stinking - Türkçe İngilizce Sözlük

stinking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stinking — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çok kötü kokan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstɪŋkɪŋ/ – BrE /ˈstɪŋkɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: stinking
Keskin biçimde kötü koku yayan durumu betimler. Stink fiilinin sıfat biçimidir. Yoğun olumsuz duyusal etki yaratır

"stinking" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stinking s. berbat
The stinking weather ruined our plans for a day at the beach.
Berbat hava durumu sahilde bir gün geçirme planlarımızı mahvetti.

More Sentences
stinking s. iğrenç
That's a stinking lie.
Bu iğrenç bir yalan.

More Sentences
stinking s. pis
The garbage bin emitted a stinking odour.
Çöp kutusundan pis bir koku yayılıyordu.

More Sentences
stinking s. boktan
He came home with yet another stinking attitude.
Yine boktan bir tavırla eve geldi.

More Sentences
İngiliz Argosu
stinking s. berbat
The stinking weather ruined our plans for a day at the beach.
Berbat hava durumu sahilde bir gün geçirme planlarımızı mahvetti.

More Sentences
Genel
stinking i. kötü kokma
stinking i. ayrılma
stinking i. taaffün
stinking s. leş gibi
stinking s. kötü kokan
stinking s. küfelik
stinking s. pis kokulu
stinking s. pis kokan
stinking s. rezil
stinking s. kötü
stinking s. sarhoş
stinking s. kötü kokulu
stinking s. berbat kokan
stinking s. iğrenç kokulu
stinking s. çok kötü kokan
Mutfak
stinking s. kokmuş
Argo
stinking s. çok zengin
stinking s. varlıklı
stinking s. malı çok olan
İngiliz Argosu
stinking i. aşağılık
stinking zf. aşırı

"stinking" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Deyim
cry stinking fish i. başkalarının emeğine saygısızlık eden kimse
be stinking with something f. tonla/çuvalla (bir şeyi) olmak
be stinking rich f. çok parası olmak
be stinking rich f. aşırı zengin olmak
be stinking rich f. bok gibi parası olmak
be stinking rich f. para babası olmak
be stinking rich f. para basmak
cry stinking fish [uk] f. kendine yüklenmek
cry stinking fish [uk] f. kendini küçümsemek
stinking with s. ile dolu
stinking with something s. bir şeyle dolu
stinking with something s. bir şey içinde yüzen
stinking with s. (bir şey) içinde yüzen
stinking rich expr. çok zengin
don't cry stinking fish expr. kendine yüklenme
don't cry stinking fish expr. kendini küçümseme
don't cry stinking fish expr. kendini hafife alma
don't cry stinking fish expr. yaptıklarını/çabalarını küçük görme
Biyoloji
stinking smut (tilletia caries) i. adi sürme
Zooloji
stinking badger i. endonezya kokan porsuğu
Botanik
stinking chamomile i. köpek papatyası
stinking mayweed i. köpek papatyası
stinking horehound i. yalancı ısırgan
stinking weed i. tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki
stinking elder i. kuzey amerika'da yetişen çalı veya küçük ağaç
stinking goosefoot (chenopodium vulvaria) i. kokar sirken
stinking goosefoot (chenopodium vulvaria) i. yatık sirken
stinking goosefoot (chenopodium vulvaria) i. avrupa kökenli, kuzey amerika'da yetişen, yaprakları güçlü kokan bir kaz ayağı bitkisi
stinking goosefoot i. avrupa kökenli, kuzey amerika'da da yetişen kötü kokulu bir ot
stinking smut (tilletia foetida) i. karamuk
stinking smut (tilletia foetida) i. buğday tanelerini tahrif eden bir mantar
stinking smut (tilletia foetida) i. karadoğu
stinking yew i. florida'nın kuzeyinde yetişen yaprak dökmeyen bodur bir bitki
stinking cedar i. florida'nın kuzeyinde yetişen yaprak dökmeyen bodur bir bitki
stinking cedar i. kötü kokulu yaprakları olan ve zeytinimsi yemişe benzeyen büyük meyvesi olan bir ağaç cinsi
stinking benjamin i. pembe-mor çiçekleri ve alternatif tıpta sık kullanılan büzücü kökleri olan bir kuzey amerika bitkisi
stinking bean trefoil i. zivircik
stinking chamomile (anthemis cotula) i. ortası sarı beyaz çiçekleri olan kötü kokulu bir ot
stinking mayweed i. ortası sarı beyaz çiçekleri olan kötü kokulu bir ot
stinking chamomile (anthemis cotula) i. hozan çiçeği
stinking mayweed i. hozan çiçeği
stinking horehound (ballota nigra) i. köpek otu
stinking nightshade i. siyah banotu
stinking horehound i. yalancı ısırgan
stinking horehound i. mor çiçekli ve kötü kokulu bir avrupa otu
stinking hellebore i. kötü kokusu ve tahriş edici özelliği olan parmaksı yapraklı bir karacaotu
stinking nightshade i. eski dünya'ya özgü yapışkan tüylü yaprakları ve sarı-kahverengi çiçekleri olan zehirli ve kötü kokulu bir ot
stinking nightshade i. kara banotu
stinking gladwyn i. güney ve batı avrupa ile kuzey afrika'da yetişen, mor çiçekleri ve pis kokulu yaprakları olan bir süsen
stinking iris i. güney ve batı avrupa ile kuzey afrika'da yetişen, mor çiçekleri ve pis kokulu yaprakları olan bir süsen
stinking wattle i. çiçekleri çok kötü kokan çalımsı bir avustralya akasyası
stinking iris i. güney ve batı avrupa ve kuzey afrika'da yetişen mor çiçekleri ve kötü kokulu yaprakları olan bir süsen
stinking gladwyn i. güney ve batı avrupa ve kuzey afrika'da yetişen mor çiçekleri ve kötü kokulu yaprakları olan bir süsen
stinking clover i. üç yapraklı yaprakları ve beyaz veya pembe örümcek şeklinde çiçekleri olan bir kuzey amerika bitkisi
stinking clover i. kuzey amerika'ya özgü, beyaz veya pembe örümcek şeklindeki çiçekleri olan bir bitki
Argo
stinking drunk s. körkütük sarhoş
stinking drunk s. dut gibi sarhoş
stinking (drunk) s. zil zurna sarhoş
stinking (drunk) s. dut gibi sarhoş
stinking (drunk) s. aşırı sarhoş
stinking (drunk) s. kafası bir milyon
stinking (drunk) s. küfelik
stinking (drunk) s. körkütük sarhoş
stinking drunk s. kafası bir milyon
stinking drunk s. küfelik
stinking drunk s. aşırı sarhoş
stinking drunk s. zil zurna sarhoş