lacking - Türkçe İngilizce Sözlük

lacking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lacking — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eksik, yetersiz, noksan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlækɪŋ/ – BrE /ˈlækɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Gerekli nitelik veya unsurlardan birine sahip olmama durumunu tanımlayan terimdir ve genellikle değerlendirme veya eleştiri bağlamında kullanılır. Lack fiilinden türeyen bu sıfat, tarihsel olarak eksiklik fikrinin süreklilik kazanmış hâlini yansıtır. Güncel kullanımda lacking, bireylerin, sistemlerin veya argümanların zayıf kalan yönlerini belirtirken ölçülü ama net bir yargı işlevine sahiptir.
Eş Anlamlılar:
deficient, inadequate
Zıt Anlamlılar:
sufficient, complete

"lacking" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lacking s. eksik
But I am afraid that what certainly goes with it, that is democratic control, is lacking.
Ancak korkarım ki bununla birlikte gelen şey, yani demokratik kontrol eksiktir.

More Sentences
Genel
lacking s. yok
Junk food is lacking in vitamins.
Abur cuburlarda vitamin yoktur.

More Sentences
lacking s. eksik
But I am afraid that what certainly goes with it, that is democratic control, is lacking.
Ancak korkarım ki bununla birlikte gelen şey, yani demokratik kontrol eksiktir.

More Sentences
lacking s. eksik kalan
This aspect is too often lacking in the European strategy.
Bu husus Avrupa stratejisinde çoğu zaman eksik kalmaktadır.

More Sentences
lacking s. yetersiz
Skyguide was so lacking in human and material resources that safety was affected.
Skyguide'ın insan ve malzeme kaynakları o kadar yetersizdi ki güvenlik bundan etkilendi.

More Sentences
lacking s. yoksun
A diet lacking in nutritional value will not keep a person healthy.
Besin değerinden yoksun bir diyet kişiyi sağlıklı tutmayacaktır.

More Sentences
lacking s. yetersiz
Skyguide was so lacking in human and material resources that safety was affected.
Skyguide'ın insan ve malzeme kaynakları o kadar yetersizdi ki güvenlik bundan etkilendi.

More Sentences
lacking s. kayıp
lacking s. -siz
lacking s. muhtaç
lacking s. kifayetsiz
lacking s. kıt
lacking s. noksan
lacking s. namevcut
lacking bağ. yok ise
lacking bağ. olmadığı durumda
lacking bağ. olmazsa

"lacking" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be lacking f. olmamak
be lacking f. eksik olmak
be lacking f. eksik çıkmak
be lacking in something f. eksik olmak
be lacking in something f. yoksun olmak
be lacking in f. bir şeyde olmamak
be lacking f. bulunmamak
be lacking in sense f. sağduyusu olmamak
be lacking in f. -de ... olmamak
lacking in understanding s. anlayışsız
lacking quality s. niteliksiz
Konuşma Dili
we're lacking in the brain department expr. bizim beyinimiz yok
Konuşma
something is lacking in my life expr. hayatımda bir şeyler eksik
Hukuk
lacking legal ground s. hukuki mesnetten yoksun