visible - Türkçe İngilizce Sözlük

visible

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

visible — Definition

Anlamı ve Tanımı:
görünür
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvɪzəbəl/ – BrE /ˈvɪzɪbəl/)
Terim Türü:
Sıfat
Gözle algılanabilir olma durumu. Latince visibilis kökünden evrilmiştir. Algı ve şeffaflık bağlamlarında temel nitelik olarak yer alır.
Eş Anlamlılar:
perceptible, apparent
Zıt Anlamlılar:
invisible, hidden

"visible" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
visible s. görünür
Unfortunately, this is not yet visible in the work of the Union.
Ne yazık ki, bu henüz Birliğin çalışmalarında görünür değil.

More Sentences
Genel
visible s. göze çarpan
He is a highly visible lawyer and member of the parliament.
Kendisi oldukça göze çarpan bir avukat ve parlamento üyesi.

More Sentences
visible s. gözle görülür
There has been a visible increase in the number of chickens on her farm.
Çiftliğindeki tavukların sayısında gözle görülür bir artış oldu.

More Sentences
visible s. görülebilir
The billboard is visible to thousands of people traveling on that road every day.
Reklam panosu her gün o yolda seyahat eden binlerce insan tarafından görülebilir.

More Sentences
visible s. görünür
Unfortunately, this is not yet visible in the work of the Union.
Ne yazık ki, bu henüz Birliğin çalışmalarında görünür değil.

More Sentences
Teknik
visible s. görünür
Unfortunately, this is not yet visible in the work of the Union.
Ne yazık ki, bu henüz Birliğin çalışmalarında görünür değil.

More Sentences
Telekom
visible s. görülebilir
The billboard is visible to thousands of people traveling on that road every day.
Reklam panosu her gün o yolda seyahat eden binlerce insan tarafından görülebilir.

More Sentences
Medikal
visible s. görülebilir
The billboard is visible to thousands of people traveling on that road every day.
Reklam panosu her gün o yolda seyahat eden binlerce insan tarafından görülebilir.

More Sentences
Genel
visible s. görünen
visible s. gözle görülebilir
visible s. açık
visible s. görünebilir
visible s. belli
visible s. peyda
visible s. gözle görünen
visible s. görülür
visible s. apaçık
visible s. besbelli
visible s. aşikar
visible s. zihinsel olarak algılanabilir
visible s. ziyaretçi kabul eden
visible s. belirli bir kısmın veya parçanın görülebileceği şekilde tasarlanmış
Teknik
visible s. görülen
visible s. gözle görülebilen

"visible" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 88 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
visible light i. görünebilir ışık
visible radiation i. görünebilir radyasyon
visible writing i. görünür yazı
visible horizon i. görünen ufuk
visible effect i. gözle görülür etki
visible leadership i. görünürlük liderlik
visible leadership i. şeffaf liderlik
visible panty line i. iç çamaşırı hatlarının belli olması
visible result i. görülebilir sonuç
become visible f. belirmek
become visible f. zuhur etmek
make visible f. görünür kılmak
become visible f. netleşmek
make visible f. belirgin kılmak
become visible f. belirmeye başlamak
become visible f. belli olmak
become visible f. görünürlük kazanmak
become visible f. görünür hale gelmek
make it visible f. görünür kılmak
non visible s. görünmeyen
hardly visible s. belli belirsiz
barely visible s. zar zor görünebilen
distinctly visible s. çok rahat/kolayca görünen/görülebilen
plainly visible s. açık şekilde görünen
Konuşma
it's not visible to the human eye expr. insan gözüyle görülmez
Ticaret/Ekonomi
visible merchandise i. görünen mal
visible trade i. görünen ticaret
visible trade i. nesnel mal ticareti
visible reserve i. açık yedek
visible trade i. görünen mal ticareti
visible trade balance i. görünen mal ticareti dengesi
visible items of trade i. görünen kalemler
visible deficit i. görünen açık
visible items of trade i. ticaret dengesi kalemleri
visible trade i. görünür ticaret
visible balance i. ithalat ve ihracat arasındaki değer farkı
Teknik
radiation visible i. görünür radyasyon
visible combustion i. görünen yanma
visible light i. görünür ışık
visible joint i. görünür ek
visible area i. görülebilir saha
visible integration i. görünür bütünlük
visible light transmission i. görünür ışık geçişi
ultraviolet-visible spectroscopy i. morötesi görünür ışık görünge gösterimi
visible defects i. görünür kusurlar
light microscopy method in the visible spectral range i. görünür spektral bölgede ışık mikroskopi metodu
visible penetrant i. görünür giringen
visible spectrum i. görünür ışık görüngesi
visible radiation i. görünür radyasyon
determination of visible defects i. gözle görülen kusurların tayini
visible alarm i. optik alarm
visible line i. görünür çizgi
visible-light wavelength i. görünür ışığın dalga boyu
visible light communication i. görünür ışık haberleşmesi
visible to the naked eye s. çıplak gözle görülebilir
Bilgisayar
folder visible s. klasör görünebilir
not visible s. görünmez
visible cells only expr. yalnızca görünür hücreler
select visible cells expr. görünür hücreleri seç
always visible expr. her zaman görünsün
never visible expr. hiçbir zaman görünmesin
plot visible cells only expr. sadece görünen hücreleri çiz
make visible expr. görünür kıl
Telekom
visible queue i. görünen kuyruk
İnşaat
visible spectrum i. görünür izge
Aydınlatma
visible radiation i. görünür ışınım
Psikoloji
visible spectrum i. görünür tayf
visible light i. görünür ışık
Optik
minimum visible angle i. minimum görme açısı
ageing by exposure to uv and visible radiation i. uv ve görünür ışımaya maruz bırakarak yaşlandırma
Fizik
visible spectrum i. görünür izge
visible radiation i. görünür ışınım
visible radiation i. görünür radyasyon
visible spectrum i. görünür spektrum
Kimya
visible region i. görünür bölge
Deniz Biyolojisi
visible implant elastomer tag i. görünür elastik ekme marka
visible implant tag i. görünür ekme marka
Gökbilim
depression of the visible horizon i. (gerçek veya doğal ufkun altında kalan) gözle görülür açısal ufuk çöküntüsü
depression of the visible horizon i. ufuk depresyonu
Dilbilim
visible speech i. konuşma sesleri çizimlemesi
Dini
church visible i. yeryüzündeki inançlı hristiyanlar topluluğu
visible church i. yeryüzündeki inançlı hristiyanlar topluluğu
Çevre
visible radiation i. gözle görünür radyasyon
emission of visible pollutants i. görülebilir kirleticilerin yayınımı
visible pollutants i. görülebilir kirleticiler
Jeoloji
uv visible spectroscopy i. uv görünür bölge spekroskopisi
Osmanlıca
become visible f. taayyün etmek
Argo
vpl (visible panty line) kısalt. iç çamaşırı hatlarının belli olması