painful - Türkçe İngilizce Sözlük

painful

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

painful — Definition

Anlamı ve Tanımı:
acı veren, sancılı, üzücü
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpeɪnfəl/ – BrE /ˈpeɪnfəl/)
Terim Türü:
Sıfat: painful
Fiziksel ya da duygusal olarak yoğun rahatsızlık yaratan durumları niteleyen sıfattır. Pain sözcüğüne -ful eklenmesiyle oluşan yapı, etki ve yoğunluk vurgusunu öne çıkarır.
Eş Anlamlılar:
distressing, agonizing
Zıt Anlamlılar:
painless, pleasant

"painful" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
painful s. ağrılı
My back is painful after sitting all day at the office.
Bütün gün ofiste oturmaktan sırtım ağrıyor.

More Sentences
painful s. sancılı
The implementation of these measures is still painful and has sometimes even been extremely painful.
Bu önlemlerin uygulanması hala sancılıdır ve hatta bazen son derece sancılı olmuştur.

More Sentences
Genel
painful s. ağrılı
My back is painful after sitting all day at the office.
Bütün gün ofiste oturmaktan sırtım ağrıyor.

More Sentences
painful s. can sıkıcı
The truth can be more painful than a lie.
Gerçek bir yalandan daha can sıkıcı olabilir.

More Sentences
painful s. acı
Love is pure, love is painful, love is sweet and love is dreadful.
Aşk saftır, aşk acıdır, aşk tatlıdır ve aşk korkunçtur.

More Sentences
painful s. acı veren
With that, there is always fear and a desire not to discuss the painful topic.
Bununla birlikte, her zaman korku ve acı verici konuyu tartışmama arzusu vardır.

More Sentences
painful s. zor
The journey to a new world has been painful for her.
Yeni bir dünyaya açılmak onun için zor olmuştu.

More Sentences
painful s. acı verici
The boxer sustained a painful blow on the head.
Boksör kafasına acı verici bir darbe aldı.

More Sentences
painful s. acılı
This is the latest painful chapter in the history of this young democracy.
Bu, bu genç demokrasinin tarihindeki son acılı dönemdir.

More Sentences
painful s. katlanılmaz
It was painful to listen to her new single.
Yeni single'ını dinlemeye katlanamadım.

More Sentences
Medikal
painful s. ağrı veren
Is it painful to move like this?
Bu hareketi yapmak ağrı veriyor mu?

More Sentences
painful s. ağrılı
My back is painful after sitting all day at the office.
Bütün gün ofiste oturmaktan sırtım ağrıyor.

More Sentences
Genel
painful s. zahmetli
painful s. meşakkatli
painful s. elim
painful s. güç
painful s. acıtıcı
painful s. yorucu
painful s. ıstıraplı
painful s. üzücü
painful s. eziyetli
painful s. ıstırap
painful s. dayanılmaz
Konuşma Dili
painful s. çok kötü
painful s. berbat
painful s. iğrenç
Medikal
painful s. sancı veren
Eski Kullanım
painful s. titizlikle yapılan
painful s. özenle çalışan
painful s. dikkatli

"painful" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
painful sensation i. üzücü duygu
a painful memory i. acı bir hatıra
painful memories i. acı hatıralar
wake painful memories f. acı anıları canlandırmak
tell the painful truth bluntly f. acı söylemek
Konuşma Dili
a painful lesson i. acı bir ders
a painful death i. acı dolu bir ölüm
teach a painful lesson f. acı bir ders vermek
teach a painful lesson f. iyi bir ders vermek
Deyim
teach a painful lesson f. acı bir ders vermek
Konuşma
the most painful area i. en acı veren bölge
it was the most painful experience of my life expr. hayatımın en acı verici deneyimiydi
it was too painful expr. çok acı vericiydi
Medikal
painful swelling i. ağrılı şiş
painful stimulant i. ağrılı uyaran
painful umbilical nodule i. ağrılı umbilikal nodül
painful shoulder complaint i. ağrılı omuz yakınımı
painful shoulder complaint i. ağrılı omuz şikayeti
painful ophthalmoplegia i. ağrılı oftalmopleji
painful stimulus i. ağrılı uyaranlar
behavioral response to the painful stimulus i. ağrılı uyarana davranış yanıtı
painful mass i. ağrılı kitle
painful hepatomegaly i. ağrılı hepatomegali
painful dysesthesia i. ağrılı disestezi
a chronic inflammatory disease characterized by painful i. ağrıyla giden kronik yangısal bir hastalık
painful bruising syndrome i. gardner-diamond sendromu
the most painful conditions i. en ağrılı durumlar
painful swelling i. ağrılı şişlik
blind painful eyes i. görmeyen ağrılı gözler
painful arc syndrome i. omuz sıkışma sendromu
painful menstruation i. ağrılı menstrüasyon
painful menstruation i. ağrılı adet
painful menstruation i. ağrılı aybaşı
painful eye i. ağrılı göz
acute painful eye i. akut ağrılı göz
painful shoulder i. ağrılı omuz
painful diabetic neuropathy i. ağrılı diyabetik nöropati
painful sensation i. ağrı hissi
painful sensation i. acı hissi
Psikoloji
painful ophthalmoplegia i. ağrılı oftalmoparezi
hereditary painful neuropathy i. herediter ağrılı nöropati