paralleled - Türkçe İngilizce Sözlük

paralleled

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

paralleled — Definition

Anlamı ve Tanımı:
paralel, benzer çizgide
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpærəˌlɛl/ – BrE /ˈpærəlel/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim: parallel (parallels)
Birbirini kesmeyen ya da benzer doğrultuda ilerleyen durumları tanımlar. Yunanca parallēlos kökünden gelen sözcük, matematik ve soyut benzerlik anlatılarında terimleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
analogous, concurrent
Zıt Anlamlılar:
intersecting, divergent

"paralleled" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 107 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
parallel s. paralel
The bars should be positioned parallel to the wall.
Çubuklar duvara paralel yerleştirilmelidir.

More Sentences
parallel s. aynı doğrultuda olan
Genel
parallel i. paralellik
There are, though, many parallels with the works councils directive in other respects.
Bununla birlikte çalışma konseyleri yönergesi ile başka açılardan da birçok paralellik bulunmaktadır.

More Sentences
parallel i. nazire
parallel i. paralel çizgi
parallel i. benzerlik
parallel i. koşut çizgi
parallel i. paralel hat
parallel i. paralel eğri
parallel i. paralel yüzey
parallel i. paralel harita çizgisi
parallel i. paralel küre hattı
parallel i. istihkam yüzüne neredeyse paralel uzun siper hattı
parallel i. baskıda kullanılan beşinci referans işareti karakteri
parallel i. eşlenik şey
parallel i. mukabil
parallel i. denk
parallel i. tamamen aynı unsurlar
parallel i. birbirine denk unsurlar
parallel i. karşılaştırma
parallel i. kıyas
parallel i. benzerlik
parallel i. fiziksel denklik
parallel i. paralel pozisyon
parallel i. fiziksel paralellik
parallel i. paralelizm
parallel i. aynı gerilim farkının iki veya daha fazla rezistansa uygulandığı elektrik cihazı devresi
parallel i. birden fazla görev veya işlemin eş zamanlı gerçekleştirildiği durum
parallel i. paralel cetvel
parallel i. paralel kenarlı metal blok
parallel i. paralel kenarlı metal şerit
parallel i. zemine paralel yüksek platform
parallel i. askı ayaklığına benzer ayaklık
parallel f. paralel olmak
parallel f. ile karşılaştırmak
parallel f. benzetmek
parallel f. paralel yapmak
parallel f. karşılaştırmak
parallel f. paralel olarak koymak
parallel f. kıyaslamak
parallel f. eşleştirmek
parallel f. (bir şey) denk göstermek
parallel f. (bir şeye) paralel göstermek
parallel s. yan yana ve birbirini kesmeden uzayıp giden
parallel s. aynı
parallel s. benzer
parallel s. muvazi
parallel s. koşut
parallel s. eşit mesafeli
parallel s. eşit uzaklıkta olan
parallel s. benzer
parallel s. peşi sıra gelen
parallel s. birbirini izleyen
parallel s. tekabül eden
parallel s. aynı yönde olan
parallel s. aynı yolu izleyen
parallel s. aynı zamanda olan
parallel s. aynı gelişimi izleyen
parallel s. aynı noktayı gösteren
parallel s. aynı sonuca varan
parallel s. taban tabana ayarlanan
parallel s. yan yana olan
parallel s. eşleşen
parallel s. eşlenik
parallel s. eşlik eden
parallel s. karşılaştırılan
parallel s. ardışık hareketli
parallel s. karşılaştırılabilen
parallel s. benzeşen
parallel s. ortak yönlü
parallel s. aynı yatkınlığı olan
parallel s. aynı yönde seyreden
parallel s. benzer çizgide
parallel zf. paralel bir şekilde
parallel zf. taban tabana
parallel zf. paralel uzanarak
Teknik
parallel i. koşut
Bilgisayar
parallel s. birden fazla işleme ait ve eş zamanlı (performans)
Matematik
parallel i. paralel çizgi grubu
parallel s. kesişmeyen birden fazla düz ve düzlemdeş (doğru)
parallel s. kesişmeyen birden fazla düz düzlemdeş doğruyu gösteren
parallel s. kesişmeyen birden fazla düzleme ait veya ilgili
parallel s. kesişmeyen birden fazla düzlemi gösteren
parallel s. kesişmeyen bir çizgi ve bir düzleme ait veya ilgili
parallel s. kesişmeyen bir çizgi ve bir düzlem gösteren
parallel s. her yeri eşit mesafeli (eğri)
parallel s. her yeri eşit mesafeli eğrileri gösteren
parallel s. her yeri eşit mesafedeki (yüzey)
parallel s. her yeri eşit mesafede yüzeyleri gösteren
Geometri
parallel s. mütevazi
Biyokimya
parallel s. yöndeş
Dilbilim
parallel s. aynı söz dizimsel ögelere sahip olan
parallel s. aynı söz dizimsel yapıda olan
Coğrafya
parallel i. paralel daire
Müzik
parallel s. (müzik perdesinde) eş mesafeli
parallel s. paralelizme ait
parallel s. paralelizm uyarınca
parallel s. paralelizme uygun
parallel s. aynı nota ile başlayan
Tiyatro
parallel i. platform destekleyici ayaklık
Matbaa
parallel i. not veya atıfta geçen ögeyi belirten işaret
parallel i. referans işareti
parallel i. not işareti
Engineering
parallel s. paralel iletkenli elektrik devresi ile ilgili
parallel s. (elektrik devresi) paralel iletkenli
parallel s. bitlerin aynı anda farklı kanallarca iletildiği bilgisayar bağlantısı ile ilgili
parallel s. (bilgisayar bağlantısı) aynı anda farklı kanallarca bitleri ileten

"paralleled" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
parallel computers i. paralel bilgisayarlar
parallel plate viscometer i. paralel plaka viskometresi
parallel bars i. paralel
parallel bars i. jimnastik aleti
parallel line i. paralel çizgi
parallel operation i. paralel operasyon
parallel of latitude i. paralel daire
striking parallel i. dikkat çekici paralellik
striking parallel i. dikkat çekici benzerlik
parallel world i. paralel evren
parallel universe i. paralel evren
parallel universe i. paralel dünya
parallel world i. paralel dünya
parallel motion i. paralel ses hareketi
parallel motion i. paralel hareket yaratan bağlı mekanizma
parallel cousin i. teyze veya amcadan olan kuzen
parallel motion i. iki sesin aynı yönde kaydettiği melodik ilerleme
parallel motion i. paralel hareket
parallel motion i. doğrusal hareket
parallel cousin i. paralel kuzen
parallel motion i. paralel hareket yaratan birleşik bağlantı
draw a parallel between f. benzetmek
be parallel to f. benzemek
be parallel with f. benzemek
draw a parallel between f. karşılaştırmak
be parallel f. muvazi olmak
go parallel with f. paralel gitmek
be parallel with f. -e benzemek
be parallel to f. -e paralel olmak
be parallel to f. -e benzemek
be parallel with f. -e paralel olmak
parallel [obsolete] f. benzerini oluşturmak
parallel [obsolete] f. aynısını oluşturmak
parallel [obsolete] f. aynısını örnek vermek
parallel [obsolete] f. paralelini yaratmak
parallel [obsolete] f. benzerini göstermek
without parallel s. eşsiz
without parallel s. benzersiz
without parallel s. rakibi olmayan
in parallel zf. paralel olarak
in parallel with the requirements zf. ihtiyaçlar doğrultusunda
in parallel with this purpose zf. bu amaç doğrultusunda
in parallel zf. paralel durumda
in parallel zf. koşut olarak
in parallel with ed. buna bağlı olarak
in parallel with ed. -e paralel olarak
parallel to ed. -e paralel
in parallel to ed. paralelinde
in parallel with ed. paralelinde
İfadeler
in parallel with these developments expr. bu gelişmelere paralel olarak
in parallel with these developments expr. bu gelişmeler doğrultusunda
Ticaret/Ekonomi
parallel loan i. paralel kredi
parallel standards i. ikili para standardı
parallel market i. paralel piyasa
parallel economy i. kayıtdışı ekonomi
parallel standard i. paralel standart
parallel import i. paralel ithalat
parallel meeting i. paralel/eş zamanlı toplantı
parallel sourcing i. bir ürünü en az iki üreticiden alma
parallel importing i. paralel ithalat
parallel importing i. (özellikle farmasötik ilaçlar için) yerel üreticiden daha ucuza mal satan satıcıdan yapılan ithalat
Hukuk
parallel lawsuit i. karşı dava
parallel lawsuit i. mukabil dava
Siyasal
parallel state i. paralel devlet
parallel structure i. paralel yapı
parallel diplomacy i. paralel diplomasi
Teknik
parallel flow i. paralel akım
parallel transfer i. koşut aktarım
parallel system i. paralel sistem
connection in parallel i. paralel bağlantı
parallel resistance i. paralel direnç
parallel computer i. paralel bilgisayar
parallel inductors i. paralel indüktörler
parallel limiter i. paralel sınırlayıcı
parallel circuit i. paralel devre
parallel flow burner i. paralel akışlı brülör
parallel storage i. koşut bellek
parallel inverse feedback i. paralel ters geribesleme
parallel yarn spinning machine i. paralel iplik eğirme makinesi
coupling in parallel i. paralel bağlama
parallel running i. koşut çalışma
parallel access i. paralel erişim
parallel field ditch system i. paralel tarla hendek sistemi
parallel transmission i. paralel gönderme
parallel access i. koşut erişim
parallel adder i. paralel toplayıcı
parallel conversion i. paralel dönüştürme
parallel by character i. karakter paralelliği
shearing stress parallel to grain i. liflere paralel makaslama dayanımı
parallel storage i. paralel bellek
bit parallel i. bit düzeyinde koşut
parallel link i. paralel bağlantı
parallel running i. paralel çatıştırma
parallel running i. koşut işletim
parallel drainage pattern i. paralel drenaj paterni
serial to parallel conversion i. seriden paralele çevirme
parallel capacitor i. paralel sığaç
parallel conversion i. koşut dönüşüm
inverse parallel i. ters paralel
parallel distance i. paralel uzaklık
parallel flow i. paralel akış
connection in parallel i. paralel bağlama
parallel resonance i. koşut çınlanım
parallel port interface i. paralel kapı arayüzü
parallel lathe i. paralel torna
parallel by character i. karakter koşutluğu
parallel tracking i. paralel izleme
parallel resistance i. koşut direnç
parallel parking i. paralel park
parallel to the surface i. yüzeye paralel
parallel rays i. paralel ışınlar
parallel blade damper i. paralel kanatlı damper
parallel port mode i. paralel kapı kipi
parallel adder i. koşut toplayıcı
serial to parallel conversion i. diziselden paralele çevirme
rosenfeld’s parallel algorithm i. rosenfel paralel algoritması
parallel transfer i. paralel aktarma
parallel resonance i. paralel rezonans
parallel arithmetic i. paralel aritmetik
parallel feed i. paralel besleme
anti parallel i. tersparalel
anti parallel i. terskoşut
series-parallel inductors i. seri paralel indüktörler
parallel-series capacitors i. paralel-seri kondansatörler
parallel-search memory i. paralel aramalı bellek
parallel-wire resonator i. paralel telli rezonatör
series-parallel resistor i. seri ve paralel bağlı direnç
parallel-series inductors i. paralel-seri indüktörler
resistors in parallel-series i. paralel seri dirençler
parallel-wire line i. paralel telli hat
parallel-rod oscillator i. paralel hatlı osilatör
parallel-plate capacitor i. paralel levhalı kondansatör
parallel-resonant circuit i. paralel rezonans devresi
parallel-series circuit i. paralel seri devre
resistors in series-parallel i. seri paralel dirençler
series-parallel circuit i. seri-paralel devre
parallel-plate waveguide i. paralel levhalı dalga kılavuzu
parallel-search memory i. koşut aramalı bellek
series-parallel capacitors i. seri paralel kondansatörler
series-parallel resistors i. seri paralel dirençler
series-parallel network i. seri-paralel devre
parallel run i. paralel yürütme
parallel run i. paralel geçiş
parallel operation i. paralel çalıştırma
parallel to serial i. paralelden seriye
parallel operation i. koşut çalıştırma
parallel resonant circuit i. paralel çınlamalı devre
parallel interface i. paralel arayüz
parallel feedback i. paralel geribesleme
parallel plate lens i. paralel levhalı mercek