|
Kategori |
İngilizce |
Türkçe |
|
| Genel |
|
| 1 |
Genel |
keep up with f. |
ile aynı hızda gitmek |
|
|
|
| 2 |
Genel |
keep up with the times f. |
zamana ayak uydurmak |
|
| 3 |
Genel |
keep in step with f. |
ayak uydurmak |
|
| 4 |
Genel |
keep up with something f. |
uymak |
|
| 5 |
Genel |
keep up with f. |
ile aşık atmak |
|
| 6 |
Genel |
keep up with the times f. |
çağa uymak |
|
|
|
| 7 |
Genel |
keep pace with f. |
ayak uydurmak |
|
| 8 |
Genel |
keep company with f. |
flört etmek |
|
| 9 |
Genel |
keep up with f. |
ayak uydurmak |
|
| 10 |
Genel |
keep in with f. |
ile dost kalmak |
|
| 11 |
Genel |
keep up with the times f. |
çağın gerisinde kalmamak |
|
| 12 |
Genel |
keep up with the times f. |
zamana uymak |
|
| 13 |
Genel |
keep up with f. |
yetişmek |
|
| 14 |
Genel |
keep up with f. |
ile yarışmak |
|
| 15 |
Genel |
keep company with f. |
birlikte takılmak |
|
| 16 |
Genel |
keep up with something f. |
başa çıkmak |
|
|
|
| 17 |
Genel |
keep up with f. |
izleyerek bilgi sahibi olmak |
|
| 18 |
Genel |
keep company with f. |
ile arkadaşlık etmek |
|
| 19 |
Genel |
keep touch with f. |
ile ilişkiyi sürdürmek |
|
| 20 |
Genel |
keep company with f. |
çıkmak |
|
| 21 |
Genel |
keep up with the times f. |
çağa ayak uydurmak |
|
| 22 |
Genel |
keep step with f. |
ayak uydurmak |
|
| 23 |
Genel |
keep up with f. |
takip etmek |
|
| 24 |
Genel |
keep up with f. |
ayak uydurmak (çağa/zamana) |
|
| 25 |
Genel |
keep in with f. |
anlaşmak |
|
| 26 |
Genel |
keep in touch with f. |
bağlantıyı koparmamak |
|
| 27 |
Genel |
keep in touch with f. |
ile ilişkiyi koparmamak |
|
| 28 |
Genel |
keep in touch with f. |
ile teması sürdürmek |
|
| 29 |
Genel |
keep up with f. |
ayak uydurmak (zamana) |
|
| 30 |
Genel |
keep in step (with) f. |
ayak uydurmak |
|
| 31 |
Genel |
keep up with the fashion f. |
modayı takip etmek |
|
| 32 |
Genel |
keep pace with the fashion f. |
modayı takip etmek |
|
| 33 |
Genel |
keep with the fashion f. |
modayı takip etmek |
|
| 34 |
Genel |
keep pace with technology f. |
teknolojiye ayak uydurmak |
|
| 35 |
Genel |
keep up with f. |
-e ayak uydurmak |
|
| 36 |
Genel |
keep up with f. |
-i izleyerek bilgi sahibi olmak |
|
|
|
| 37 |
Genel |
keep up with f. |
-den geri kalmamak |
|
| 38 |
Genel |
keep up with f. |
-i takip etmek |
|
| 39 |
Genel |
keep up with f. |
ile aynı tempoda gitmek |
|
| 40 |
Genel |
keep up with f. |
aynı düzeyde kalmak |
|
| 41 |
Genel |
keep up with the joneses f. |
diğer insanlarla çekişmek |
|
| 42 |
Genel |
keep in touch with f. |
bilgi almak |
|
| 43 |
Genel |
keep in touch with f. |
sürekli temasta olmak |
|
| 44 |
Genel |
keep up with the times f. |
modaya uymak |
|
| 45 |
Genel |
keep up with the times f. |
çağdaş olmak |
|
| 46 |
Genel |
keep up with f. |
hızına yetişmek |
|
| 47 |
Genel |
keep pace with the technology f. |
teknolojiyi takip etmek |
|
| 48 |
Genel |
keep oneself up-to-date with the latest developments f. |
son gelişmeleri takip etmek |
|
| 49 |
Genel |
keep oneself up-to-date with the latest developments f. |
yenilikleri takip etmek |
|
| 50 |
Genel |
keep pace with the technology f. |
teknolojiyi izlemek |
|
| 51 |
Genel |
keep up pace with the technology f. |
teknolojiyi takip etmek |
|
| 52 |
Genel |
keep up pace with the technology f. |
teknolojiyi izlemek |
|
| 53 |
Genel |
keep up with the technology f. |
teknolojiyi izlemek |
|
| 54 |
Genel |
keep up with the technology f. |
teknolojiyi takip etmek |
|
| 55 |
Genel |
keep on talking with someone f. |
görüşmeye devam etmek |
|
| 56 |
Genel |
keep in communication with f. |
iletişimde kalmak |
|
| 57 |
Genel |
keep in touch with f. |
iletişimde kalmak |
|
| 58 |
Genel |
can't keep up with the times f. |
zamanın gerisinde kalmak |
|
| 59 |
Genel |
keep up with technology f. |
teknolojiyi takip etmek |
|
| 60 |
Genel |
keep up with f. |
ittiba etmek |
|
| 61 |
Genel |
keep up with trend f. |
trend yakalamak |
|
| 62 |
Genel |
keep pace with f. |
uyum içinde olmak |
|
| 63 |
Genel |
keep up pace with the technology f. |
teknolojiye ayak uydurmak |
|
| Öbek Fiiller |
|
| 64 |
Öbek Fiiller |
keep in with f. |
iyi ilişkiler tutmak |
|
| 65 |
Öbek Fiiller |
keep someone or something in with someone or something f. |
birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanında tutmak |
|
| 66 |
Öbek Fiiller |
keep someone or something in with someone or something f. |
birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle aynı yere koymak |
|
| 67 |
Öbek Fiiller |
keep in with (someone) f. |
(biriyle) ilişkileri devam ettirmek/iyi tutmak |
|
| 68 |
Öbek Fiiller |
keep someone or something in with someone or something f. |
birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle beraber tutmak |
|
| 69 |
Öbek Fiiller |
keep in with (someone) f. |
(biriyle) birlikte bir yerde tutmak |
|
| 70 |
Öbek Fiiller |
keep someone or something in with someone or something f. |
birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle yan yana koymak |
|
| 71 |
Öbek Fiiller |
keep in with (someone) f. |
(biriyle) arasını iyi tutmak |
|
| 72 |
Öbek Fiiller |
keep in with (someone) f. |
(birinin) yanından ayırmamak/dışarı çıkarmamak |
|
| 73 |
Öbek Fiiller |
keep someone or something in with someone or something f. |
birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanına yerleştirmek |
|
| 74 |
Öbek Fiiller |
keep in with (someone) f. |
(birinin) yanında bir yerde tutmak |
|
| 75 |
Öbek Fiiller |
keep someone or something in with someone or something f. |
birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle tutmak |
|
| 76 |
Öbek Fiiller |
keep in with (someone) f. |
(biriyle) arkadaş kalmak |
|
|
|
| 77 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir şeyle) mutabık kalmak |
|
| 78 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir şeye) uymak |
|
| 79 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir şeye) uygun olmak |
|
| 80 |
Öbek Fiiller |
keep with (someone) f. |
(birinin) gözetimine/bakımına bırakmak |
|
| 81 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir işi, görevi, eylemi) yapmaya devam etmek |
|
| 82 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir işi, görevi, eylemi) bırakmamak |
|
| 83 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir şeye) devam etmek |
|
| 84 |
Öbek Fiiller |
keep with (someone) f. |
(birine) bırakmak |
|
| 85 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir işi, görevi, eylemi) sürdürmek |
|
| 86 |
Öbek Fiiller |
keep something with someone f. |
bir şeyi birinin yanına/yanında bırakmak |
|
| 87 |
Öbek Fiiller |
keep something with someone f. |
bir şeyi birinin gözetimine/bakımına bırakmak |
|
| 88 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir şeye) riayet etmek |
|
| 89 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir şeyle) uyumlu olmak |
|
| 90 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir işi, görevi, eylemi) sürdürmek |
|
| 91 |
Öbek Fiiller |
keep with (someone) f. |
(birinin) yanında/yanına bırakmak |
|
| 92 |
Öbek Fiiller |
keep with (someone) f. |
(birine) emanet etmek |
|
| 93 |
Öbek Fiiller |
keep with (something) f. |
(bir işte, görevde, eylemde) devam etmek |
|
| 94 |
Öbek Fiiller |
keep with (someone or something) f. |
(birinin/bir şeyin) yanında durmaya devam etmek |
|
| 95 |
Öbek Fiiller |
keep something with someone f. |
bir şeyi birine emanet etmek |
|
| 96 |
Öbek Fiiller |
keep with (someone or something) f. |
(biriyle/bir şeyle) birlikteliğini/arkadaşlığını devam ettirmek |
|
| 97 |
Öbek Fiiller |
keep with (someone or something) f. |
(biriyle/bir şeyle) görüşmeye devam etmek |
|
| 98 |
Öbek Fiiller |
keep with (someone or something) f. |
(biriyle/bir şeyle) görüşmek |
|
| 99 |
Öbek Fiiller |
keep something with someone f. |
bir şeyi birine bırakmak |
|
| 100 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(bir şeye) uymak/uyum sağlamak |
|
| 101 |
Öbek Fiiller |
keep on with f. |
-e devam etmek |
|
| 102 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(bir şeyi) ilerletmek |
|
| 103 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(bir şeye) ayak uydurmak |
|
| 104 |
Öbek Fiiller |
keep on with (something) f. |
(bir şeyi) azimle/ısrarla devam ettirmek |
|
| 105 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone) f. |
(birinden) haber almak |
|
| 106 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone) f. |
(biriyle) temas halinde olmak/temas kurmak |
|
| 107 |
Öbek Fiiller |
keep on with f. |
'-de azimli/kararlı olmak |
|
| 108 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(birine/bir şeye) yetişmek |
|
| 109 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone) f. |
(biriyle) haberleşmek |
|
| 110 |
Öbek Fiiller |
keep on with f. |
'-i sürdürmek |
|
| 111 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(birinin/bir şeyin) seviyesine yetişmek |
|
| 112 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(birini/bir şeyi) takip etmek |
|
| 113 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(biriyle/bir şeyle) aynı seviyede/hızda ilerlemek |
|
| 114 |
Öbek Fiiller |
keep on with f. |
'-i azimle/ısrarla devam ettirmek |
|
| 115 |
Öbek Fiiller |
keep on with (something) f. |
(bir şeye) devam etmek |
|
| 116 |
Öbek Fiiller |
keep on with f. |
'-i devam ettirmek |
|
| 117 |
Öbek Fiiller |
keep on with (something) f. |
(bir şeyi) sürdürmek |
|
| 118 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(bir şeye) uyarak ilerlemek |
|
| 119 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(birini/bir şeyi) yakalamak |
|
| 120 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(birini/bir şeyi) anlamak |
|
| 121 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(bir şeye) bağlı kalarak ilerlemek |
|
| 122 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(bir şeye) göre kendini güncellemek/yenilemek |
|
| 123 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(birinden/bir şeyden) haberdar olmak |
|
| 124 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(bir şeyde) pratik yapmak |
|
| 125 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(biri/bir şey) hakkında güncel kalmak |
|
| 126 |
Öbek Fiiller |
keep on with (something) f. |
(bir şeyi) devam ettirmek |
|
| 127 |
Öbek Fiiller |
keep on with (something) f. |
(bir şeyde) azimli/kararlı olmak |
|
| 128 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(birinin/bir şeyin) seviyesine çıkmak |
|
| 129 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(yenilikleri, trendleri, modayı) takip etmek |
|
| 130 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(bir şeyi) geliştirmek |
|
| 131 |
Öbek Fiiller |
keep up with (something) f. |
(bir şeye) göre ilerlemek |
|
| 132 |
Öbek Fiiller |
keep up with (someone or something) f. |
(birinin/bir şeyin) seviyesini yakalamak |
|
| Konuşma Dili |
|
| 133 |
Konuşma Dili |
keep (well) in with somebody f. |
biriyle ilişkisini/arasını iyi tutmak |
|
| 134 |
Konuşma Dili |
keep in with somebody f. |
biriyle dostça/arkadaşça ilişkiler içerisinde olmak |
|
| 135 |
Konuşma Dili |
keep in with somebody f. |
biriyle iyi ilişkiler içerisinde olmak |
|
| 136 |
Konuşma Dili |
keep (well) in with somebody f. |
biriyle dostça/arkadaşça ilişkiler içerisinde olmak |
|
| 137 |
Konuşma Dili |
keep (well) in with somebody f. |
biriyle iyi ilişkiler içerisinde olmak |
|
| 138 |
Konuşma Dili |
keep (well) in with somebody f. |
biriyle iyi anlaşmak |
|
| 139 |
Konuşma Dili |
keep in with somebody f. |
biriyle anlaşmak |
|
| 140 |
Konuşma Dili |
keep in with somebody f. |
biriyle ilişkisini/arasını iyi tutmak |
|
| Deyim |
|
| 141 |
Deyim |
keep up with f. |
ayak uydurmak |
|
| 142 |
Deyim |
keep pace with f. |
ayak uydurmak |
|
| 143 |
Deyim |
keep up with the joneses f. |
komşusuyla aşık atmak |
|
| 144 |
Deyim |
keep company with f. |
birlikte takılmak |
|
| 145 |
Deyim |
keep company with f. |
evlilik yaşamı sürmek |
|
| 146 |
Deyim |
keep company with f. |
uyum sağlamak |
|
| 147 |
Deyim |
keep company with f. |
birlikte hareket etmek |
|
| 148 |
Deyim |
keep company with f. |
ilişki yaşamak |
|
| 149 |
Deyim |
keep company with f. |
birlikte yaşamak |
|
| 150 |
Deyim |
keep company with f. |
ilişkide olmak |
|