stalemating - Türkçe İngilizce Sözlük

stalemating

stalemating — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çıkmaz, kilitlenme
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsteɪlmeɪt/ – BrE /ˈsteɪlmeɪt/)
Terim Türü:
İsim: stalemate (stalemates)
Bu kelime, tarafların ilerleyemediği dengeli ama çözümsüz durumu ifade eder. Satranç terimi olarak Eski Fransızca estal üzerinden gelişmiştir. Siyaset ve müzakere bağlamlarında mecazi kullanımı yaygındır.
Eş Anlamlılar:
deadlock
Zıt Anlamlılar:
breakthrough

"stalemating" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stalemate i. çıkmaz
Negotiations with the unions are at a stalemate.
Sendikalarla yapılan pazarlık çıkmaza girdi.

More Sentences
stalemate i. beraberlik
His king is just under attack, so it is a stalemate, not a checkmate.
Şahı saldırı altında, yani sonuç şah mat değil berabere.

More Sentences
stalemate i. açmaz
stalemate i. yenişememe
stalemate i. ikilem
stalemate f. köşeye sıkıştırmak
stalemate f. çıkmaza sokmak
Deyim
stalemate i. kazanan veya kaybedenin olmadığı durum
Askeri
stalemate i. kilitlenme
stalemate i. pata
Satranç
stalemate i. pata
stalemate i. pat
stalemate i. pata (satranç)
stalemate f. pata etmek

"stalemating" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
reach a stalemate f. çözümsüzlüğe ulaşmak
reach a stalemate f. çıkmaza düşmek
lead to a stalemate f. açmaza getirmek
lead to a stalemate f. açmaza sürüklemek
lead to a stalemate f. açmaza girmek
lead to a stalemate f. açmaza düşmek
lead to a stalemate f. çıkmaza sokmak
Hukuk
mutually hurting stalemate i. her iki tarafa ziyan veren yenişemezlik
Askeri
nuclear stalemate i. nükleer denge
nuclear stalemate i. nükleer pata