liberates - Türkçe İngilizce Sözlük

liberates

liberates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
özgürleştirmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlɪbəreɪt/ – BrE /ˈlɪbəreɪt/)
Terim Türü:
Fiil: liberate (liberates – liberated – liberating)
Kısıtlamadan kurtarmayı anlatan sözcüktür; bu nedenle liberate, serbestlik anlamına gelir. Latince liberare (“özgür kılmak”) fiiliyle bağlantılıdır.<
Eş Anlamlılar:
free
Zıt Anlamlılar:
imprison

"liberates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
liberate f. serbest bırakmak
Combustion liberates heat.
Yanma ısıyı serbest bırakır.

More Sentences
Genel
liberate f. kurtarmak
The non-profit organisation aims at liberating children from forced labour.
Kâr amacı gütmeyen kuruluş, çocukları zorla çalıştırılmaktan kurtarmayı amaçlamaktadır.

More Sentences
liberate f. özgürlüğüne kavuşturmak
The small village was finally liberated after the long clash with the militants.
Küçük köy, militanlarla yaşanan uzun süreli çatışmanın ardından sonunda özgürlüğüne kavuşturuldu.

More Sentences
liberate f. özgürleştirmek
Once again, we see Europe hamstringing business rather than liberating it.
Bir kez daha Avrupa'nın iş dünyasını özgürleştirmek yerine kösteklediğini görüyoruz.

More Sentences
Hukuk
liberate f. serbest bırakmak
Combustion liberates heat.
Yanma ısıyı serbest bırakır.

More Sentences
Genel
liberate f. özgürlüğe kavuşturmak
liberate f. salıvermek
liberate f. azat etmek
Hukuk
liberate f. azat etmek
Siyasal
liberate f. özgürlük tanımak
Kimya
liberate f. bir bileşimden açığa çıkmak
liberate f. bir bileşimden serbest kalmak
Argo
liberate f. çalmak
liberate f. yağmalamak

"liberates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
liberate the town from the enemy f. şehri düşman işgalinden kurtarmak
liberate the town from the enemy f. şehri düşmanlardan kurtarmak
liberate the town from the enemy f. şehri düşman elinden kurtarmak
Öbek Fiiller
liberate someone or something from someone or something f. birini veya bir şeyi birinden veya bir şeyden kurtarmak
liberate someone or something from someone or something f. birini veya bir şeyi birinden veya bir şeyden özgür bırakmak
Hukuk
liberate from prison f. cezaevinden tahliye etmek
Argo
liberate from f. özgür bırakmak
liberate from f. birinden/bir yerden bir şey çarpmak
liberate from f. salıvermek
liberate from f. birinden/bir yerden bir şey çalmak
liberate from f. serbest bırakmak
liberate from f. özgürleştirmek
liberate from f. birinden/bir yerden bir şey araklamak
liberate from f. birinden/bir yerden bir şey koparmak