lure - Türkçe İngilizce Sözlük

lure

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lure — Definition

Anlamı ve Tanımı:
cezbetmek, yem
Okunuş (IPA):
(AmE /lʊr/ – BrE /lʊə/)
Terim Türü:
İsim/Fiil: lure (lures – lured – luring)
Birini veya bir şeyi çekici bir vaatle kendine yöneltmeyi anlatan kelimedir. Orta Fransızca loirre (“yem”) köküne dayanır. Pazarlama ve suç anlatılarında dikkat çekme ve kandırma stratejilerini ifade eder.
Eş Anlamlılar:
entice, tempt
Zıt Anlamlılar:
repel, deter

"lure" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lure i. cazibe
The lure of rural life can trick people.
Kırsal yaşamın cazibesi insanları kandırabilir.

More Sentences
lure f. ayartmak
Young men and women are lured by the warlords to join their unruly gangs.
Genç erkekler ve kadınlar savaş lordları tarafından asi çetelerine katılmaları için ayartılıyor.

More Sentences
lure f. cezbetmek
Some outdoor models can also use chemical baits to lure mosquitoes.
Bazı dış mekan modelleri sivrisinekleri cezbetmek için kimyasal yemler de kullanabilir.

More Sentences
lure f. çekmek
The car factory raised salaries to lure old workers back.
Araba fabrikası eskiden çalışan işçileri yeniden çekmek için maaşları yükseltti.

More Sentences
lure f. tuzağa düşürmek
Young people can be lured to use drugs by hanging with the wrong people.
Gençler yanlış insanlarla takılarak uyuşturucu tuzağına düşürülebiliyor.

More Sentences
lure f. tuzağa çekmek
Cheese often lures a mouse into a trap.
Peynir genellikle bir fareyi tuzağa çeker.

More Sentences
Silah/Atıcılık
lure i. (hayvanları yakalamak için kullanılan) tuzak yemi
The zoologists use lures to catch and mark crocodiles.
Zoologlar timsahları yakalamak ve işaretlemek için tuzak yemi kullanırlar.

More Sentences
Genel
lure i. tuzak
lure i. çığırtkan
lure i. yem
lure i. tuzağa düşüren şey
lure i. tuzağa düşüren kimse
lure i. avcı
lure i. avlayan şey
lure i. baştan çıkaran şey
lure i. çekici şey
lure i. cezbeden şey
lure i. çekicilik
lure i. etkileyicilik
lure i. çekim gücü
lure i. baştan çıkarıcılık
lure i. yumuşak düzleştirici fırça
lure i. (kuş çağırmada kullanılan) ucu tüylü uzun ipten oluşan bir cihaz
lure i. kuş kapanı
lure f. yemlemek
Tekstil
lure i. fötr şapka yapımında ısıtılarak kullanılan bir alet
lure i. şapka zımpara aleti
Balıkçılık
lure i. hareketli yapay balık yemi
lure i. hareketli olta
Tarih
lure i. aşağı bakan iki kanattan oluşan bir arma motifi
Silah/Atıcılık
lure i. yapay olta yemi
Müzik
lure i. (tunç çağına ait olduğu düşünülen, danimarka tubarlıklarında bulunan) büyük bir tür tunç borazan
Eski Kullanım
lure f. (kapana) şahin çağırmak

"lure" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lure someone into one's trap f. tuzağına düşürmek
lure [obsolete] f. seslenmek
lure [obsolete] f. seslice bağırmak
Öbek Fiiller
lure away f. aklını çelmek
lure someone in f. cezbederek çekmek
lure someone in to something f. cezbederek çekmek
lure someone in f. birini bir yere çekmek (tuzağa vb)
lure someone in to something f. birini bir yere çekmek (tuzağa vb)
lure someone away from something f. birini bir şeyden caydırmak
lure or seduce someone into something f. birini bir şey yapmaya ayartmak
lure someone away from something f. ayartarak uzaklaştırmak
lure out f. oltaya getirmek
lure (someone or something) in(to something or some place) f. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) düşürmek
lure (someone or something) in(to something or some place) f. (birini/bir şeyi bir şey) tuzağına düşürmek
lure in to f. '-e düşürmek
lure (someone or something) in(to something or some place) f. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) çekmek
lure (someone or something) away f. (birinin/bir şeyin) aklını çelmek
lure in to f. -e cezbederek çekmek
lure (someone or something) away f. (birini/bir şeyi) ayartarak uzaklaştırmak
lure (someone or something) away f. (birini/bir şeyi) caydırmak
lure (someone or something) in(to something or some place) f. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) gelmesi için ayartmak
lure in to f. '-e gelmesi için ayartmak
lure in to f. bir şey tuzağına düşürmek
Konuşma Dili
irresistible lure i. karşı konulmaz cazibe
irresistible lure i. dayanılmaz cazibe
Turizm
lure book i. prestij kitabı
Deniz Biyolojisi
fish-lure i. zoka
Balıkçılık
fisherman's lure i. suni yem
fisherman's lure i. zoka
fish lure i. zoka
fisherman's lure i. sahte olta balığı
fish lure i. suni yem
fish lure i. olta yemi
fisherman's lure i. olta yemi
Coğrafya
lake lure i. north carolina eyaletinde yerleşim yeri