link... - Türkçe İngilizce Sözlük

link...

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"link..." teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
link i. halka
link i. bağ
link i. bağlantı
link f. bağlamak
Genel
radio link i. radyolink
link i. eklem
link i. zincir baklası
auto link i. özdevimli bağ
link i. kol düğmesi
link block i. ara takozu
connecting link i. bağlantı (iki şey arasındaki)
link i. rabıta
link i. radyo/tv link
link i. halka (zincir)
link i. ilişki
link of a chain i. bakla
connecting link i. halka
link mechanism i. bağlantı mekanizması
link i. irtibat
link file i. bağ dosyası
sleeve link i. kol düğmesi
connecting link i. ilgi
link i. bağlantı
causal link i. nedensel ilişki
causal link i. illiyet bağı
weakest link i. en zayıf halka
link theory i. bağlantı teorisi
link i. zincir halkası
cuff link i. kol düğmesi
cuff-link i. kol düğmesi
hyper-link i. hiper link
causal link i. sebep-sonuç ilişkisi
links and link-motion i. bağlantılar ve bağlantı hareketi
link i. üzengi
link i. hat
genetic link i. genetik bağlantı
chain-link fence i. tel örgü
close link i. yakın bağlantı
organic link i. organik bağ
close link i. yakın ilişki
below link i. alttaki bağlantı
link below i. alttaki bağlantı
below link i. aşağıdaki bağlantı
link below i. aşağıdaki bağlantı
weakest link i. sistemin başarısız olma veya sorun çıkarma olasılığı en yüksek parçası
link i. bukle
link i. lüle
link i. haberleşme kanalı
missing link i. hayvan türü veya grubu ile varsayılan ataları arasındaki evrimsel ara form
missing link i. evrendeki kayıp kütlenin bir kısmının sebebi
missing link i. bir şeyin kayıp olan bütünleyici parçası
missing link i. değerli olan ara pozisyon
missing link i. tercih edilen ara figür
link i. nehrin kıvrılması
link i. bir tür salon dansı adımı
link i. el feneri
link [obsolete] i. siyah boya
link i. su yolunun kıvrılması
link i. el feneri tutma görevlisi
link i. kıvrılan nehir veya su yolu tabanı
link [uk] i. arazi sırtı
fixed link [canada] i. sabit ulaşım yolu
fixed link [canada] i. sabit güzergah geçişi
fixed link [canada] i. (köprü) sabit bağlantı
link i. link
link i. bağlantı
link arms f. kol kola girmek
break up the link with somebody f. ipleri koparmak
link f. ulamak
link up f. birleştirmek
link up f. bağlantı kurmak
link up f. bağlanmak
link f. bağlantı kurmak
link f. zincirlenmek
link f. birleşmek
link up f. birleşmek
link f. birbirine bağlanmak
link up f. eklemek
link up f. bağlamak
link f. zincirlemek
link f. eklemek
have a link f. link almak
give a link f. link vermek
receive a link f. link almak
link f. birleştirmek
forge a link between f. arasında bağ kurmak
link f. hafifçe sekerek yürümek
link [scotland] f. hızlı ve düzgün hareket etmek
link [scotland] f. hızlı ve düzgün bir şekilde yürümek
link [dialect] [uk] f. koluna girmek
link [dialect] [uk] f. kol kola yürümek
cross-link f. çapraz bağlar oluşturmak
cross-link f. çapraz bağlarla bağlamak
link f. ilişkilendirmek
link f. ilişkilendirmek
link f. link vermek
link f. bağlantı vermek
link s. birleştirici
link s. zincirlerle ilgili
link s. dilsel bağlayıcı
link s. dine bağlı olmayan
link s. zincirlerden yapılmış
Öbek Fiiller
link up with f. birleşmek
link with f. birleştirmek
link together f. birleştirmek
link together f. ilişkilendirmek
link together f. eşleştirmek
link with f. eşleştirmek
link up to f. birleşmek
link with f. ilişkilendirmek
link to f. birleştirmek
link to f. eşleştirmek
link up to f. katılmak
link up with f. katılmak
link to f. ilişkilendirmek
link up with (something) f. (bir şeye) bağlanmak
link up with (someone or something) f. birini/bir şeyi (birine/bir şeye) bağlamak
link up with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) bağlantıya/temasa geçmek
link up with (someone or something) f. birinin/bir şeyin (biriyle/bir şeyle) arasında bağlantı kurmak
link up with (someone or something) f. birinin/bir şeyin (biriyle/bir şeyle) arasında temas kurmak
link up with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) temas kurmak
link up with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) bağlantı kurmak
contact with someone a link to someone f. biriyle görüşmek
contact with someone a link to someone f. biriyle iletişim kurmak
contact with someone a link to someone f. biriyle temasa geçmek
contact with someone a link to someone f. biriyle irtibat kurmak
link to (someone or something) f. (birine/bir şeye) bağlanmak
link together (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) birbirine bağlı olmak
link together (with someone or something) f. (birine/bir şeye) bağlı olmak
link with (someone) f. (biriyle) irtibata geçmek
link together (with someone or something) f. (birilerini/bir şeyleri) bir araya getirip bağlamak
link with (something) f. (bir şeyle) temas kurmak
link with (someone) f. (biriyle) görüşmek
link to (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında bağlantı kurmak
link with (someone) f. (biriyle) konuşmak
link with (someone) f. (biriyle) kontak kurmak
link together (with someone or something) f. (birilerini/bir şeyleri) birbirine bağlamak
link together (with someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında bağlantı kurmak
link (someone or something) up to (someone or something) f. (birini/bir şeyi birine/bir şeye) bağlamak
link to (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında ilişki kurmak
link with (someone) f. (biriyle) temas kurmak
link to (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) ilişkili olmak
link together (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) bağı olmak
link together (with someone or something) f. (birine/bir şeye) bağlamak
link with (something) f. (bir şeye) bağlanmak
link to (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) ilişkilendirmek
link with (someone) f. (biriyle) temasa geçmek
link to (someone or something) f. (birine/bir şeye) bağlamak
link with (someone) f. (biriyle) irtibat kurmak
link (someone or something) up to (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında bağlantı kurmak

"link..." teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
radyo/tv link link i.
hiper link hyper-link i.
link link i.
link almak have a link f.
link vermek give a link f.
link almak receive a link f.
link vermek link f.
Reklam
link metni anchor text i.
metin link text link i.
Teknik
servo link servo link i.
radyo link radio link i.
telsiz röle link standartları radio relay link standards i.
uydudan uyduya bağlantı link satellite-to-satellite link i.
Bilgisayar
link tıklama oranı click through rate i.
yanlış link clicktease i.
dinamik link dynamic link i.
dinamik link hot link i.
bozuk link dead link i.
ölü link dead link i.
ölmüş link dead link i.
kırık link dead link i.
çalışmayan link dead link i.
kalıcı link permanent link i.
kalıcı link permalink i.
google sayfa değerinin yükselmesi için bir sitenin kendi sitesinin anasayfasında veya herhangi bir alt sayfasında başka bir siteye banner veya text link vermesi veya barındırması backlink i.
link inşası link building i.
ölü link link broken i.
kırık link link broken i.
link popülaritesini şişirmek inflate link popularity f.
Bilişim
sayısal link digital link i.
otomatik link hotlink i.
geniş bantlı link wideband link i.
seri link kartı serial link adapter i.
otomatik link persistent link i.
anahtarlanmış link switched link i.
karasal link terrestrial link i.
Telekom
link güvenlik payı link safety margin i.
benzer radyo frekans ses link donanımı similar radio frequency audio link equipment i.
Radyo
dubleks link protokollü eşzamanlı olmayan veri iletimi asynchronous data transmission with duplex link protocol i.
yarım dubleks link protokollü eşzamanlı olmayan veri iletimi asynchronous data transmission with half duplex link protocol i.
Otomotiv
delta link süspansiyon delta link suspension i.
Havacılık
data link data link i.
Psikoloji
opioid link opioid link i.
Kimya
ester-link hidrolizine katkıda bulunan bir enzim aliesterase i.
Askeri
link treyner link trainer i.