kendisi - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

kendisi



"kendisi" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

Türkçe İngilizce
General
kendisi thing in itself i.
kendisi oneself zm.
kendisi in and of itself zm.
kendisi he zm.
kendisi in itself zm.
kendisi herself zm.
kendisi itself zm.
kendisi she zm.
kendisi himself zm.
Colloquial
kendisi in the flesh

"kendisi" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

Türkçe İngilizce
General
kendisi gibi davranmak be oneself f.
kendisi hakkında hesap vermek give an account of oneself f.
kendisi için bir şeyler yapmak istemek want to make something for oneself f.
kendisi için şahsi çıkar sağlamak obtain personal gain f.
ta kendisi olmak (somut bir şeyin) personify f.
yaptığı şeyden kendisi sorumlu olmak be on one's own responsibility f.
gerçeğin ta kendisi the plain truth i.
hayatın kendisi life itself i.
-in ta kendisi the epitome of i.
kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığa yol açan mikrobu taşıyan carrier i.
kendisi için varlık being-for-itself i.
ta kendisi embodiment i.
ta kendisi the epitome of i.
adı var kendisi yok titular s.
ta kendisi quintessential s.
başına gelebileceklerden kendisi sorumlu olarak at one's peril zf.
bizzat kendisi in person zf.
bizzat kendisi ipsissima zf.
ta kendisi very zf.
dişil kendisi herself zm.
eril kendisi himself zm.
ta kendisi his very self zm.
ta kendisi the very same ünl.
Proverb
herkes kendi kaderini kendisi çizer every man is the architect of his own fate
Colloquial
gerçeğin ta kendisi reality itself
görevin nerdeyse tamamını kendisi yapmak carry the ball
ta kendisi selfsame
Idioms
fiyatı kendisi koymak set one's own price
gerçeğin ta kendisi the bare truth
insan kendi kaderini kendisi çizer life is what you make it
kendisi burada aklı başka yerde the lights are on but nobody's home
kendisi burada aklı başka yerde the lights are on but no-one's home
kendisi sağlamak find oneself in
kendisi yap(mak)tı be of your own making
ta kendisi the real mccoy
ta kendisi large as life
ta kendisi (bir de ne göreyim/tam karşımda/gelmiş) as large as life
ta kendisi (bir de ne göreyim/tam karşımda/gelmiş) as big as life
Speaking
bizzat kendisi söyledi she said it herself
gerçeğin ta kendisi the naked truth
gerçeğin ta kendisi the very truth
gerçeğin ta kendisi the simple truth
tek umursadığı şey kendisi all she cares about is herself
tek umursadığı şey kendisi all he cares about is himself
Slang
kendisi için saklamak bogart
tüm yaşıtları askerdeyken kendisi askere gitmeyi tercih etmemiş kimse jody
Trade/Economic
döviz alıcısı ile satıcısı arasında aracılık yaparak anlaşmalarını sağlamaya çalışan ancak anlaşmaya kendisi taraf olmayan kişi veya firma foreign exchange broker
kendisi için kullanım own use
kendisi ile ticaret yapılan karşı taraf trade partner
Tourism
lokanta sahibinin içeceğini kendisi getirmek isteyen müşteriden talep edebileceği tutar corkage
Technical
deliğini ve vida dişini kendisi açan vida self-drilling tapping screw
kendisi ve bir sayısı dışındaki bir sayı ile bölündüğü zaman kalan bırakmayan sayı composite number
Medical
(kişinin kendisi tarafından) algılanan sağlık durumu self-rated health
hastanın kendisi tarafından bildirilmiş astım self-reported asthma
Psychology
kişinin kendisi ile konuşması self-talk
Latin
ta kendisi ipsissima