| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | relish i. | çeşni | ||
|
And, yes, relish would be nice. Ve evet, çeşni iyi olurdu. More Sentences |
||||
| Genel | relish i. | zevk | ||
|
Dangers give relish to an adventure. Tehlikeler bir maceraya zevk katar. More Sentences |
||||
| Genel | relish i. | keyif | ||
|
Dangers give relish to an adventure. Tehlikeler macerayı keyifli yapar. More Sentences |
||||
| Genel | relish i. | iştah | ||
|
She drank the cocktail with great relish. Kokteyli büyük bir iştahla içti. More Sentences |
||||
| Genel | relish f. | tadını çıkarmak | ||
|
The people are relishing their freedom. İnsanlar özgürlüklerinin tadını çıkarıyor. More Sentences |
||||
| Genel | relish f. | zevk almak | ||
|
And, yes, relish would be nice. Ve evet, zevk almak güzel olurdu. More Sentences |
||||
| Genel | relish f. | hoşuna gitmek | ||
|
I relished the opportunity to live alone. Yalnız yaşama olanağı hoşuma gidiyordu. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | relish i. | tatlı-ekşi sos | ||
|
The steak is served with relish. Biftek yanında tatlı-ekşi sosla servis ediliyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | relish i. | tat | ||
| Genel | relish i. | güzel tat | ||
| Genel | relish i. | heves | ||
| Genel | relish i. | koku | ||
| Genel | relish i. | lezzet | ||
| Genel | relish i. | meyil | ||
| Genel | relish i. | merak | ||
| Genel | relish i. | eğilim | ||
| Genel | relish i. | istek | ||
| Genel | relish i. | ağız tadı | ||
| Genel | relish i. | haz | ||
| Genel | relish i. | hoşlanma | ||
| Genel | relish i. | zevk duyma | ||
| Genel | relish i. | haz duyma | ||
| Genel | relish i. | haz alma | ||
| Genel | relish f. | hoşlanmak | ||
| Genel | relish f. | keyif almak | ||
| Genel | relish f. | beğenmek | ||
| Genel | relish f. | hazzetmek | ||
| Genel | relish f. | tadına varmak | ||
| Genel | relish f. | hoş tat vermek | ||
| Genel | relish f. | hoş kokmak | ||
| Genel | relish f. | zevkle yemek | ||
| Genel | relish f. | lezzet vermek | ||
| Genel | relish f. | tadını beğenmek | ||
| Genel | relish f. | lezzetli olmak | ||
| Genel | relish f. | hoşa gitmek | ||
| Genel | relish N. | tatlandırıcı | ||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | relish i. | zıvanada veya çevresinde bulunan çıkıntı | ||
| Mekanik | relish f. | (zıvanayı) kesmek veya şekillendirmek | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | relish i. | iştah açıcı çerez | ||
| Mutfak | relish i. | meze | ||
| Mutfak | relish i. | aperatif | ||
| Mutfak | relish f. | çeşni katmak | ||
| Mutfak | relish f. | baharat/sos eklemek | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | relish i. | (eski ingiliz müziğinde) bilhassa tempolu ritimlerde kullanılan süs notası | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | relish i. | kalite arayışı | ||
| Eski Kullanım | relish i. | zevk arayışı | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | relish [obsolete] i. | kişisel beğeni |
| Genel | relish [obsolete] i. | damak tadı |
| Genel | relish [obsolete] f. | … kokusu vermek |
| Genel | relish [obsolete] f. | … tadı vermek |
| Genel | relish [obsolete] f. | şakımak |
| Genel | relish [obsolete] f. | (şarkıyı) nağmeli söylemek |
| Genel | with relish zf. | seve seve |
| Deyim | ||
| Deyim | with relish expr. | seve seve |
| Deyim | with relish expr. | zevkle |
| Mutfak | ||
| Mutfak | a relish and salad made principally from roasted eggplants and garlic i. | köpoğlu |
| Mutfak | pickle relish i. | doğranmış turşulardan yapılan genellikle tatlı bir sos |
| Mutfak | indian relish i. | hint çeşnisi |