir.

More Sentences
in itself zf. kendi içinde
We should not see the coordination of policies as an end in itself.
Politikaların koordinasyonunu kendi içinde bir amaç olarak görmemeliyiz.

More Sentences
in itself zf. aslında
Playing cards is not in itself harmful.
İskambil oynamak, aslında zararlı değildir.

More Sentences
in itself zf. özünde
This substance is not poisonous in itself.
Bu madde özünde zehirli değildir.

More Sentences
in itself zm. kendisi
Water and artificial proteins are injected, as if meat were not protein in itself.
Sanki etin kendisi protein değilmiş gibi su ve yapay proteinler enjekte ediliyor.

More Sentences
in itself zf. bağımsız olarak
in itself zm. haddi zatında
İfadeler
in itself expr. bizatihi
Felsefe
in itself expr. kendinde

"in itself" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
thing in itself i. kendisi
being-in-itself i. kendinde varlık
thing-in-itself i. kendinde şey
contain in itself f. içinde barındırmak
contain in itself f. bünyesinde barındırmak
have little value in itself f. fazla bir değeri olmamak
in and of itself zf. özünde
in and of itself zm. kendisi
in and of itself zm. bizatihi
İfadeler
a meal in itself i. kendi başına doyurucu olan yemek
Konuşma Dili
an end in itself i. kendi içinde bir amaç
end in itself i. kendi başına bir keyif
end in itself i. kendi içerisinde var olan şey
end in itself i. kendi içinde bir amaç
an end in itself expr. bir işin kendi başına bir keyif olması
Deyim
an end in itself i. ne uzayıp ne kısalacak bir şey
an end in itself i. yüksek bir amaca hizmet etmeyen şey
an end in itself i. kendi içerisinde var olan şey
an end in itself i. kendi içerisinde var olan şey
an end in itself i. ne uzayıp ne kısalacak bir şey
an end in itself i. yüksek bir amaca hizmet etmeyen şey
in a class by itself expr. türünün en iyisi
Ticaret/Ekonomi
class in itself i. kendiliğinden sınıf
Hukuk
complete in itself i. müstakil
complete in itself s. bir bütün olan
Felsefe
thing in itself i. kendinde şey
thing-in-itself i. bilinçten bağımsız ve deneyin ötesinde olan şey
thing-in-itself i. yalnız akıl ile idrak edilen şey
Jeoloji
collapse in on itself f. kendi üzerine çökmek
collapse in on itself f. kendi içine çökmek