mainly - Türkçe İngilizce Sözlük

mainly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mainly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çoğunlukla, esas olarak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmeɪnli/ – BrE /ˈmeɪnli/)
Terim Türü:
Zarf
Bir durumun ağırlıklı kısmını ifade eden zarftır. Main sıfatından türemiştir. Açıklamalarda temel yönü öne çıkarmak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
chiefly, primarily
Zıt Anlamlılar:
marginally

"mainly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mainly zf. esasen
As I already indicated, this is mainly an instrument for business to engage in.
Daha önce de belirttiğim gibi, bu esasen iş dünyasının müdahil olduğu bir araç.

More Sentences
mainly zf. daha çok
During the presentation the speaker talked mainly about gender inequality.
Sunumda konuşmacı daha çok cinsiyet eşitsizliğinden bahsetti.

More Sentences
mainly zf. başlıca
My support for it is mainly due to the lack of anything better.
Benim bunu desteklememin başlıca nedeni daha iyi bir şeyin olmamasıdır.

More Sentences
mainly zf. çoğunlukla
Moreover, these are mainly former countries of the Soviet Union and surrounding areas.
Üstelik bunlar çoğunlukla eski Sovyetler Birliği ülkeleri ve çevre bölgelerdir.

More Sentences
mainly zf. ağırlıklı olarak
Our farm grows mainly wheat and rye.
Çiftliğimizde ağırlıklı olarak buğday ve çavdar yetiştirilmektedir.

More Sentences
Teknik
mainly zf. esas olarak
Despite this, it is mainly in Islamic countries that it is practised.
Buna rağmen esas olarak İslam ülkelerinde uygulanmaktadır.

More Sentences
Genel
mainly zf. en çok
mainly zf. çoğunluk itibarıyla
mainly zf. ağırlıklı olmak üzere
mainly zf. büyük oranda

"mainly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be designed mainly for the transport of goods f. esas olarak yük taşımak için tasarlanmak
blate (mainly used in scottish) s. ürkek
blate (mainly used in scottish) s. utangaç
mainly [uk] zf. adamakıllı
mainly [obsolete] zf. zor kullanarak
mainly [uk] zf. pek çok
mainly [uk] zf. aşırı
mainly [uk] zf. had safhada
mainly [uk] zf. geniş ölçüde
mainly [obsolete] zf. şiddetli bir şekilde
mainly [uk] zf. son derece
mainly [uk] zf. çok
mainly [uk] zf. fazlasıyla
mainly [uk] zf. kuvvetle
mainly [uk] zf. ziyadesiyle
mainly due to ed. temelde/esas olarak .... nedenle
İfadeler
these are the mainly expr. başlıcaları şunlardır
due mainly to expr. temelde/esas olarak .... nedenle
Teknik
natural gases containing mainly hydrocarbon and nitragen i. hidrokarbon ve azot içeren doğal gazlar
İngiliz Argosu
kidder (mainly liverpool use) i. ufaklık
sort (mainly london/south-east use) i. çekici kadın
sort (mainly london/south-east use) i. afet
splosh (mainly london use) i. çay
taig (mainly in northern ireland) i. katoliklerin protestanlara verdiği isim
thames trout (mainly london use) i. bok parçası
thames trout (mainly london use) i. bok yığını
trick (mainly gay use) i. tesadüfen bir partner bulma
weegie (scottish use mainly edinburgh) i. glasgowlu
wegie (scottish use mainly edinburgh) i. glasgowlu