inconveniencing - Türkçe İngilizce Sözlük

inconveniencing

inconveniencing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
rahatsızlık, zahmet
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌɪnkənˈviːniəns/ – BrE /ˌɪnkənˈviːnɪəns/)
Terim Türü:
İsim: inconvenience (inconveniences)
Küçük ama can sıkıcı engelleri ifade etmektedir; ciddi zarardan çok günlük aksaklık çağrışımı taşır. Latince inconvenientia, uygun düşmeme ile ilgilidir; modern kullanımda ölçülü bir olumsuzluk anlatır.
Eş Anlamlılar:
hassle, nuisance, discomfort
Zıt Anlamlılar:
convenience, ease, comfort

"inconveniencing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
inconvenience i. zahmet
Genel
inconvenience i. sakınca
Would it inconvenience you to go yourself?
Tek başınıza gitmenizin bir sakıncası var mı?

More Sentences
inconvenience i. sıkıntı
This really was the best solution, and will spare us a great deal of inconvenience and conflict.
Bu gerçekten de en iyi çözümdü ve bizi büyük bir sıkıntı ve çatışmadan kurtaracak.

More Sentences
inconvenience i. güçlük
Don't you feel any inconvenience living abroad?
Yurt dışında yaşamakta hiç güçlük çekmiyor musun?

More Sentences
inconvenience i. rahatsızlık
The uninvited guests were clearly an inconvenience to the host.
Davetsiz misafirlerin ev sahibine rahatsızlık verdiği açıktır.

More Sentences
inconvenience i. aksaklık
Delays in the train schedule often cause inconvenience.
Tren tarifesindeki gecikmeler çoğunlukla aksaklıklara neden olmaktadır.

More Sentences
inconvenience f. rahatsız etmek
Women do not like to be inconvenienced.
Kadınlar rahatsız edilmekten hoşlanmazlar.

More Sentences
inconvenience f. rahatsızlık vermek
I'll leave today as I don't want to inconvenience you any further.
Sizlere daha fazla rahatsızlık vermek istemediğim için bugün gidiyorum.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
inconvenience i. güçlük
Don't you feel any inconvenience living abroad?
Yurt dışında yaşamakta hiç güçlük çekmiyor musun?

More Sentences
Teknik
inconvenience i. rahatsızlık
The uninvited guests were clearly an inconvenience to the host.
Davetsiz misafirlerin ev sahibine rahatsızlık verdiği açıktır.

More Sentences
Genel
inconvenience i. uygun olmama
inconvenience i. külfet
inconvenience i. mahzur
inconvenience i. münasebetsizlik
inconvenience i. sıkıntı veren şey
inconvenience i. elverişsizlik
inconvenience i. uygunsuzluk
inconvenience i. tasdi
inconvenience i. rahatsız eden kimse
inconvenience i. zorluk
inconvenience i. uygunsuz durum
inconvenience f. sıkıntı vermek
inconvenience f. zorlaştırmak
inconvenience f. zahmet vermek
inconvenience f. güçlük vermek
inconvenience f. zahmet olmak
inconvenience f. yük olmak
inconvenience f. işini zorlaştırmak
Ticaret/Ekonomi
inconvenience i. zorluk
inconvenience i. zahmet
Teknik
inconvenience i. elverişsiz olma

"inconveniencing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
put somebody to inconvenience f. rahatsız etmek
put somebody to inconvenience f. sıkıntı vermek
put someone to inconvenience f. zahmete sokmak
inconvenience oneself f. zahmete katlanmak
inconvenience oneself f. zahmete girmek
İfadeler
we apologize for the temporary inconvenience we may have caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologize for any inconvenience caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan ötürü özür dileriz
we sincerely apologize for the temporary inconvenience we have caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologise for any temporary inconvenience caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologise for any temporary inconvenience caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan ötürü özür dileriz
we apologize for any inconvenience caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologize for the temporary inconvenience we may have caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan ötürü özür dileriz
we sincerely apologize for the temporary inconvenience we have caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan ötürü özür dileriz
sorry for the inconvenience expr. rahatsızlıktan dolayı özür dilerim/dileriz
pardon the inconvenience expr. verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
pardon the inconvenience expr. verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz
Konuşma
if it doesn't inconvenience you expr. eğer zahmet olmazsa
if it doesn't inconvenience you expr. zahmet olmazsa
sorry for the inconvenience expr. sana da zahmet oldu
we apologize for any inconvenience we may have caused expr. vermiş olduğumuz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologize for any inconvenience we may cause expr. verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologize for any inconvenience we may cause expr. vermiş olduğumuz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologize for any inconvenience we may have caused expr. verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologize for the inconvenience expr. bu aksaklıktan dolayı özür dileriz
we apologize for any inconvenience this might cause expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologize for any inconvenience this might cause expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan ötürü özür dileriz
we apologise for any inconvenience this might cause expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan ötürü özür dileriz
we apologise for any inconvenience this might cause expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz