rural - Türkçe İngilizce Sözlük

rural

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rural — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kırsal
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈrʊrəl/ – BrE /ˈrʊərəl/)
Terim Türü:
Sıfat: rural
Kent merkezleri dışında kalan yerleşim ve yaşam biçimlerini betimleyen sıfattır. Latince ruralis kökünden evrilmiştir. Coğrafya ve sosyolojide tarım temelli yaşam alanlarını tanımlamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
countryside, agrarian
Zıt Anlamlılar:
urban

"rural" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rural s. kırsal
Their mansion is in a tranquil rural setting.
Yaşadıkları konak sakin bir kırsal bölgededir.

More Sentences
rural s. taşra
Genel
rural s. kırsal
Their mansion is in a tranquil rural setting.
Yaşadıkları konak sakin bir kırsal bölgededir.

More Sentences
rural s. taşra gibi
Compared to here, the city I'm from almost seems rural.
Burayla kıyaslandığında, benim geldiğim şehir neredeyse taşra gibi görünüyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
rural s. kırsal
Their mansion is in a tranquil rural setting.
Yaşadıkları konak sakin bir kırsal bölgededir.

More Sentences
Genel
rural i. taşrada yaşayan kimse
rural s. tarımsal
rural s. köye ait
rural s. köy yaşamına ait
rural s. kırsal alanda yaşayan
rural s. tarım ile uğraşan
rural s. sadelikten yana olan
rural s. basit tutan
rural s. sade
rural s. düz
rural s. yalın
rural s. minimal
Ticaret/Ekonomi
rural s. bölgesel
Tarım
rural s. çiftçilik ile ilgili
rural s. çiftçiliğe ait
rural s. çiftçilik ile ilişkilendirilen

"rural" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rural sociology i. kır sosyolojisi
rural depopulation i. köyden kente göç
rural sociology i. köy sosyolojisi
rural education i. köy eğitimi
rural area i. kır
rural industries i. kırsal endüstri
rural population i. kır toplumları
rural settlement i. kırsal yerleşim
rural population i. kırsal topluluk
rural condition i. kırsal durum
rural land use i. kırsal arazi kullanımı
rural schools i. köy okulları
rural women i. köy kadınları
women in rural development i. kırsal kalkınmada kadınlar
ministry of agriculture and rural areas i. tarım ve köyişleri bakanlığı
rural development projects i. kırsal kalkınma projeleri
rural population i. köy topluluğu
rural sociology i. kırsal sosyoloji
rural area i. kırsal alan
rural poor i. kırsal yoksulluk
rural conditions i. kırsal durumlar
rural style i. karmaşık özellikler göstermeyen tarz
rural style i. kırsal bölge stili
rural population i. kırsal nüfus
rural economic development i. kırsal ekonomik kalkınma
rural development i. kırsal kalkınma
rural credit i. kırsal kredi
rural families i. köy aileleri
rural children i. köy çocukları
rural areas i. kırsal bölgeler
agricultural and rural development i. tarım ve kırsal kalkınma
rural-urban migration i. köyden kente göç
rural-village sociology i. kırsal sosyoloji
rural-village sociology i. köy sosyolojisi
rural planning i. kırsal planlama
rural region i. kırsal bölge
rural zone i. kırsal bölge
rural society i. kırsal toplum
rural switch i. kırsal alan santralı
rural life i. kırsal yaşam
urban and rural areas i. kentsel ve kırsal alanlar
turkey's rural areas i. türkiye'nin kırsal kesimleri
rural diesel i. kırsal motorin
rural settings i. kırsal yerleşimler
rural poverty i. kırsal yoksulluk
rural style s. kırsal bölge özelliği gösteren
rural style s. alelade
semi rural s. yarı kırsal
rural-to-urban s. kırdan kente
rural-based s. taşra bazlı
Öbek Fiiller
cogitate on something [rural] f. bir şey hakkında enine boyuna düşünmek
cogitate on something [rural] f. tefekkürde bulunmak
cogitate on something [rural] f. bir şey hakkında düşünmek
Konuşma Dili
chunk something [rural] i. bir şeyi atmak
chunk something [rural] i. bir şeyi fırlatmak
chunk something [rural] i. bir şeyi savurmak
the hind end of creation [rural] i. kör itin öldüğü (yer)
the hind end of creation [rural] i. kuş uçmaz kervan geçmez
the hind end of creation [rural] i. fizan
the hind end of creation [rural] i. ıssız yer
the hind end of creation [rural] i. dağ başı
the hind end of creation [rural] i. anasının nikahında
the hind end of creation [rural] i. cehennemin dibi
the hind end of creation [rural] i. allahın unuttuğu yer
the hind end of creation [rural] i. dünyanın öbür ucu
that beats something all to pieces [rural] f. bir şeyden gömlek gömlek üstün olmak
that beats something all to pieces [rural] f. bir şeyi sollamak
that beats something all to pieces [rural] f. bir şeyin tozunu attırmak
that beats something all to pieces [rural] f. bir şeyden çok daha iyi olmak
haul off and do something [rural] f. fevrice bir şey yapmak
haul off and do something [rural] f. gaza gelip bir şey yapmak
do someone (down) [rural] f. birine kötü davranmak
just fell off the turnip truck [rural] expr. köylü
just fell off the turnip truck [rural] expr. dünyadan bir haber
just fell off the turnip truck [rural] expr. saf ve tecrübesiz
just fell off the turnip truck [rural] expr. okumamış
just fell off the turnip truck [rural] expr. bilgisiz
just fell off the turnip truck [rural] expr. eğitimsiz
just fell off the turnip truck [rural] expr. gözünü yeni açmış
just fell off the turnip truck [rural] expr. dünyadan pek haberi olmayan
you're dern tootin'! [rural] expr. aynen öyle, haklısın
hurtin' for something [rural] expr. bir şeyin yokluğunu/eksikliğini çeken
hurtin' for something [rural] expr. bir şeye ihtiyacı olan
is all [rural] expr. hepsi bu
is all [rural] expr. sadece
Deyim
(all) het up [rural] s. çok üzgün
(all) het up [rural] s. çok canı sıkkın
(all) het up [rural] s. küplere binmiş
(all) het up [rural] s. çileden çıkmış
(all) het up [rural] s. çok sinirli
(the good) lord willing and the creek don't rise [rural] expr. allah izin verirse
(the good) lord willing and the creek don't rise [rural] expr. herhangi bir aksilik çıkmazsa
(the good) lord willing and the creek don't rise [rural] expr. her şey yolunda giderse
(the good) lord willing and the creek don't rise [rural] expr. kısmetse
(the good) lord willing and the creek don't rise [rural] expr. her şey iyi giderse
you can bet the farm (on someone or something) [rural] expr. (birinden/bir şeyden) emin olabilirsin
Ticaret/Ekonomi
integrated rural development i. bütünleştirilmiş kırsal kalkınma
rural development i. köylük yerlerin kalkındırılması
ministry of agriculture and rural affairs i. tarım ve köyişleri bakanlığı
rural credit i. tarım kredisi
rural development i. kırsal kalkınma
common agricultural and rural policy for europe i. avrupa ortak tarımsal ve kırsal politikası
rural development projects i. kırsal kalkınma projeleri
rural economic development i. kırsal ekonomik kalkınma
rural credit i. kırsal kredi
rural investment i. kırsal yatırım
instrument for pre-accession-rural development i. katılım öncesi kırsal kalkınma aracı
rural exodus i. köyden kente akın
rural bank i. ziraat bankası
rural bank i. tarımı destekleme bankası
rural employment i. kırsal istihdam
rural employment i. kır kesiminde çalışma
rural economist i. tarım ekonomisti
rural population i. kırsal nüfus
rural planning i. kırsal planlama
rural development i. kırsal kalkınma
rural area i. kırsal alan
rfd (rural free delivery) kısalt. kırsal bölgeye yapılan ücretsiz teslimat
Siyasal
european agricultural fund for rural development i. avrupa kırsal kalkınma için tarım fonu
rural population i. kırsal nüfus
rural refugees i. taşrada oturan mülteciler
rural refugee i. kırsaldaki mülteciler
rural community i. kırsal toplum
rural community i. kırsal topluluk
committee on agricultural structures and rural development i. tarımsal yapılar ve kırsal kalkınma komitesi
rural development committee i. kırsal kalkınma komitesi
directorate-general for agriculture and rural development i. tarım ve kırsal kalkınma genel müdürlüğü
agriculture and rural development i. tarım ve kırsal kalkınma
rdc (rural district council) i. kırsal bölge konseyi
rural district i. kırsal bölge
cpre (council for the protection of rural england) kısalt. kırsal ingiltere'yi koruma komisyonu
Kurum/Kuruluş
directorate of rural services i. köy hizmetleri müdürlüğü
general directorate for rural services i. köy hizmetleri genel müdürlüğü
special accession programme for agriculture and rural development i. tarımsal ve kırsal kalkınmaya yönelik özel katılım programı
the ministry of agriculture and rural affairs i. tarım ve köy işleri bakanlığı
ministry of agriculture and rural affairs i. tarım ve köy işleri bakanlığı
special accession programme for agriculture and rural development i. tarımsal ve kırsal kalkınma için özel katılım programı
technical centre for agricultural and rural cooperation i. tarımsal ve kırsal işbirliği teknik merkezi
general directorate of rural services i. köy hizmetleri genel müdürlüğü
general provincial directorate of rural services i. köy hizmetleri il müdürlüğü
ministry of agriculture and rural affairs i. tarım ve köyişleri bakanlığı
agriculture and rural development support institution i. tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu
department of rural development and credits i. kırsal kalkınma ve kredilendirme daire başkanlığı
agricultural and rural development support institution i. tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu
committee on agriculture, forestry and rural affairs i. tarım orman ve köyişleri komisyonu
agriculture and rural development support institution i. tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu
ministry of agriculture, food and rural affairs i. tarım, gıda ve köyişleri bakanlığı
Turizm
rural tourism i. kırsal turizm
rural tourism activities i. kırsal turizm faaliyetleri
Telekom
integrated rural telematics i. tümleşik kırsal telematik