repels - Türkçe İngilizce Sözlük

repels

repels — Definition

Anlamı ve Tanımı:
geri püskürtmek, itmek
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈpɛl/ – BrE /rɪˈpɛl/)
Terim Türü:
Fiil: repel (repels – repelled – repelling)
Fiziksel ya da soyut bir etkiyi uzaklaştırmayı veya karşı koymayı anlatan fiildir. Latince repellere kökünden evrilmiş ve savunma fikrini merkezine almıştır. Askerî, biyolojik ve mecaz anlatımlarda dış tehdide karşı duruşu ifade eder.
Eş Anlamlılar:
repel, drive back
Zıt Anlamlılar:
attract

"repels" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
repel f. püskürtmek
The riot police are ready to repel any attack from the protesters.
Çevik kuvvet polisi protestocuların her türlü saldırısını püskürtmeye hazır.

More Sentences
Genel
repel f. iğrendirmek
The smell of his cheap perfume repelled me.
Ucuz parfümünün kokusu beni iğrendirdi.

More Sentences
repel f. kovmak
This pesticide repels the cockroaches.
Bu böcek ilacı hamamböceklerini kovmaktadır.

More Sentences
repel f. itmek
Similar poles of magnets repel each other.
Mıknatısların benzer kutupları birbirini iter.

More Sentences
Teknik
repel f. itmek
Similar poles of magnets repel each other.
Mıknatısların benzer kutupları birbirini iter.

More Sentences
Genel
repel f. itelemek
repel f. tiksindirmek
repel f. geçirmemek
repel f. reddetmek
repel f. defetmek
repel f. geri püskürtmek (düşmanı)
repel f. geri çevirmek
repel f. geri püskürtmek
repel f. (su/hava vb) geçirmemek
Teknik
repel f. bağdaşmamak
repel f. geriye atmak
repel f. karışmamak (su/yağ)
Spor
repel f. (atışı) kurtarmak

"repels" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
repel an attack f. saldırıyı püskürtmek
repel the attack f. saldırıyı püskürtmek
pour lead (to repel evil eye) f. kurşun dökmek
Öbek Fiiller
repel someone from something f. birini bir yerden püskürtmek
repel someone from something f. -den geri püskürtmek
repel from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) defetmek
repel from f. -den püskürtmek
repel from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) uzağa püskürtmek
repel from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) geri püskürtmek
repel from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) uzaklaştırmak
repel from f. -den geri püskürtmek