sideways - Türkçe İngilizce Sözlük

sideways

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sideways — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yana doğru
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsaɪdweɪz/ – BrE /ˈsaɪdweɪz/)
Terim Türü:
Zarf/Sıfat: sideways
Yan yönde hareket etmeyi veya dolaylı yaklaşımı tanımlar. Side kökünden yön bildiren biçimde türemiştir. Fiziksel yön tarifleri ve mecazi anlatımlarda yer alır.
Eş Anlamlılar:
laterally
Zıt Anlamlılar:
straight

"sideways" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sideways s. yan
Tom looked sideways at Mary.
Tom yan gözle Mary'ye baktı.

More Sentences
sideways zf. yana
The car was going sideways after the crash.
Araba çarpışmadan sonra yan tarafa savruldu.

More Sentences
sideways zf. yanlamasına
We can't pass the sofa through the door sideways.
Kanepeyi kapıdan yanlamasına geçiremiyoruz.

More Sentences
sideways s. dolaylı
sideways s. dolambaçlı
sideways s. muğlak
sideways s. belirsiz
sideways s. üstü kapalı
sideways s. kaçamaklı
sideways s. yan çizen
sideways zf. yan yöne
sideways zf. yan tarafa
sideways zf. yan yan
sideways zf. yandan
sideways zf. yana doğru
sideways zf. başka departmana

"sideways" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
move sideways f. yanlamak
turn sideways f. yana dönmek
look sideways at f. göz ucuyla bakmak
move sideways! ünl. yan yan git!
Konuşma Dili
go sideways f. kötü gitmek
Deyim
look sideways at f. kuşkuyla/şüpheyle veya şehvetle bakmak (bakış atma)
knock somebody sideways (brit) f. derinden etkilemek/sarsmak
be knocked sideways [uk] f. hırpalanmak
be knocked sideways [uk] f. kalıcı bir darbe/hasar almak
be knocked sideways [uk] f. ciddi şekilde sarsılmak
be knocked sideways [uk] f. darbe almak
be knocked sideways [uk] f. zarar/hasar görmek
be knocked sideways [uk] f. geri dönüşü olmayan bir yara/darbe almak
knock (one) sideways f. (birini) allak bullak etmek
knock someone sideways [uk] f. birinin aklını başından almak
knock someone sideways [uk] f. birini çok şaşırtmak
knock sideways f. eşekten düşmüş karpuza döndürmek
knock sideways f. şok etmek
knock sideways f. şok etkisi yaratmak
knock someone sideways [uk] f. birini derinden etkilemek/sarsmak
knock (one) sideways f. (birini) yana devirmek/savurmak
knock (one) sideways f. (birini) afallatmak
knock (one) sideways f. (birini) eşekten düşmüş karpuza döndürmek
knock someone sideways [uk] f. birini şok etmek
knock (one) sideways f. (birini) düşürmek
knock someone sideways [uk] f. birini afallatmak
knock sideways f. çok şaşırtmak
knock (one) sideways f. (birini) devirmek
knock (one) sideways f. (birini) çok şaşırtmak
knock (one) sideways f. (birini) şok etmek
knock (one) sideways f. (birinin) aklını başından almak
knock sideways f. aklını başından almak
knock sideways f. soğuk duş etkisi yapmak
knock someone sideways [uk] f. birini allak bullak etmek
knock someone sideways [uk] f. birini eşekten düşmüş karpuza döndürmek
look sideways at (someone or something) f. (birini/bir şeyi) hoşnutsuzlukla karşılamak
look sideways at (someone or something) f. (birini/bir şeyi) hoş görmemek
look sideways at (someone or something) f. (birine/bir şeye) olumsuz bakmak
look sideways at (someone or something) f. (birini/bir şeyi) olumsuz karşılamak
look sideways at (someone or something) f. (birini/bir şeyi) kuşkuyla karşılamak
look sideways at (someone or something) f. (birine/bir şeye) yan bakmak
look sideways at (someone or something) f. (birine/bir şeye) kuşkuyla bakmak
Konuşma
if something goes sideways expr. bir terslik olursa
if something goes sideways expr. bir şeyler ters giderse
Askeri
sideways-looking synthetic radar i. yanları gözetleyen sentetik radar
sideways-looking synthetic radar i. yana bakışlı sentetik radar
Spor
shot in bending sideways i. yana bükülü atış