lazy - Türkçe İngilizce Sözlük

lazy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lazy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tembel, isteksiz
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈleɪzi/ – BrE /ˈleɪzi/)
Terim Türü:
Sıfat
Çaba göstermekten kaçınan tutumları niteleyen kelimedir; eleştirel bir değerlendirme içerir. Eski İngilizcede “gevşek” anlam alanlarından evrilmiştir. Güncel kullanımda lazy, hem kişilik özellikleri hem de geçici davranışlar için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
idle, sluggish
Zıt Anlamlılar:
diligent, industrious

"lazy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lazy s. tembel
The coach admonished the players for being lazy.
Koç oyuncuları tembel oldukları için uyardı.

More Sentences
lazy s. uyuşuk
lazy s. miskin
Genel
lazy s. tembel
The coach admonished the players for being lazy.
Koç oyuncuları tembel oldukları için uyardı.

More Sentences
lazy s. üşengeç
Beth was asked by her lazy boyfriend to do his history homework.
Üşengeç erkek arkadaşı Beth'ten tarih ödevini yapmasını istedi.

More Sentences
lazy s. boş
Tyler misses his lazy days in the summer.
Tyler, yazın geçirdiği boş günleri özlüyor.

More Sentences
Spor
lazy s. tembel
The coach admonished the players for being lazy.
Koç oyuncuları tembel oldukları için uyardı.

More Sentences
Genel
lazy s. aylak
lazy s. uyuntu
lazy s. ağırkanlı
lazy s. haylaz
lazy s. gevşek
lazy s. üşengen
lazy s. hımbıl
lazy s. ağır
lazy s. ağırcanlı
lazy s. işten kaytaran
lazy s. tembellik yapan
lazy s. sarkık
lazy s. düşük
lazy s. isteksiz
Bilgisayar
lazy s. yavaş
Hayvancılık
lazy s. yatay (sığır markalama)
lazy s. yan yatırılmış (sığır markalama)
Askeri
lazy expr. teçhizat hazır' kodu

"lazy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lazy person i. tembel
lazy susan i. döner tepsi
lazy bum i. tembel teneke
lazy toad i. tembel tosbağa
grow lazy f. tembelleşmek
be too lazy to f. üşenmek
be lazy f. tembellik etmek
be lazy about f. bir konuda tembel olmak
become lazy f. miskinleşmek
lazy about f. üşengeç olmak
be very lazy f. çok tembel olmak
make lazy f. tembelleştirmek
be too lazy to f. erinmek
bone-lazy s. miskin
İfadeler
the quick brown fox jumps over the lazy do expr. ingilizce alfabenin tüm harflerini içeren bir hatırlatıcı cümle
Konuşma Dili
lazy bones i. tembel teneke
lazy dog i. tembel teneke
bone lazy s. tembel teneke
bone-lazy s. tembellik iliklerine işlemiş
bone-lazy s. tembellik içine işlemiş
bone-lazy s. doğuştan tembel
Deyim
lazy and out of work i. boş gezenin boş kalfası
lazy-bones i. tembel teneke
lazy man's load i. gidip gidip gelmemek için her şeyi bir kerede yüklenip taşımaya çalışma
lazy man's load i. her şeyi bir seferde yüklenme
lazy man's load i. tembellikten bir seferde taşınmaya çalışılan ağır yük
lazy man's load i. çok miktarda yük
Konuşma
bit lazy expr. biraz tembel
Medya
lazy town i. tembel kasaba
Teknik
lazy bar i. fayrap kapağı boşluğuna çapraz yerleştirilmiş metal bir çubuk
lazy flame i. zayıf alev
lazy flame i. zayıf yalaz
lazy tongs i. zikzak maşa
lazy strap i. sarkmayı önlemek için takılan ilmekli kayış
Tekstil
lazy daisy stitch i. çiçek deseni yapmak için kullanılan uzun zincir nakışı
Mobilya
lazy susan i. dönen tabla
Medikal
lazy bowels i. bağırsak tembelliği
lazy bowel syndrome i. bağırsak tembelliği
lazy eye i. göz tembelliği
lazy eye i. görme tembelliği
Optik
lazy eye syndrome i. tembel göz sendromu
Deniz Biyolojisi
lazy deckie i. haydros
Tarım
lazy bed [uk] i. kayalık arazide elle sürülmüş küçük arsa
lazy bed [uk] i. patates gibi sürülmeyip gömülen ekinlerin bulunduğu arsa
Edebiyat
lazy writing i. tembel yazım
lazy writing i. özgün olmayan veya çaba gösterilmemiş yazımları tanımlamak için kullanılan terim
Coğrafya
lazy lake i. florida eyaletinde yerleşim yeri
Argo
bone-lazy i. miskin
bone-lazy s. tembel
İngiliz Argosu
lazy lob i. yarı erekte penis
lazy lob i. yarı kalkmış penis
you lazy article expr. seni tembel pislik