pre - Türkçe İngilizce Sözlük

pre

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pre — Definition

Anlamı ve Tanımı:
önce, öncesi
Okunuş (IPA):
(AmE /priː/ – BrE /priː/)
Terim Türü:
Önek/Kısaltma: pre
Bir durumdan veya dönemden önceyi belirtmek için kullanılan kısaltma ve ön ek işlevli kelimedir. Latince prae (“önce”) köküne dayanır. Akademik terminoloji, tıp ve zaman dizinlerinde öncelik ve ardıllık ilişkisi kurmak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
before
Zıt Anlamlılar:
post

"pre" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Havacılık
pre ök. önce
He started a campaign pre-election.
Seçim öncesinde bir kampanya başlattı.

More Sentences
Genel
pre ök. ön
pre ök. öncesi

"pre" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pre qualification i. ön yeterlik
pre isolation i. ön izolasyon
pre-cognition i. pre-kognisyon
pre-fattening i. önsemirtme
pre-ejaculation i. erken boşalma
pre-payment i. peşin ödeme
pre-loading method i. ön-yükleme metodu
pre-examination i. ön sınav
pre-disaster response i. afet öncesi müdahale
pre-emption i. şufa hakkı
pre-industrial society i. sanayi öncesi toplum
pre-production i. prodüksiyon öncesi
pre-columbian art i. pre-columbian sanatı
pre-raphaelitism in literature i. edebiyatta pre-raphaelitism
pre-eminence i. üstünlük
pre-offer i. ön teklif
pre-cognition i. sezgi
pre-eminence i. üstün olma
pre-payment i. bir mal veya hizmet için önceden yapılan ödeme
pre-kindergarten i. anaokulu
pre-interview i. ön görüşme
pre-cognition i. öngörü
pre-cognition i. önsezi
pre-fabricated houses i. prefabrik konutlar
pre-cognition i. hiss-i kable’l vuku
pre-contemplator i. ön araştırmacı
pre-existing condition i. önceden mevcut koşul
pre-treatment i. ön muamele
pre-audit i. öndenetim
pre-defense i. ön savunma
pre-book i. önceden yer ayırtma
pre-emption i. rüçhan hakkı
pre-vulcanization i. ön vulkanizasyon
pre advice i. ön-bildirim
pre advice i. ön ihbar
pre-budget i. ön bütçe
pre-school assistant i. kreş görevlisi
pre-kindergarden i. kreş ve gündüz bakımevi
pre-engagement ring i. söz yüzüğü
pre-teen i. 8-12 yaş arası çocuk
pre-understanding i. ön-fikir
pre-contemplation i. karar öncesi
pre-questionnaire i. ön anket
pre-dawn meal of suhur i. sahur
pre-seminar i. ön seminer
pre-rinsing i. ön durulama
pre-eternity i. ezel
pre-war period i. savaş öncesi dönem
pre-scheduled appointment system i. önceden programlanmış/belirlenmiş randevu sistemi
pre-flight i. ön uçuş
pre-emption i. önalım
pre-existence i. önceden var olma
pre-plan i. ön plan
pre-emptor i. öncelikli (kimse)
pre-release i. önsürüm
pre-soak i. ön yıkama
pre-school i. anaokulu
pre-emption i. herkesten önce satın alma hakkı
pre-soak i. önyıkama
pre-emption i. önalım hakkı
pre-media i. orijinal çizim sonrası ile son yayım öncesi arasındaki dönem
pre-mortal existence i. insan ruhunun (doğmadan) daha önce de varolması
pre-existence i. insan ruhunun (doğmadan) daha önce de varolması
pre-rinse i. ön duruluma
a brief pre-interview i. kısa bir ön görüşme
pre-loved clothing i. ikinci el, kullanılmış kıyafet
pre-loved clothes i. önceden sevilen kıyafetler
pre-admission i. ön kabul
pre-emphasis i. ön vurgu
pre-emphasis i. önvurgu
laundry pre-spotter i. çamaşır leke çıkarıcı
pre-islamic turkish history and culture i. islam öncesi türk tarihi ve kültürü
pre-order i. ön sipariş
pre-election i. ön seçim
pre-echo i. müjdeci
pre-election i. önceden yapılmış tercih
pre-election i. ön karar
pre-emptor i. önalım hakkı ile toprak alan kimse
pre-echo i. işaret
pre-election i. önceden verilen karar
pre-echo i. belirti
pre-echo i. haberci
pre-echo i. öncü
pre-emptor i. şufa hakkı ile toprak sahibi olan kimse
pre-order i. önceden ısmarlama
pre-order i. ön sipariş verme
pre-schooler i. anaokulu öğrencisi
pre-schooler i. kreşe giden çocuk
pre-raphaelism i. ön raffaeloculuk akımı
pre-carriage i. ön taşıma
pre isolate f. önceden izole etmek
pre-empt f. önceden satın almak
pre-pull f. tam sürücü kilidi açacağı sırada arabanın kapısını açma girişiminde bulunmak
pre-exist f. daha önce var olmak
pre-authorize f. önceden izin vermek
pre-authorize f. ön yetki vermek
pre-engage f. önceden ayarlamak
pre-authorize f. ön izin vermek
pre-authorize f. önceden yetki vermek
pre-empt f. önceden tutmak
pre-ejaculate f. erken boşalmak
pre-empt f. önceden ayırmak
pre-empt f. herkesten önce ele geçirmek
pre-exist f. önceden var olmak
pre-plan f. önceden planlamak
pre-approve f. şartlı rıza göstermek
pre-approve f. şartlı onay vermek
pre-approve f. önden onaylamak
pre-approve f. önden incelemek
pre-approve f. önden kabul etmek
pre-approve f. ön onay vermek
pre-approve f. ön okumasını yapmak
pre-approve f. önceden okumak
pre-approve f. geçici onay vermek
pre-establish f. önceden yerleştirmek
pre-elect f. kayırmak
pre-enact f. önceden belirlemek
pre-establish f. önceden sabitlemek
pre-establish f. önceden sağlamlaştırmak
pre-establish f. önceden oluşturmak
pre-empt f. köstek olmak
pre-enact f. önden kanunlaştırmak
pre-elect f. önceden görevlendirmek
pre-empt f. baltalamak
pre-elect f. önceden işe almak
pre-establish f. önceden belirlemek
pre-empt f. engellemek
pre-enact f. önceden kabul etmek
pre-establish f. önceden tesis etmek
pre-empt f. (kamu arazisini) önalım hakkı kazanmak için işgal etmek
pre-enact f. önceden yapmak
pre-empt f. önlemek
pre-establish f. önceden kurmak
pre-exempt f. hariç tutmak
pre-exist f. önceki durumda olmak
pre-expose f. (film veya film rulosunu) kullanmadan önce kameraya yerleştirmek
pre-exist f. eski halinde olmak
pre-exempt f. muaf tutmak
pre-expose f. önceden ortaya çıkarmak
pre-expose f. önden açığa çıkarmak
pre-expose f. önceden maruz bırakmak
pre-install f. (yazılımı) satmadan önce bilgisayara yüklemek
pre-install f. (boru, tel) önceden döşemek
pre-order f. ön sipariş vermek
pre-order f. önceden ısmarlamak
pre-position f. önceden yerleştirmek
pre-position f. önceden konuşlandırmak
pre-position f. önceden konumlandırmak
pre-soak f. önceden suda bekletme işlemi yapmak
pre-empt f. (başka programın) yerine yayınlanmak