laden - Türkçe İngilizce Sözlük

laden

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

laden — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yüklü, dolu, ağırlaşmış
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈleɪdən/ – BrE /ˈleɪdən/)
Terim Türü:
Sıfat
Üzerinde veya içinde çok miktarda yük taşıyan durumları niteleyen kelimedir ve ağırlık hissi çağrışımına sahiptir. Eski İngilizcede “yüklemek” anlamındaki hladan fiiliyle ilişkilidir ve geçmiş zaman sıfatı biçimiyle kalıcılaşmıştır. Güncel kullanımda laden, hem fiziksel yük hem de duygusal veya kavramsal ağırlık betimlemelerinde tercih edilir.
Eş Anlamlılar:
loaded, burdened
Zıt Anlamlılar:
light, unburdened

"laden" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
laden s. yüklü
Using too many chemically laden products on your hair could prove harmful in the long run.
Saçınızda çok fazla kimyasal yüklü ürün kullanmak uzun vadede zararlı olabilir.

More Sentences
laden s. dolu
The garden was laden with scents from orange flowers and sweet basil.
Bahçe portakal çiçekleri ve fesleğen kokularıyla doluydu.

More Sentences
laden s. (iş yüküyle) boğulmuş
Because of the new projects, the multi-national company is now heavily laden with the workload.
Çok uluslu şirket, yeni projeler yüzünden iş yüküne boğulmuştu.

More Sentences
Denizcilik
laden s. yüklü
Using too many chemically laden products on your hair could prove harmful in the long run.
Saçınızda çok fazla kimyasal yüklü ürün kullanmak uzun vadede zararlı olabilir.

More Sentences
Genel
laden i. yük taşıma kapasitesi
laden f. yüklemek
laden f. yüklenmek
laden s. yüklenmiş
laden s. ağırlaşmış

"laden" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
laden cistus i.
laden labdanum i.
laden rockrose i.
Ticaret/Ekonomi
laden lade i.
Botanik
laden rock rose i.
laden cistus i.
laden cistus creticus i.
laden rockrose i.

"laden" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dust-laden air i. toz yüklü hava
dust-laden air i. tozlu hava
bomb-laden vehicle i. bomba yüklü araç
oncoming truck laden with diesel i. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming diesel fuel-laden truck i. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming truck laden with diesel i. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming diesel fuel-laden truck i. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
bomb-laden truck i. bomba yüklü kamyon
rain-laden clouds i. yağmur taşıyan bulutlar
rain-laden clouds i. yağmur yüklü bulutlar
be laden with f. (ile) dolu olmak
doom-laden s. yaklaşmakta olan bir felaketi haber veren
ice laden s. buz dolu
ice laden s. buz yüklü
value-laden s. değer yüklü
theory-laden s. kuram yüklü
guilt-laden s. suç yüklü
guilt-laden s. suçla yüklü
care-laden s. ağır yüklü
heavy-laden s. çok sıkıntılı
heavy-laden s. bunalmış
heavy-laden s. usanmış
heavy-laden s. bıkmış
heavy-laden s. çok yorgun
heavily-laden s. ağır eşyalarla dolu
heavily-laden s. ağır eşyalar yüklenmiş
smoke-laden s. duman yüklü
smoke-laden s. duman dolu
smoke-laden s. dumanla dolu
Konuşma Dili
laden with s. -in altında kalmış
laden with s. ile yüklü
laden with s. '-in altında ezilmiş
laden with s. ile yüklenmiş/doldurulmuş
laden with s. yüküyle ezilmiş
Ticaret/Ekonomi
heavy laden i. ağır yük
heavy laden s. ağır yüklü
laden in bulk s. dökme yüklü
debt-laden s. büyük borcu olan
Siyasal
osama bin laden i. usame bin ladin
Teknik
controlled salt-laden atmosphere i. kontrollü tuz yüklü atmosfer
fuel-laden vapours piping i. buhar hattı
heavy-laden s. ağır yüklü
Otomotiv
fully laden tyre pressure i. tam yüklü lastik basıncı
maximum technical permissible laden mass i. teknik açidan izin verilen azami yüklü kütle
technically permissible maximum laden mass i. teknik olarak izin verilen azami kütle
laden vehicle i. yüklü araç
fully laden s. tam yüklü
fully laden s. tam dolu
Denizcilik
laden in bulk i. dökme yük
laden in bulk i. yükün gemiye ambalajsız yüklenmesi
laden weight i. yüklü ağırlık
Biyoloji
enzyme-laden s. enzim yüklü
enzyme-laden s. enzimle yüklü
Botanik
isoflavone-laden s. izoflavon taşıyan
Sosyal Bilimler
debt-laden s. büyük borcu olan
Çevre
contaminant-laden s. kontaminant taşıyan
Askeri
bomb-laden s. bomba yüklü
explosives-laden s. patlayıcı yüklü