rousts - Türkçe İngilizce Sözlük

rousts

rousts — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yerinden kaldırmak, kovmak
Okunuş (IPA):
(AmE /raʊst/ – BrE /raʊst/)
Terim Türü:
Fiil: roust (rousts – rousted – rousting)
Birini zorla bulunduğu yerden çıkarmayı veya harekete zorlamayı tanımlayan fiildir. Rouse ile ilişkili arkaik bir kökten evrilmiştir. Resmî ve tarihsel anlatımlarda sert müdahaleyi betimler.
Eş Anlamlılar:
eject, drive out
Zıt Anlamlılar:
settle

"rousts" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
roust f. dışarı çıkarmak
The security guards roust the trespassers from the property.
Güvenlik görevlileri, izinsiz girenleri araziden dışarı çıkardı.

More Sentences
roust i. dip dalga (isyan vb)
roust i. güçlü ve şiddetli dalga
roust f. isyan çıkarmak
roust f. ayrılmak
roust f. uzaklaşmak
roust f. kovmak
roust f. gitmek
roust f. araba ile uzaklaşmak
roust f. yüzleşmek
roust f. agresif davranmak
roust f. defetmek
roust f. yerinden kaldırmak
Argo
roust f. tutuklamak
roust f. yakalamak
roust f. el koymak

"rousts" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
roust (out) f. telaşlandırmak
roust (out) f. uyandırmak
roust (up) f. telaşlandırmak
roust (out) f. kaldırmak
roust (up) f. uyandırmak
roust (up) f. yatağından çıkarmak
roust (out) f. yatağından çıkarmak
roust (up) f. kaldırmak
Öbek Fiiller
roust someone out of something f. birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak
roust someone out f. birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak
roust someone out f. birini bir yerden karga tulumba çıkarmak
roust someone out of something f. birini bir yerden karga tulumba çıkarmak
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden) ayıltmak
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden) kendine getirmek
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden) uyandırmak
roust out of f. -den uzaklaştırmak
roust out of f. -den uyandırmak/ayıltmak
roust out of f. -den kovmak
roust out of f. -den def etmek
roust out of f. -den kendine getirmek
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden/bir yerden) def etmek
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden/bir yerden) dışarı atmak
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden/bir yerden) uzaklaştırmak
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden) uyandırmak/ayıltmak
roust out of f. -den zorla/ite kaka çıkarmak
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden/bir yerden) kovmak
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden) kendine getirmek
roust (one) out of (something) f. (birini bir şeyden/bir yerden) zorla/ite kaka çıkarmak
roust out of f. -den çıkarmak
roust out of f. -den dışarı atmak
Argo
roust [australia] f. sinirle konuşmak
roust [australia] f. söylenmek
roust [australia] f. küplere binmek
roust [australia] f. öfke saçmak
roust [australia] f. hezeyan etmek