Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
concrete construction
double grid
ammonia dynamite
imperial snipe
dual trace
same as before
lignotuber
oxo®
urea plastic material
swarm up
center wing section
mount summit
apalis capirotado
signal input
line dancing
abuso sexual persistente
attrouper
four-way extension socket
bevel plane
restart time
concave optical tool
traîna
merokrin
el quitapenas
Verschleißfutter
kendisini
Geçmiş
Cümleler
"kendisini"
teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
kendisini
herself
zm.
"kendisini"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
kendisini ilgilendirmeyen işlere burnunu sokan
saucebox
i.
2
Genel
karısının kendisini aldattığını bilen ve buna ses çıkarmayan kişi
wittol
i.
3
Genel
olunan zaman veya mekandan farklı bir zamanı ve mekanı işleyen bir eser karşısında anlatılan yerde veya zamanda olunmadığının bilinmesine rağmen okurun istemli bir şekilde kendisini orada ve o anda imiş gibi hissederek eseri anlamaya çalışması
the willing suspension of disbelief
i.
4
Genel
dini nedenlerden çok maddi menfaatler için kendisini hıristiyan olarak gösteren kimse
rice christian
i.
5
Genel
kendisini oluşturan parçalarından birini büyük ölçekte gösteren sistem
macrocosm
i.
6
Genel
kendisini oluşturan parçalarından birini büyük ölçekte gösteren sistem
megacosm [obsolete]
i.
7
Genel
kendisini bir yönteme adamış kimse
methodist
i.
8
Genel
kendisini garantiye alan kimse
hedger
i.
9
Genel
kendisini entelektüel veya duygusal doyuma ulaştıracak şekilde hareket eden kimse
onanist
i.
10
Genel
normalden iyi göstermek (kendisini vb)
flatter
f.
11
Genel
kendisini küçük düşürmek
make oneself cheap
f.
12
Genel
iyi göstermek (kendisini vb)
flatter
f.
13
Genel
kendisini telefonla arayıp bulamayan birine telefon etmek
call someone back
f.
14
Genel
kendisini değerlendirmek
take stock of
f.
15
Genel
kendisini vermek
devote oneself
f.
16
Genel
kendi kendisini tuzağa düşürmek
paint oneself into a corner
f.
17
Genel
kendisini geliştirmek
improve oneself
f.
18
Genel
kendisini şanslı saymak
consider oneself lucky
f.
19
Genel
kendisini göstermek
show oneself
f.
20
Genel
kendisini avutmak
console oneself
f.
21
Genel
kendisini ödüllendirmek
reward oneself
f.
22
Genel
kendisini kandırmak
deceive oneself
f.
23
Genel
(kendisini veya) başkasını tehlike ile karşı karşıya bırakmak
endanger
f.
24
Genel
kendisini adamak
devote oneself
f.
25
Genel
yanlışlıkla kendisini vurmak
shoot oneself by mistake
f.
26
Genel
(kişinin kendisini) alçalmak
lower oneself
f.
27
Genel
kendisini araba tutan
carsick
s.
28
Genel
kendi kendisini kandırmaya yönelik
self-deluding
s.
29
Genel
kendi kendisini kandıran
self-deluding
s.
30
Genel
kendisini farklı tanımlayan
heteropathic
s.
31
Genel
kendisini karşıdaki insanın yerine koyarak
empathically
zf.
Öbek Fiiller
32
Öbek Fiiller
kendisini beklemek
lie ahead
f.
33
Öbek Fiiller
kendisini beklemek
lie ahead of
f.
34
Öbek Fiiller
kendisini beklemek
lie before
f.
35
Öbek Fiiller
kendisini adamak
commit oneself to something
f.
36
Öbek Fiiller
daha önce kendisini ağırlayan birini evine davet etmek
ask someone back
f.
37
Öbek Fiiller
sadece kendisini ve kendi sorunlarını düşünmek
contemplate your navel
f.
Atasözü
38
Atasözü
suçluluk duygusu içindeki bir zihnin kendisini suçlayan birisine ihtiyacı yoktur
a guilty conscience needs no accuser
39
Atasözü
kendisini övenin ipi çürük olur
self-praise is no praise (at all)
Konuşma Dili
40
Konuşma Dili
daima kendisini yücelten erkek sendromu
mansplaining
i.
41
Konuşma Dili
kocası sık sık golf oynamaya gidip kendisini yalnız bırakan kadın
golf widow
i.
42
Konuşma Dili
başka bir ağa atak yapan kullanıcının kendisini atak yaptığı sistemin yetkili bir üyesi olarak göstermesi
phishing
i.
43
Konuşma Dili
kendisini bir vatansever olarak görmek
consider oneself a patriot
f.
Deyim
44
Deyim
kendisini dev aynasında gören
a little tin god
i.
45
Deyim
kendisini bilgili gibi gösteren ancak cahil olan kimse
a piss-artist
i.
46
Deyim
kendisini diğer insanlardan zeki göstermeye çalışan tip
a smart aleck
i.
47
Deyim
kendisini diğer insanlardan zeki göstermeye çalışan tip
a smart alec
i.
48
Deyim
fakirlere yardım ederek kendisini zengin göstermeyi seven kadın
lady bountiful
i.
49
Deyim
kendisini dev aynasında gören cüce
a paper tiger
i.
50
Deyim
kendisini dev aynasında gören cüce
paper tiger
i.
51
Deyim
kendisini küçük görmek
feel small
f.
52
Deyim
kendisini değersiz görmek
feel small
f.
53
Deyim
kendisini değersiz görmek
feel insignificant
f.
54
Deyim
kendisini birinin kollarına atmak
throw oneself into one's arms
f.
55
Deyim
kendisini paralamak
burn the candle at both ends
f.
56
Deyim
kendisini helak etmek
burn the candle at both ends
f.
57
Deyim
kendisini paralamak
hold the rope at both ends
f.
58
Deyim
kendisini helak etmek
hold the rope at both ends
f.
59
Deyim
kendisini yenilemek
blow the cobwebs away
f.
60
Deyim
kendisini aslanın ağzına atmak
place one's head in the lion's mouth
f.
61
Deyim
kendisini tehlikeye atmak
place one's head in the lion's mouth
f.
62
Deyim
kendisini aslanın ağzına atmak
put one's head in the lion's mouth
f.
63
Deyim
yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek
give someone a hard time
f.
64
Deyim
kendisini tehlikeye atmak
tempt fate
f.
65
Deyim
sürekli olarak kendisini övmek
break one's arm patting oneself on the back
f.
66
Deyim
sürekli olarak kendisini övmek
have calluses from patting one's own back
f.
67
Deyim
sürekli olarak kendisini övmek
have calluses from patting own back
f.
68
Deyim
yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek
lay a guilt trip on someone
f.
69
Deyim
yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek
make someone feel guilty
f.
70
Deyim
kendisini çok iyi hissetmek
be in a transport of delight
f.
71
Deyim
kendisini çok iyi hissetmek
be in a transport of joy
f.
72
Deyim
kendisini yenilemek
clean up one’s act
f.
73
Deyim
(özellikle başkalarını güldürmek için) kendisini komik duruma düşürmek
play the goat
f.
74
Deyim
(özellikle başkalarını güldürmek için) kendisini komik duruma düşürmek
act the goat
f.
75
Deyim
kendisini yenilemek
clean one's act up
f.
76
Deyim
kendisini öldürmek
end it all
f.
77
Deyim
sadece kendisini ve kendi sorunlarını düşünmek
contemplate one's navel
f.
78
Deyim
sadece kendisini ve kendi sorunlarını düşünmek
gaze at one's navel
f.
79
Deyim
kendisini iki arada bir derede bulmak
find oneself in a double bind
f.
80
Deyim
kendisini savunma fırsatı bulmak
get one's day in court
f.
81
Deyim
kendisini savunma fırsatı bulmak
have one's day in court
f.
82
Deyim
kendisini içkiye vermek
take to drink
f.
83
Deyim
kendi kendisini tuzağa düşürmek
paint yourself into a corner
f.
84
Deyim
kendi kendisini tuzağa düşürmek
box yourself into a corner
f.
85
Deyim
kendisini aslanın ağzına atmak
put your head into the lion's mouth
f.
86
Deyim
kendisini aslanın ağzına atmak
put your head in the lion's mouth
f.
87
Deyim
kendisini aslanın ağzına atmak
put your head in the lion's mouth
f.
88
Deyim
iyi mal kendisini belli eder
good wine needs no bush
expr.
Konuşma
89
Konuşma
vicdanı kendisini rahatsız etti
her conscience pricked her
expr.
90
Konuşma
beni mi yoksa kendisini mi suçluyor bilmiyorum
I don't know if she blamed me or if she blamed herself
expr.
91
Konuşma
kendisini çok hoş buluyorum
I find her very likeable
expr.
92
Konuşma
kendisini çok hoş buluyorum
I find him very likeable
expr.
93
Konuşma
kendisini sizin için feda etti
she sacrificed herself for you
expr.
94
Konuşma
masanın etrafındaki herkes kendisini sırayla tanıtsın
let’s go round the table and introduce ourselves
expr.
Ticaret/Ekonomi
95
Ticaret/Ekonomi
görüşmecinin kendisini alıcı yerine koyarak ilgili pazarlama sorunu hakkında veri toplaması
shopper study
i.
96
Ticaret/Ekonomi
hedef şirketin gösterişli varlıklarını satarak kendisini savunması
scorched-earth policy
i.
Hukuk
97
Hukuk
(kendisini suçlayanla) yüzleştirme
confrontation
i.
98
Hukuk
sanığı kendisini suçlayanla yüzleştirme
confrontation
i.
99
Hukuk
davalının duruşmaya gelmesi veya kendisini bir vekil ile temsil ettirmesi
special appearance
i.
100
Hukuk
davalının duruşmaya gelmesi veya kendisini bir vekil ile temsil ettirmesi
general appearance
i.
101
Hukuk
kendisini sakatlama
self inflicted injury
i.
102
Hukuk
kendisini sakatlama
self-injury
i.
103
Hukuk
kendisini sakatlama
self-harm
i.
104
Hukuk
kendisini sakatlama
self mutilation
i.
105
Hukuk
kişinin kendisini yüksek mahkeme üyesi vb gibi tanıtarak telefonla aradığı şahsın kişisel (kimlik) bilgilerini ve sosyal sigorta numarasını alarak yaptığı dolandırıcılık
jury duty scam
i.
106
Hukuk
tanığın kendisini celbeden tarafça sorguya çekilmesi
examination in-chief
i.
107
Hukuk
şahsın kendisini alakalandıran hükümler
personal law
i.
108
Hukuk
dolandırıcılık amacıyla kendisini başka bir şahıs olarak tanıtmak
personate
f.
109
Hukuk
kendisini temsilen
pro se
expr.
Siyasal
110
Siyasal
rakip istihbarat örgütü personelinin kendisini dost ülke veya örgüt kimliği altında yanlış tanıtarak sergilediği yaklaşım
false flag
i.
111
Siyasal
kendisini diğer tüm ırklardan üstün tutan ırk
herrenvolk
i.
112
Siyasal
kendisini diğer ırklardan üstün tutan ve azınlıkların üzerinde hakimiyet kuracağına inanan milliyetçi grup
herrenvolk
i.
113
Siyasal
kendisini kontrol eden ulusa malzeme sağlayan bölge
hinterland
i.
114
Siyasal
siyasi yelpazenin her iki ucunun da mantıksız veya aşırı olduğuna inandığı için kendisini merkezci olarak tanımlayan kişi
enlightened centrist
i.
Teknik
115
Teknik
kendisini tamamlayan herhangi bir şey
integer
i.
116
Teknik
kendi kendisini sınama
power on self test
i.
Bilgisayar
117
Bilgisayar
başka bir ağa atak yapan kullanıcının kendisini atak yaptığı sistemin yetkili bir üyesi olarak göstermesi
spoofing
i.
118
Bilgisayar
başka bir ağa atak yapan kullanıcının kendisini atak yaptığı sistemin yetkili bir üyesi olarak göstermesi
masquerading
i.
119
Bilgisayar
internette yayınlamak amacıyla kişinin kendisini çektiği fotoğraf
selfie
i.
120
Bilgisayar
bir kişinin kendisini fotoğraflaması
selfie
i.
121
Bilgisayar
deneyimsiz oyuncuları kolayca yenebilmek amacıyla yeni bir hesap oluşturan ve kendisini amatör gibi gösteren deneyimli oyuncu
smurf
i.
122
Bilgisayar
(video oyunlarında) bir oyuncunun düşmanlarını kendisini bir çete oluşturarak takip edecek şekilde kızdırması
mob
i.
Trafik
123
Trafik
kendisini çevreleyen mülke ulaşmak için kullanılan sokak
local street
i.
Medikal
124
Medikal
hastanın kendisini iyileşmiş gibi hissetmesi
euphoria
i.
125
Medikal
kendisini toksinle nötralize eden anti-toksin karışım
toxin-antitoxin
i.
126
Medikal
kompleks bir karbohidratın kendisini oluşturan basit monosakkaritlerine dönüştürülmesi işlemi
saccharifying
i.
127
Medikal
gebeliğin ikinci yarısında gelişebilen hipertansiyon ve proteinüri ile kendisini gösteren rahatsızlık
preeclampsia
i.
128
Medikal
gebeliğin ikinci yarısında gelişebilen hipertansiyon ve proteinüri ile kendisini gösteren rahatsızlık
pre-eclampsia
i.
Psikoloji
129
Psikoloji
rehin alınan kişinin kendisini rehin alan kişiye itaat etmesi
stockholm syndrome
i.
Ruhbilim
130
Ruhbilim
insanın kendisini kurt sanmasına yol açan hezeyan
lycanthropia
i.
Kimya
131
Kimya
serbest elementin kendisini oluşturan bileşiklerden birine dönüşmesi
fixation
i.
Biyoloji
132
Biyoloji
molekülün kendisini tamamlayan başka bir molekülle etkileşime girebilirliği
recognition
i.
133
Biyoloji
parazit hayvanın kendisini konakçısına sabitlediği organı
hold fast
i.
134
Biyoloji
cinsin kendisini oluşturan türlere ayrılması
division
i.
Biyokimya
135
Biyokimya
kendisini tamamlayan bir maddeye bağlanmak
recognize
f.
136
Biyokimya
kendisini tamamlayan bir maddeye bağlanmak
recognise
f.
Gökbilim
137
Gökbilim
dünya'nın kendisini dev bir teleskop olarak kullanma fikri
terrascope
i.
Zooloji
138
Zooloji
parazit hayvanın kendisini konakçısına sabitlediği organı
holdfast
i.
Sosyal Bilimler
139
Sosyal Bilimler
atanmış cinsiyetinden bağımsız kendisini genelde feminen şekilde ifade eden kişi
femme
i.
140
Sosyal Bilimler
dominant bir kültürün diğer bir kültürü kullanarak kendisini öteki üstünden yüceltip, pekiştirmesi
acculturation
i.
141
Sosyal Bilimler
birisinin ırkı, cinsiyeti, inançları gibi bir takım özelliklerinden dolayı kendisini sürekli savunmada hissetmesi
emotional tax
i.
142
Sosyal Bilimler
kendisini lgbti çatısı altında tanımlayıp şu ya da bu sebepten açılmamış veya açılmayan
in the closet
s.
Edebiyat
143
Edebiyat
içeriğine odaklanmak yerine şiirin kendisini nesne olarak gören bir modernist şiir ekolü
objectivism
i.
144
Edebiyat
yazarın, kendisini kurgusal bir karakter olarak hikayeye eklemesi
self-insert
i.
Dilbilim
145
Dilbilim
(ünsüz harf) kalın bir ünlüyle telaffuz edildiğinde kendisini karakterize eden bir alofonu olan
broad
s.
Dini
146
Dini
2. yüzyılda frigyalı montanus'un kutsal ruh'un bedeninde barındığını ve insanları yönlendirme konusunda kendisini aracı seçtiğini ileri sürdüğü öğretilerine verilen ad
montanism
i.
147
Dini
her cemaatin kendi kendisini yönetmesi gerektiğini savunan protestanlık mezhebi
congregational church
i.
Çevre
148
Çevre
kendisini çevresel konulara adamış kimse
ecofreak
i.
Spor
149
Spor
(motor sporlarında) yarış esnasında arkadaki pilotun, önündeki pilota göre geç fren yaparak kendisini virajın içine atması ve rakibini geçmesi
divebomb
i.
150
Spor
(motor sporlarında) ikili mücadelelerde, viraj girişinde dış taraftaki pilotun iç taraftaki pilottan erken fren yaparak viraj çıkışında kendisini iç taraftaki pilottan daha avantajlı hale getirip rakibini geçme hamlesi
switchback
i.
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of kendisini
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy