sealed - Türkçe İngilizce Sözlük

sealed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sealed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
mühürlü, kapatılmış
Okunuş (IPA):
(AmE /siːld/ – BrE /siːld/)
Terim Türü:
Sıfat: sealed
Açılması engellenmiş veya güvence altına alınmış durumu betimleyen sıfattır. Seal fiilinin geçmiş sıfat biçimi olarak yerleşmiştir. Hukuk ve lojistikte erişim kısıtı anlamında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
closed, secured
Zıt Anlamlılar:
unsealed

"sealed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sealed s. mühürlü
His doom is sealed.
Kaderi mühürlü.

More Sentences
Genel
sealed s. mühürlenmiş
The lawyer requested a sealed copy of the documents.
Avukat belgelerin mühürlenmiş bir kopyasını talep etmiştir.

More Sentences
sealed s. kapalı
Store it in a sealed container.
Kapalı bir kapta muhafaza ediniz.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
sealed s. kapalı
Store it in a sealed container.
Kapalı bir kapta muhafaza ediniz.

More Sentences
sealed s. mühürlü
His doom is sealed.
Kaderi mühürlü.

More Sentences
Hukuk
sealed s. mühürlü
His doom is sealed.
Kaderi mühürlü.

More Sentences
Siyasal
sealed s. mühürlü
His doom is sealed.
Kaderi mühürlü.

More Sentences
sealed s. mühürlenmiş
The lawyer requested a sealed copy of the documents.
Avukat belgelerin mühürlenmiş bir kopyasını talep etmiştir.

More Sentences
Genel
sealed s. gizli
sealed s. son sözü söylenmiş
sealed s. kapatılmış
Ticaret/Ekonomi
sealed s. damgalanmış
Siyasal
sealed s. damgalanmış
Teknik
sealed s. contalanmış
sealed s. contalı
sealed s. sızdırmaz
sealed s. sızdırmaz mahfazalı
Bilgisayar
sealed s. (nesneye dayalı programlamada) alt sınıflara ayrılamayan
İnşaat
sealed s. sıva ile kaplı (duvar)
sealed s. döşenmiş
Arıcılık
sealed s. sırlanmış

"sealed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 144 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sealed orders i. denize çıktıktan sonra açılmak üzere kaptana verilen kapalı zarf içindeki emir
sealed sample i. mühürlü örnek
sealed road (aus) i. asfalt yol
sealed book i. anlaşılması mümkün olmayan şey
be locked up and sealed f. mühür yemek
be locked up and sealed f. mühürlenmek
sealed for life s. açılmamak üzere mühürlenmiş
hermetically sealed s. hava geçirmez bir biçimde
sealed off s. mühürlü
sealed-for-life s. açılmamak üzere mühürlenmiş
by sealed tender zf. kapalı zarf usulü ile
İfadeler
your fate is sealed expr. kaderini değiştiremezsin
Atasözü
fate is sealed kaderi değiştiremezsin
fate is sealed kaderi yazılmış/mühürlenmiş/çizilmiş
fate is sealed kaderi/akıbeti/sonu belli
Konuşma Dili
signed and sealed s. resmi olarak imzalandı/imzalanan
someone's fate is sealed expr. kaderi yazılmış/mühürlenmiş/çizilmiş
Deyim
keep (one's) lips sealed f. ağzını açmamak
keep (one's) lips sealed f. dilini tutmak
keep (one's) lips sealed f. çenesini/ağzını kapalı tutmak
keep (one's) lips sealed f. ağzını/çenesini tutmak
signed sealed and delivered s. resmi olarak imzalanmış
sealed with a kiss (swak) s. öpücükle mühürlenmiş
(all) sealed up s. tamamen kapatılmış
(all) sealed up s. açık bir yeri bırakılmamış/kalmamış
(all) sealed up s. mühürlenmiş
(all) sealed up s. bağlanmış
(all) sealed up s. bantlanmış
(all) sealed up s. tamamen hallolmuş
(all) sealed up s. tamamen sonuçlanmış
swalk (sealed with a loving kiss) s. sevgiyle/içten duygularla yazılmış/yollanmış
swalk (sealed with a loving kiss) s. sevgi dolu bir öpücükle mühürlenmiş
(one's) lips are sealed expr. (birinin) dudakları mühürlüdür
(one's) lips are sealed expr. (biri) hiçbir şeyi açık etmez
(one's) lips are sealed expr. (birinin) ağzı sıkıdır
(one's) lips are sealed expr. (biri) kimseye söylemez/anlatmaz
(one's) fate is sealed expr. (birinin) kaderi/akıbeti/sonu belli
(one's) lips are sealed expr. (birinden) laf çıkmaz
(one's) fate is sealed expr. (birinin) kaderi değişmez
(one's) lips are sealed expr. (birinin) dudakları mühürlü
(one's) fate is sealed expr. (birinin) kaderi yazılmış/mühürlenmiş/çizilmiş
(one's) lips are sealed expr. (biri) bunu sır olarak saklar
your lips are sealed expr. bununla ilgili konuşmaz
your lips are sealed expr. hiçbir şeyi açık etmez
your lips are sealed expr. dudakları mühürlü
your lips are sealed expr. ağzı sıkıdır
your lips are sealed expr. laf çıkmaz
your lips are sealed expr. asla anlatamaz
Konuşma
lips are sealed expr. bununla ilgili konuşmayacağım
it's a sealed book to me expr. buna aklım ermez
lips are sealed expr. asla anlatamam
my lips are sealed expr. bu bende kalır
my lips are sealed expr. bunu kimseye söylemem
my lips are sealed expr. dudaklarım mühürlü
my lips are sealed expr. dudaklarım mühürlüdür
the door is sealed shut expr. kapı sımsıkı kapatılmış
keep your lips sealed expr. çeneni kapa
Chatleşme Dili
swak (sealed with a kiss) kısalt. en içten duygularla yazıldı
Ticaret/Ekonomi
sealed conveyance i. mühürlenmiş taşıyıcılarla yük taşınması
sealed tender i. kapalı zarfla ihale
sealed-bid pricing i. kapalı zarfla fiyat verme yöntemi
sealed-bid tender i. kapalı zarf usulü ile ihale
sealed tender i. kapalı zarf usulü ile artırma
sealed instrument i. imzalayanın mühür veya işaretini taşıyan belge
sealed bid method i. kapalı teklif usulü
sealed bid i. kapalı teklif
sealed tender i. kapalı zarf usulü ihale
sealed tender i. kapalı zarf usulüyle artırma
sealed bank bill i. eski bir ingiltere bankası banknotu
Hukuk
sealed verdict i. mühürlü bir zarfa konan karar
sealed indictment i. gizli iddianame
sealed indictment i. bir süreliğine halktan gizli tutulan iddianame
sealed tender i. kapalı zarf usulü teklif
Teknik
sealed radioactive source i. kapalı radyoaktif kaynak
sealed condensing unit i. hermetik kondenser ünitesi
sealed source i. sızdırmaz kaynak
sealed anodic oxide coating i. sızdırmaz anodik oksit kaplama
sealed system i. kapalı sistem
sealed tube i. sızdırmaz tüp
disk-sealed tube i. disk ızgaralı tüp
sealed-unit compressor i. hermetik kompresör
sealed and lubricated track i. yağlı palet zinciri
sealed area i. contalı kısım
liquid sealed bell i. sızdırmaz sıvılı çan
hermetically sealed monostable electrical relay i. hermetik olarak kapatılmış tek durumlu elektrik rölesi
hermetically sealed door i. hermetik sızdırmaz kapı
hermetically sealed door i. hermetik kapı
hermetically sealed relay i. kapalı olarak mühürlenmiş röle
sealed source i. kapalı ışınım kaynağı
sealed headlamp i. kapalı ışıtaç
sealed headlamp i. grupfar
sealed radioactive source i. sızdırmaz şekilde kapatılmış radyoaktif kaynak
sealed nickel-cadmium small prismatic rechargeable single cell i. sızdırmaz nikel-kadminyum küçük prizmatik tekrar doldurulabilir tek hücre
portable sealed alkaline secondary battery i. taşınabilen sızdırmaz alkalin sekonder pil
hermetically sealed device i. hermetik olarak sızdırmazlığı sağlanmış cihaz
glass-sealed ceramic quad flatpack i. seramik sızdırmazlık elemanlı cam
liquid-sealed gland i. sıvılı salmastra
water sealed gland i. sulu salmastra
portable sealed secondary cells i. taşınabilir sızdırmaz ikincil hücreler
portable sealed rechargeable battary i. sızdırmaz doldurulabilir taşınabilir batarya/pil
hermetically sealed device i. sıkıca contalanmış cihaz
sealed system i. kapaklı sistem
sealed portable secondary cells and batteries i. taşınabilir sızdırmaz ikincil hücreler ve piller
non-room-sealed heating appliances i. oda ile bütünleşik olmayan ısıtma cihazları
sealed anodic oxidation coating i. gözenek kapatma işlemi görmüş anodik oksidasyon (eloksal) kaplama
sealed-for-life i. ömür boyu yağlamalı
hermetically sealed s. hava almayacak şekilde sıkıştırılmış
hermetically sealed s. hermetik olarak kapatılmış
hermetically sealed s. hermetik olarak kapatılan
hermetically sealed s. hava geçirmez
hermetically sealed s. hermetik sızdırmaz
hermetically sealed s. hermetik sizdırmaz
hermetically sealed s. hava geçirmeyecek şekilde sızdırmazlığı sağlanmış
hermetically sealed s. hava sızdırmaz
sealed-for-life s. bakım gerektirmeyen
sld (sealed) kısalt. sızdırmaz
sld (sealed) kısalt. contalı
sld (sealed) kısalt. kapalı
Bilgisayar
liquid sealed bell i. sızdırmaz sıvılı çan
sealed-case pc i. mühürlü kasa pc
sealed unit i. hasara uğramaması için okuma-yazma kafasına kalıcı olarak kapatılmış sabit disk
İnşaat
sealed [australia/new zealand] s. asfaltlanmış (yol)
sealed [australia/new zealand] s. sert yüzeyli (yol)
sealed [australia/new zealand] s. betonla kaplanmış (yol)
Aydınlatma
sealed beam lamp i. tanımlı ışık demeti lambası
sealed-beam s. dar hüzmeli
Otomotiv
sealed bearing i. yalıtılmış yatak
sealed beam headlight i. yekpare far
sealed fuel pump i. yalıtımlı yakıt pompası
sealed bearing i. yalıtılmış yatak
sealed beam headlight i. yekpare far
sealed unit i. hermetik kompresör
sealed-beam s. far camı ve ön odaklamalı reflektörü lamba vakumuna gömülü olan (araba farı)
Havacılık
sealed-beam landing lamp i. dar hüzmeli iniş farı
Medikal
sealed source radiotherapy i. brakiterapi
Gıda
sealed-end manometer i. kapalı uçlu manometre
Mutfak
kebap cooked in a sealed clay pot i. testi kebabı
Çevre
sealed source i. kapalı kaynak
sealed bag i. mühürlü torba
Askeri
sealed cabin i. sızdırmaz kapalı kabin
sealed orders i. kapalı zarf emirleri
Satranç
sealed move i. ertelemeli partilerde notasyonu rakibe gösterilmeksizin zarfa yerleştirilip hakeme teslim edilen ve oyuna devam edilirken oynanan hamle
sealed move i. gizli hamle
Argo
sealed (up) s. çözülmüş/aşılmış