| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | lure i. | cazibe | ||
|
The lure of rural life can trick people. Kırsal yaşamın cazibesi insanları kandırabilir. More Sentences |
||||
| Genel | lure f. | ayartmak | ||
|
Young men and women are lured by the warlords to join their unruly gangs. Genç erkekler ve kadınlar savaş lordları tarafından asi çetelerine katılmaları için ayartılıyor. More Sentences |
||||
| Genel | lure f. | cezbetmek | ||
|
Some outdoor models can also use chemical baits to lure mosquitoes. Bazı dış mekan modelleri sivrisinekleri cezbetmek için kimyasal yemler de kullanabilir. More Sentences |
||||
| Genel | lure f. | çekmek | ||
|
The car factory raised salaries to lure old workers back. Araba fabrikası eskiden çalışan işçileri yeniden çekmek için maaşları yükseltti. More Sentences |
||||
| Genel | lure f. | tuzağa düşürmek | ||
|
Young people can be lured to use drugs by hanging with the wrong people. Gençler yanlış insanlarla takılarak uyuşturucu tuzağına düşürülebiliyor. More Sentences |
||||
| Genel | lure f. | tuzağa çekmek | ||
|
Cheese often lures a mouse into a trap. Peynir genellikle bir fareyi tuzağa çeker. More Sentences |
||||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | lure i. | (hayvanları yakalamak için kullanılan) tuzak yemi | ||
|
The zoologists use lures to catch and mark crocodiles. Zoologlar timsahları yakalamak ve işaretlemek için tuzak yemi kullanırlar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | lure i. | tuzak | ||
| Genel | lure i. | çığırtkan | ||
| Genel | lure i. | yem | ||
| Genel | lure i. | tuzağa düşüren şey | ||
| Genel | lure i. | tuzağa düşüren kimse | ||
| Genel | lure i. | avcı | ||
| Genel | lure i. | avlayan şey | ||
| Genel | lure i. | baştan çıkaran şey | ||
| Genel | lure i. | çekici şey | ||
| Genel | lure i. | cezbeden şey | ||
| Genel | lure i. | çekicilik | ||
| Genel | lure i. | etkileyicilik | ||
| Genel | lure i. | çekim gücü | ||
| Genel | lure i. | baştan çıkarıcılık | ||
| Genel | lure i. | yumuşak düzleştirici fırça | ||
| Genel | lure i. | (kuş çağırmada kullanılan) ucu tüylü uzun ipten oluşan bir cihaz | ||
| Genel | lure i. | kuş kapanı | ||
| Genel | lure f. | yemlemek | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | lure i. | fötr şapka yapımında ısıtılarak kullanılan bir alet | ||
| Tekstil | lure i. | şapka zımpara aleti | ||
| Balıkçılık | ||||
| Balıkçılık | lure i. | hareketli yapay balık yemi | ||
| Balıkçılık | lure i. | hareketli olta | ||
| Tarih | ||||
| Tarih | lure i. | aşağı bakan iki kanattan oluşan bir arma motifi | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | lure i. | yapay olta yemi | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | lure i. | (tunç çağına ait olduğu düşünülen, danimarka tubarlıklarında bulunan) büyük bir tür tunç borazan | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | lure f. | (kapana) şahin çağırmak | ||